Karar No
K. 2026/601
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/494

KARAR NO: 2026/601

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ:06/02/2026

NUMARASI:2026/120 Esas - (Derdest)

DAVA: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/04/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında 1 yıllık peşin ücret ödenerek 3 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, davalının kira parasını aldıktan sonra sanki davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ileri sürdüğünü, tadilat sürecinin başlayamama nedeninin davalının projelere onay vermemesinden kaynaklandığını, davalının davacıyı alandan çıkardığını daha sonra davacının getirdiği malzemelerle tadilatları yaptığını, sözleşmeye aykırı olarak teminat mektubunu paraya çevirdiğini, cebir ve tehdit ile davacıyı alandan çıkardığını belirtmiş kira sözleşmesinde davacı kullanımına tahsis edilen alanlara davalı müdahalesinin menine bu hususta tedbir kararı verilmesine ve 01.09.2024 tarihli kira sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespitine , devam ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispat yeterli olacağı 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenmiştir. Salt iddia ile tedbir kararı verilemeyeceği izahtan varestedir. Davanın esasını çözecek şekilde tedbir kararı verilemeyeceği de izahtan varestedir. Somut uyuşmazlıkta davacının neticei talebi sözleşmenin devam ettiğinin tespiti ve davalının alana müdahalesinin menine ilişkin olup bunu sağlayıcı şekilde davanın esasını çözer gibi tedbir kararı verilemeyeceği açıktır. Öte yandan sözleşmenin davalı yanca feshinin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı da yapılacak yargılamada belirlenecektir. Yaklaşık ispat da gerçekleşmediğinden talebin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalı tarafın sözleşmeyi fesih gerekçesi olarak sunduğu iddianın, tamamen gerçek dışı olduğunu ve dosyaya sunulan delillerle bu gecikmenin münhasıran davalının kusurundan kaynaklandığının ispatlandığını, davacının bu proje için mimara 105.000 TL ödeme yapıltığını, projelerin davalı tarafın iç onay süreçleri ve mimarın gecikmeleri nedeniyle ancak 09/02/2025 tarihinde davacıya iletilebildiğini, davacı şirketin sözleşme gereği yıllık 3.000.000 TL peşin kira ödemesi yaptığına dair banka dekontları, tadilat süreçlerine ilişkin e-mail yazışmaları, dekontlar ve Whatsapp kayıtların, kulüp başkanının sosyal medya paylaşımlarına ilişkin kayıtların dosyada mübrez olduğunu, mahkemenin, maddi delilleri göz ardı ederek yaklaşık ispatın oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin, feshin haklılığı tartışmasını tedbirin ön şartı gibi görmesinin, davalının haksız fiilinin ödüllendirilmesine yol açtığını, Yargıtay kararlarının yerel mahkemenin ret gerekçesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ortaya koyduğunu, davalının hukuka aykırı fiili müdahaleleri nazara alındığında, davacının haklı bulunsa dahi, davacının uğradığı zarar tazmininin mümkün olmayacak derecede büyüyecek olduğunu, bir hakkın gerçekten korunabilmesi için nihai karar verilinceye kadar zamanında ve yeterli hukuki önlemlerin alınması gerektiğini, aksi takdirde verilecek kararın şekli bir hükümden ibaret olacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Talep, alt işletmeci sözleşmesine dayalı olarak; sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ile kiracılık sıfatının devam ettiğinin tespiti, davalıya verilen ve paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin istirdadına ilişkin derdest davada, davacının sözleşme gereği kullanımına tahsis edilen alanlara müdahalenin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbir olarak müdahalenin menine karar verilmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir.

HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.

Somut uyuşmazlıkta: dosyaya sunulan deliller ile davacının yaklaşık olarak haklılığının ispat edilmediği, davacının tüm iddialarının ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep edenin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi 02/04/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog