11. Hukuk Dairesi 2025/5305 E. , 2025/6761 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından açılan itirazın iptali davasının görüldüğü sırada davalı şirketin tasfiye edildiğinin tespiti üzerine tüzel kişiliğin ihyası için dava açmak üzere mahkemece taraflarına süre verildiğini, söz konusu tasfiye işlemlerinin noksan ve hukuka aykırı yürütüldüğünü ileri sürerek ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin yeniden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının, 12.08.2008 tarihinde terkin edilen ... şirketinden alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiş, hüküm davalı tasfiye memurluğuna izafeten ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, terkin edilen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davanın açıldığı 26.01.2010 tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda hüküm bulunmadığı halde yargı kararları ve doktrin tarafından benimsenen sonrasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde hüküm altına alınan ek tasfiye, tasfiye işlemlerinin tamamlanmasına rağmen, daha sonra başkaca tasfiye önlemleri alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde başvurulan geçici bir tedbir olup, bu durumların ortaya çıkması durumunda ek tasfiyeyi gerektiren iş ve işlemlerle sınırlı olarak terkin edilen şirketin ticaret siciline yeniden tescil ettirilmesi sureti ile ihyası sağlanarak ek tasfiye işlemi yerine getirilmelidir. Bu bilgiler ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihyası istenilen dava dışı şirketin 10.07.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyesine karar verilmesi üzerine ticaret sicil kaydından terkin edilmesinden sonra davacının icra takibine konu ettiği çekten dolayı adı geçen şirketten alacaklı olduğunu iddia ederek açtığı itirazın iptali davasında ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmakla birlikte davacı tarafından şirketin aleyhine açılan dava ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına karar verilmesi gerekirken şirketin tam ihyasına hükmolunması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile değiştirilmeden önceki 438/7 hükmü gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memuru ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca adı geçen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “...tüzel kişiliğinin” ibaresinin önüne gelecek şekilde “...Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1104 Esas sayılı dosyası ve bu dosya ile bağlantılı diğer işlerle sınırlı olarak...” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.