T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı'nın müvekkilİ aleyhine .... İcra Dairesinin 2026/.... Sayılı dosya ile ilamsız takip yolu ile takibe geçtiği ve ödeme emrinin müvekkili firmaya tebliğ olduğu, borca itiraz edildiği, borcun kaynağının keşidecisi müvekkili firma olan 1.500.000 TL Bedelli-... seri numaralı- 14/11/2025 vade tarihli, 1.500.000 TL Bedelli-3057252 seri numaralı-05/12/2025 vade tarihli çekler olduğunun görüldüğü, davalının söz konusu kıymetli evraklar hakkında daha önce de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçtiği,( 3057252 numaralı çekin .... İcra Müd. 2025/....- ... numaralı çekin .... İcra Müd. 2025/...
E. Sayılı dosyalarında takibe konu edilmiştir.) takibin iptali için icra hukuk mahkemelerinde dava açıldığını, mahkemelerce takibin iptaline karar verilmesinden sonra bu sefer söz konu çekler hakkında davalı tarafından ilamsız takip yapılması üzerine dava açmak gerektiğini, yapılan takipte alacak olarak bu çeklerden kaynaklı bir borcun aslında doğmadığını, davalı'nın alacaklı olamayacağını, her ne kadar davalı tarafından ilamsız takip başlatıldığını ve borca itiraz edilmişse de, takip tarihinden önce.... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Dosyasında verilen tedbir kararının İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/.... Sayılı dosyada da aynen devamına karar verildiğini, yargılamanın devam ettiği süre de esas mahkemesince tedbir kararının faktoring ve banka gibi finans kuruluşları yönünden uygulanmasına karar verdiği dikkate alındığında , davalının da faktoring kuruluşu olması sebebiyle tedbir kararının tarafı olacağının açık olacağını, bu sebeple davacı açısından hak kayıplarının oluşmaması, telafisi mümkün olmayan zararların gündeme gelmemesi için .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... verilen tedbir kararının açılan davamız üzerinden de verilerek İK'nın72/2. ve HMK 389. ve devamı maddeleri uyarınca davacı aleyhine başlatılacak icra takiplerinin ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının tedbiren önlenmesine ve bu suretle takibin durdurulmasına ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulmaması, ödemeden men kararı verilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini, takip konusu alacak değerinin %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesinin gerektiğini, mahkemece adli yardımdan faydalandırılmamıza karar verilmesini talep ettiklerini, davalı ... şirketinin faktoring işlemi ile devir aldığı alacağın , alacağın temliki hükümlerine tabi olacağını, faktoring işleminde müşteri, firma ve borçlu olmak üzere üç tarafın olduğunu, taraflar arasındaki bu ilişki sebebiyle 6361 sayılı yasa'nın 9/2 ve 6098 sayılı yasanın 188/1. Maddesi hükümleri gereğince yargılama yapılması gerektiğini, davacı firmanın Karalar isimli firmaya karşı sahip olduğu defileri alacağı faktoring sözleşmesine bağlı olarak devir alan davalı firmaya karşı da ileri sürebileceğini, bu durumda davalı firmanın iyiniyetli yahut kötüniyetli olmasının dahi aranmayacağı yani bu durumun yargılamaya bir etkisinin olmayacağının ortada olduğunu, avans olarak verilen çekler karşılığında davacının hiçbir karşılık almadığını, yani davaya konu çeklerin bedelsiz olduğunu, bu sebeple bedelsiz çeklerden kaynaklı davalının icra takibi yapamayacağını ve ortada bir borç olamayacağını, ayrıca davaya konu çeklerle ilişkilendirilen faturaların geçerli olmayacağı bir kısım faturaların gerçek bir ticari alım-satıma dayanmadığını, bir kısım faturaların ise bedellerinin ödendiği halde tekrardan kullanılmaya çalışıldığı ticari kayıtlar incelendiğinde sabit hale geleceğini ve yapılacak yargılama ile de bu durum anlaşılacağından sayın mahkemeye başvurma zorundalığı hasıl olduğunu, davacı firma hakkında adli yardım müessesinden faydalandırılmasına ve bu suretle yargılama harç ve giderleri ile teminat masraflarından muaf tutulmasına, tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulü ile; İİK'nın72/2. ve HMK 389. ve devamı maddeleri uyarınca davacı aleyhine başlatılacak icra takiplerinin ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasının tedbiren önlenmesine ve bu suretle takibin durdurulmasına ve karşılıksızdır işlemine tabi tutulmaması, ödemeden men edilmesi yönünde teminatsız olarak tedbir kararı verilmesine, işbu davanın aralarında hukuki bağlantı olması sebebiyle ivedilikle İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2025/...
E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yapılacak yargılama neticesinde haklı davanın kabulü ile;
davacının takibe konu çekler ve çeklere bağlı diğer borç kalemleri yönünden .... İcra Dairesi'nin 2026/.... Sayılı dosyasında borçlu olmadığının ve davalının faktoring sözleşmesi kapsamında devir almış olduğu alacağın mevzuata aykırılık taşıması sebebiyle alacaklı sıfatının bulunmadığının ayrı ayrı tespitine, bu suretle çeklerin davacıya iadesine mümkün değilse iptaline, davalının takip konusu alacak değerinin %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve bu tutarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE
Davacı ... .. Ltd. Şti.’nin davalı ... AŞ aleyhine açtığı menfi tespit davasında, dava konusu çeklerin keşidecisi olarak tanzim ve mal alım satımı için dava dışı ... .. AŞ’ye avans ödemesi olarak verilen çekler olduğu, dava dışı Karalar Şirketinin mal teslimi yapmadığı gibi dava konusu takibe konu çek ve diğer çekleri üçüncü şahıslara devir ve temlik ettiği, dava konusu çeklerin lehtar yönünden bedelsiz olduğunu ve davalı ... şirketinin Finansal Kiralama Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2 maddesi gereğince, “Faktoring şirketlerinin çalışma usul ve esasları çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmetin satışından doğmuş olduğu fatura ile tevsik edilmeyen alacaklar … devir alınamaz veya tahsili üstlenilemez.” şeklindeki hükümler gereğince, davalı ... aleyhine bedelsizlik iddiasını ileri sürebileceğini belirterek işbu çekten ötürü 6361 sayılı Kanun’un 9/2 maddesi ile TBK’nın 188 maddeleri ile İİK 72 maddesi gereğince davalıya borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu, işbu davanın davacısı keşideci şirket tarafından mahkememizdeki davadan önce lehtar ... .. AŞ aleyhine İstanbul 21. ATM’nin 2025/... Esas sayılı dosyasında dava konusu çeklerde dahil toplam 40 çek hakkında bedelsizlik iddiasına dayalı İİK m.72 gereğince açılan menfi tespit davası olup, bahsi geçen davanın sonucunun mahkememizdeki davanın sonucunu etkileyeceği anlaşılmakla, mahkememizdeki işbu davanın HMK m.166 gereğince davaların birleştirilmesinin dava ekonomisi prensiplerine de uygun olduğu mahkememizce benimsenmekle, mahkememizin 2026/245 Esas sayılı dosyasının 6100 sayılı HMK'nın 166 maddesi uyarınca İstanbul 21. ATM'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Mahkememizin iş bu dosyası ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasındaki maddi olay ve hukuki sebebin aynı olduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, dosyamızın diğer dosya ile hukuki ve fiili bağlantısı bulunduğu anlaşılmakla, Mahkememizin 2026/245 Esas sayılı dosyasının İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2.Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ve adli yardım talebinin İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesince DEĞERLENDİRİLMESİNE,
3.Esas defterinin bu şekilde KAPATILMASINA,
4.Yargılama giderlerinin ve vekaletname ücretlerinin esas dosyada karar altına ALINMASINA, 6100 sayılı HMK’nın 166-168 madde hükümleri gereğince tarafların yokluğunda ancak esas hükümle birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere tensiben oy birliğiyle karar verildi.31/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...