Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 01.06.1988
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
10. Hukuk Dairesi 2025/18666 E. , 2025/18024 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 18. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.06.1987-01.06.1988 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitini talep etmiştir. Davacı, yargılama aşamasında talebini daraltarak 01.06.1987 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespitini talep etmiş ve işveren hakkındaki davasını takipsiz bıraktığını açıklamıştır.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın hakdüşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, yöntemince kanıtlanması gerektiğini, Kurumun fer'i müdahil olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin (... iş yeri sicil numaralı ve "..." unvanlı iş yerinden verilen işe giriş bildirgesinde bahsi geçen) 01.06.1987 tarihi olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, fiili çalışma olgusunun ispatlanamadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek eksik inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı Kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.06.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, inşaat işi mahiyetli iş yerinin 01.05.1986-12.11.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, iş yerinden dava konusu 1987/2. dönemde bordro verilmediği, buna karşın 1. ve 3. dönem bordosunun olduğu, ayrıntılı komşu iş yeri araştırmasında komşu iş yeri tespit edilemediği, davacının sigorta sicil no.sunun işe giriş bildirgesinin kuruma intikal ettiği yıla ait olduğunun bildirildiği, iş yeri bordrosunun 1987/ 3. döneminde yer alanlardan ...'ün dinlendiği beyanında ise işyeri inşaat mahiyetli olmasına karşın işveren ...'un mobilya atölyesi iş yerinde çalıştığını ve davacının da bu iş yerinde çalıştığını beyan ettiği, yine davacı tanıkları olarak dinlenen ancak işyerinden bildirimleri olmayan tanıkların da davacının işverenin mobilya atölyesinde çalıştığını beyan ettikleri, ... adına mobilya konusunda tescilli bir iş yeri yada vergi kaydının olup olmadığının da araştırılmadığı, davacının yaptığı iş konusunda da açıklayıcı şekilde beyanının alınmadığı, böylelikle iş yerinin niteliği, davacının hangi işte çalıştığı hususu tam olarak ortaya konmadan davacının bildirimin yapıldığı iş yerinin mahiyeti ile çelişkili şekildeki davacı tanıklarının beyanları ve dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre Mahkemece, davacı asilin hangi iş yerinde çalıştığı, ne iş yaptığı, kimlerle birlikte çalıştığı hususunda beyanı da alınmak suretiyle mahkemece yapılacak araştırmayla hangi konulu iş yeri olduğu ortaya konulmalı, mobilya işinde çalıştığı hususunun belirlenmesi halinde neden inşaat iş yerinden bildirim yapıldığı hususu da araştırılmalı, iş yerinin inşaat iş yeri olduğunun tespiti halinde, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, dava konusu dönemde faaliyetinin devam edip etmediği beirlenmeli, işin mobilya atölyesi olduğunun belirlenmesi halinde davalı Kurumdan iş yeri tescil bilgileri ve dönem bordrosu istenerek bordro tanıkları dinlenmeli, ilgili vergi dairesinden de vergi mükellefiyet dönem, adres ve faaliyet alanlarını içerir şekilde vergi kaydı istenmeli, mobilya iş yerinden bordro tanığı olmaası halinde emniyet, vergi, belediye, SGK aracılığıyla yapılacak araştırmayla komşu iş yerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, çalışma ve vergi kayıtları da getirtilerek re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde ve ayrıca işin inşaat işi olmasının anlaşılması olması hali de dahil olmak üzere, davacının çalışmasını bilebilecek kişilerin tarafların beyanları alınmak suretiyle belirlenerek sigortalılık, vergi ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, gerek görülmesi halinde dava konusu iş yerinin 1987/1. ve 3. dönem bordrosunda yer alanlardan dinlenmeyen çalışanların da beyanları alınmalı, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Kabule göre de, sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, sigorta başlangıcının tespitinin yanı sıra 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine de ilişkin hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.