Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/18882 E.  ,  2025/18013 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/72 E., 2025/1916 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/304 E., 2023/267 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 01.09.1996 tarihinde ... isimli iş yerinde çalışmaya başladığını, giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına geçtiğini, sonradan girdiği 01.03.2005 tarihli işe giriş bildirgesinde de kuruma bu yönde başvurularının reddedildiğini belirterek, belirtilen iş yerinde çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1996 tarih olarak tespiti, hizmetlerin birleştirilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı Kuruma tahmilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre itiraz zamanaşımı definde bulunduklarını, her ne kadar davacı adına işe giriş bildirgesi verilse de bordrolarda ismine rastlanmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1996 olarak tespitine, aksine kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili fiili çalışmanın ıspatlanamadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79.,108. maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı .../otobüs işletme taşeronu ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu işyerinden 20.08.1991 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, öte yandan işyeri tescil bilgilerine göre işverenin ünvanı SS ... Konut Yapı Koop./... işyeri mahiyetinin ise bina inşaatı mahiyetli olduğu, 01.08.1994-30.10.2001 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden dava konusu 1996/3. dönem dahil olmak üzere 1996/1-3. Dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı,dava konusu 3. dönemden 2 kişinin bildirilmiş olduğu,dinlenen bordro tanıklarından ... beyanında, kendisinin davacının kayınbiraderi olduğunu, kendisinin şöför olduğunu, davacının işveren olan babasının yanında inşaatlarda ne iş verilirse onu yaptığını,işverenin otobüs ve kamyonu olduğunu,inşaatçılık ve otobüsçülük yaptığını belirttiği,öte yandan diğer bordro tanığı ...'un ise beyanında, davacının o dönem üniversite öğrencisi olduğunu, işverenin davacının babası olduğundan dolayı inşaat işyerine geldiği ve yanında durduğunu ancak babasının işyerinde inşaatlarda çalışıp çalışmadığını hatırlamadığını beyan ettiği,öte yandan davacı tanıkları ile emniyet tarafından komşu işyeri olarak tespit edilen toplam 11 kişinin daha beyanının alındığı,kamu tanığı olarak belirlenen kişilerin bir kısmının davacıyı tanımadığı,bir kısmının davacı ile işvereni tanıdığı ancak çalıştığını bilmediklerini beyan ettiği, davacının çalışmasını doğrulayan kamu tanıklarından ...'in vergi kaydı getirtilerek beyanının denetlenmediği, davacı tanıklarından ...'ın o dönem bir yapı koop. başkanı olduğunu belirtmiş olmasına karşın buna dair kayıtların istenmediği, ...'nin dava konusu dönemde hiç sigorta bildiriminin olmadığı, böylelikle Mahkemece belirtilen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

3.Buna göre, Mahkemece, davacının beyanı alınarak hangi adresli, hangi nitelikte işyerinde (inşaat, otobüs işletme işyeri), kimlerle birlikte çalıştığı, işyerinde ne iş yaptığı hususunda beyanı alınmalı, işyerinin dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, emniyet, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların beyanı alınmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, ...'in vergi dönemleri, faaliyet alanı ve adresini içeren vergi kaydı celbedilerek beyanı denetlenmeli, ...'ın o dönem bir yapı koop. başkanı olup olmadığı kayıtları getirtilerek belirlenmeli, ...'nin dav konusu işyerinden dav konusu dönemde verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığı Kurumdan sorulmak suretiyle beyanı denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.

3.Kabule göre de, davacının; sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan davacının dava dışı işyerinde sigorta başlangıcının yanı sıra aynı tarihte 1 gün süre ile çalıştığının da tespiti yönünde ve işveren ünvan ve işyeri sicil no.su belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog