Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Esas No
- 2024/1109
- Karar No
- 2024/1109
- Karar Tarihi
- 03.03.2026
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1109 - 2026/383
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.11.2023
NUMARASI : 2020/533 Esas 2023/745 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 10.03.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.08.2018 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, davalı şirket tarafından 136.291,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ödendiğini, ödemenin yetersiz olduğunu belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca 400,00TL geçici iş görmezlik tazminatı ile 5.000,00TL sürekli iş görmezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını bu nedenle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu bu nedenle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, davacı tarafından davalı şirkete başvuru yapıldığını ve davacının %16 maluliyeti olduğu ve %100 kusur üzerinden davacıya 21.11.2019 tarihinde 136.291,00TL ödeme yapıldığını bu nedenle şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini, ödeme tarihi itibarıyla ödemenin yeterli olup olmadığının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %7 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, ödeme tarihi itibariyle davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden alınan iki ayrı aktüer bilirkişi raporuna göre, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin hesaplanan zarardan daha fazla olduğunun belirlendiği, geçici işgöremezlik zararının ise SGK tarafından yapılan ödeme ile karşılandığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının sürekli işgöremezlik zararının ödeme tarihine göre değil rapor tarihi verilerine göre hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya davacıya çarparak yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek geçici işgöremezlik tazminatı ve bakiye sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. Mahkemece, davacının sürekli işgöremezlik tazminatı talebi yönünden, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.
Somut olayda, mahkemece, ödeme tarihi verilerine göre davacının sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden alınan iki ayrı aktüer bilirkişi raporunda, davacının hesaplanan zararının davalı şirket tarafından yapılan ödeme miktarından az olduğunun belirlendiği, alınan raporların yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun, dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu görülmüş olup davacının zararı dava açılmadan önce tazmin edildiğinden ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine,
5.Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.