T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalıların kullanımındaki tesisatta müvekkili ekiplerince 02/06/2023 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi gereği 02/06/2023 tarihli ve H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının tanzim edilerek 7.788,01-TL bedelli kaçak elektrik faturasının tahakkuk edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı dosyası ile toplam 8.083,95-TL alacak için takip başlattıklarını ancak davalıların haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu, müvekkilince düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak elektrik kullanımın tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... Gıda Yayın İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Kaçak elektrik kullanımı iddiasının gerçek olmadığını, müvekkilinin kullanım yerinde düzenli ve yasal elektrik sözleşmesi kapsamında tüketim yaptığını, davacı tarafından düzenlenen tutanağın tek taraflı ve hukuka aykırı düzenlendiğini, diğer yandan tutanağa dayalı olarak düzenlenen faturada kullanılan yöntem ve kıstasların belirsiz olduğunu, davacının ispat yükünü yerine getirmediğini, davacının icra inkar tazminatının alacağın likit olmaması nedeniyle reddinin gerektiğini iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine 7.788,01-TL asıl alacak, 246,62-TL işlemiş faiz ve 49,32-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 8.083,95-TL borcun ödenmesi amacıyla 20/07/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlu ...'e çıkartılan ödeme emrinin 05/08/2023 tarihinde, borçlu ... Gıda Yayın İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti'ye çıkarılan ödeme emrinin 01/08/2023 tarihinde ve borçlu ...'e çıkarılan ödeme emrinin 31/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 26/07/2023 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Elektrik Mühendisi Bilirkişinin 29/12/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davalı ... Gıda Yayın İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin 05.01.2006-01.07.2021 dönemleri arasında toplam 5 adet farklı sözleşme imzaladığı ve tüm sözleşmelerdeki adresin "... Mah. ... ... Sk. No: 50 ve ... Cad. No: 243 K1 Dükkan 15 Yasan Han" şeklinde kayıtlarda değişen 2 adresin olduğu mahalde 01.10.2019–11.12.2023 tarihleri arasında herhangi bir abonelik kaydının olmadığı, kaçak tutanak tarihinin de 02.06.2023 tarihinde düzenlendiği ve sayacın kayıtlı sayaç olduğu, EPDK’nin yayınladığı yönetmeliğin 42/1-a maddesinin 'Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi' şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği bu nedenle davalıların kaçak elektrik kullandığı, davacı, davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı İcra takibinde 7.788,01-TL asıl alacak, 246,62-TL gecikmiş gün faizi ve 49,32-TL faiz KDV'si ilave edilerek toplam 8.083,95-TL talebinin olduğu, davalıların kullandığı kaçak tüketim tutarının EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda asıl alacak tutarının 7.788,00-TL, takip tarihi itibariyle faiz tutarının 125,60-TL ve KDV'sininde 22,60-TL hesaplandığı ve davacının davalılardan toplamda 7.936,20-TL alacaklı olduğu, .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı İcra takibinin hesaplanan 7.936,20-TL'den devam etmesinin gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLER
-.... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; ... numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı, 7.788,01-TL bedelli fatura sureti, kaçak elektrik tahakkuk bülteni, sayaç fotoğrafı -Davalılar ... ve ... Gıda Yayın İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan; kaçak/usulsüz elektrik kullanımına dair itiraz dilekçesi, kira sözleşmesi sureti -... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı -... A.Ş'den gelen;
05/01/2006 tarihli ... numaralı sözleşme ve eklerini, 05/09/2018 tarih ve ... sözleşme ve eklerini, 12/08/2019 tarihli sözleşme, 01/07/2021 tarihli sözleşme ve ekleri ni içerir müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin; kaçak elektrik enerjisi tüketimi hallerine dair 42. maddesi; (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, (...) kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasına dair 44. maddesi; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan (Değişik İbare: RG-14/1/2025-32782) dağıtım şirketince tesis edilmiş sayaç değerine göre,
b)Tüketimi doğru olarak kaydetmiş (Değişik İbare: RG-14/1/2025-32782) olan dağıtım şirketince tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.
Somut olayda davalının ticari işletme vasfındaki iş yerinde aboneliği iptal edilmesine rağmen sözleşmesiz kayıtlı sayaç ile kaçak elektrik kullanıldığı tutanak ve bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
İşlemin yerindeliği Mahkememizce denetlenmiş, alınan bilirkişi raporuna göre tüketimi doğru kaydeden sayaç üzerindeki endekslere göre davalının 1.372,14 kwh kaçak elektrik tüketimi yaptığı görülmüştür. Kullanıma dair mahallin uzun yıllardır davalı şirket yerleşiminde olduğu, şirketin merkez adresinin de buraya yönelik olduğu, davalı tarafça sunulan kira sözleşmesinin her zaman düzenlenebilir nitelikte bir belge olduğundan sorumluluğu ortadan kaldırmadığı, adreste en son davalı şirketin 2022 yılında aboneliğinin bulunduğu, şirket adreslerinin tüzel kişiler için yerleşim yeri mahiyetinde olduğu anlaşılmakla davalı şirketin kaçak elektrik tüketiminden sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 49 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Takip konusu itibarıyla kaçak elektrik kullanımı (haksız fiil) sözkonusu olduğundan, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre şirket yöneticilerinin sorumlu tutulmaları mümkün olacaktır. Dosyadaki İTO kaydına göre tutanakta yazılı adreste faaliyet göstererek kaçak elektrik kullanan şirketin tutanak tarihihndeki yetkilisi konumunda olan ... hakkında takip yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davalıya bu sıfatla haksız fiil sorumluluğu düştüğü, husumetinin var olduğu, şirket ile birlikte müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre faiz istenebilir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde; 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK’nun 22/09/2010 tarih, 2010/13-466 Esas, 2010/410 Karar, 28/11/2012 tarih,2012/13-624 Esas, 2012/915 Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/18346 Esas, 2014/3079 Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)
Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 9. maddesinde; tarife tespitinde yer almayan ve elektrik enerjisi tüketiminin kWh'ı başına tahsil edilmesi gereken ve Kanunlarla belirlenmiş olan vergi (Belediye Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve bunun gibi) resim ve harcın, teşekkül veya şirket tarafından ayrıca faturalara ilave edilerek tahsil edileceği, düzenlenmiştir.
Taraflar arasında gecikme zammı oranında faiz işletileceğine dair sözleşme bulunmadığından davalının ticari işletme işletmesinden dolayı tacir sıfatı gözetilerek avans faizi ve bu tutar üzerinden KDV alınabileceği sabittir.
Bilirkişi raporunda bu kıstaslara göre hesap yapılmıştır. Dolayısıyla 7.788,00-TL asıl alacak, 125,60-TL işlemiş faiz ve 22,60-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 7.936,20-TL için davacının takipte haklı olduğu, davalı şirket ve yönetici Enver'in itirazının kısmen yersiz olduğu, işlemiş faiz ve KDV yönünden fazlaya dair talebin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Diğer davalı ...'nın ise şirkette müdür, ortak veya sair sebeple bir sıfatının bulunmadığı, pasif husumet gerekçesinin ortaya konmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1.Davanın, davalı ... ile davalı ... yönünden Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalılar aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 7.788,00-TL asıl alacak, 125,60-TL işlemiş faiz ve 22,60-TL işlemiş faizin KDV'si olmak üzere toplam 7.936,20-TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa takipteki oranları geçmemek kaydıyla avans faizi ve faizin KDV'sinin işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, -Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar taminatı talebinin Reddine,
2.Davanın davalı ...yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle Reddine,
3.Karar tarihi itibari ile alınması gereken 732,00-TL harçtan 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60-TL harcın davalılar ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalılar ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.936,20-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalılar ... ile davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Davalılar ... ile davalı ...' kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 147,75-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalılara verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan toplam 7.663,30-TL yargılama gideri (Kabul-ret miktarı oranlanarak hesaplanan) 7.523,24-TL'lik kısmının davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8.6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin (Kabul-ret miktarı oranlanarak hesaplanan) 4.614,10-TL'nin davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen; arda kalan 85,90 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
9.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, kabul ve reddedilen miktarlar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)