Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 01.07.2025
- Karar Sonucu
- REDDİNE
Hukuk Genel Kurulu 2025/603 E. , 2025/864 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
1.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
2.Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
3.Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi
4.Davacı dava dilekçesinde; ihbar olunan hâkimlerden ...'in davanın konusu olayla ilgili olarak Yargıtayın bozma kararı olmasına ve tazminat gerektiren somut delilleri bulunmasına rağmen keyfi ve yasalara aykırı olarak davayı kaybetmesine sebep olduğunu, ayrıca hâkim ...'ın usulsüz olarak kendisini Manisa Akıl Hastanesine sevk ettirdiğini, hastanenin akıl hastası olmadığına karar verdiğini, hakim ...'ın ise oğlunu usulsüz olarak vasilik işlemine tabi tuttuğunu, bu işlem sonunda davanın reddine karar verildiğini, tüm bunların sonucunda önce vekalet ücreti ödemesine, sonrasında icra borçlarına hükmedilmesine sebep olduklarını, ilgili olaylar neticesinde zarara uğradığını ileri sürerek tahkikat sonucu manevi zararının miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde arttırılmak kaydıyla 170.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
Özel Daire Kararı
5.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli ve 2024/120 Esas, 2025/122 Karar sayılı kararı ile; "...Dava, hâkimlerin yargılama faaliyetlerinden dolayı Devletin hukuki sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat davası olup davacı adli yardım talebinde bulunmuş, 15/01/2025 tarihli tensip zaptı ile, Dairemizce yapılan UYAP sorgulamasında davacı adına kayıtlı taşınmazların bulunduğu ve SGK'dan emekli maaşı olduğu, davacının, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğuna dair kanaat oluşmadığından adli yardım talebinin reddi ile başvuru harcı ve peşin harcın yatırılması için kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde harcın yatırılmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağı ihtarında bulunulmuş, davacının itirazı üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 25/03/2025 gün, 2025/5 D.iş esas, 2025/5 D.iş karar sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddedildiği, verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen süresi içerisinde başvuru ve peşin harcının yatırılmadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 336. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebinde bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davacının bu dosyaya sunduğu belgelerin yeterli olmadığı ve talep dayanaklarını açıkça göstermemiş olması dikkate alınarak adli yardım talebi kabul edilmemiştir. Davacının adli yardım talebinin reddine dair karara yönelik itirazı ise Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 25/03/2025 gün ve 2025/5 D.iş sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
Harçlar Kanunu'nun 27/3 ve 32. maddeleri uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacının kendisine yapılan ihtar ve kesin süreye rağmen yargılama harçlarını yatırmadığı anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen dava harcı ikmal edilmemiş olduğundan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2.Alınması gerekli 615,40 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3.Hazineden karşılanan 2 adet tebligat gideri olan 385,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,..." karar verilmiştir. Kararın Temyizi
6.Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir. II. ÖN SORUN
7.Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında davacının kararı adli yardım talepli temyiz ettiği dikkate alındığında adli yardım talebinin yerinde olup olmadığı; adli yardım talebinin reddine karar verilmesi hâlinde temyiz harç ve giderlerinin yatırılması bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 366. maddesi atfıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
III. GEREKÇE
8.Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir (Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan, Hülya Taş Korkmaz, Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411).
9.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334. maddesinin 1. fıkrası, “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.” hükmünü içermektedir.
10.Adli yardımdan yararlanmanın ilk koşulu ödeme gücünden yoksunluktur. Hukuki yollara müracaatta ve süreç boyunca gerekli olacak giderleri, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksunluk, aslında nakit ya da nakde dönüştürülebilecek kaynak yetersizliğini ifade etmektedir.
11.Talepte bulunan kişinin adli yardımdan yararlanabilme bakımından mali yetersizlik içinde olup olmadığı, kişinin mali durumu, bu çerçevede geliri, mal varlığı, borçları ve sosyal durumu yani kendisinin ve ailesinin yaşam düzeyi ve ihtiyaçları da göz önüne alınarak her olay kendi koşullarına göre tespit edilecektir (Pekcanıtez vd s. 2417-2419).
12.Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu ise "taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması"dır. Haksız yargılama ve takiplerin çoğalıp mahkemelerin ve icra organlarının gereksiz yere uğraştırılmaması ve adli yardım kurumunun kötüye kullanılmaması için taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşulu özenle incelenmelidir.
13.Adli yardım talebinde bulunan kişi iddiasının ve adli yardım talebinin dayanağı olan delilleri göstermeli ve mahkemeye sunmalıdır. Bu husus HMK'nın 336. maddesinin 2. fıkrasında, “Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.” şeklinde düzenlenmiştir.
14.Adli yardım talep eden kişi, elinde bulundurduğu veya o sırada bilinen delilleri sunmamışsa mahkemece başka bir inceleme yapılmaksızın dosya üzerinden adli yardım talebi derhal reddedilmelidir.
15.Öte yandan talepte bulunanın mali gücüyle ilgili ispat konusunda hâkim tam bir kanaate sahip olmalıdır. Bu yönüyle mali yetersizlik koşulunun ispatı için tam ispat ölçütünün geçerli olduğunun kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 12.04.2023 tarihli ve 2023/4-126 Esas, 2023/317 Karar).
16.Kanun yoluna başvuru aşamasında ise temyize müracaat için gerekli olan giderleri karşılamak zorunda kalındığında talepte bulunanın kendisinin ve ailesinin geçiminin ciddi ölçüde zor duruma düşüp düşmeyeceği araştırılır. Temyiz aşamasındaki açıkça dayanaktan yoksun olmama koşulu ise temyiz talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması şeklinde anlaşılmalıdır. Yargıtay adli yardım talebini bu aşamada reddederse temyiz incelemesine geçilmez, dosya ilgili mahkemeye geri çevrilerek bu mahkemece temyiz harcının yatırılması için talepte bulunana süre verilir (Pekcanıtez vd s. 2427).
17.Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, HMK'nın 337. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi uyarınca adli yardım talebi reddedilenin ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanarak tekrar talepte bulunması mümkündür.
18.Somut olayda davacının, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesine adli yardım talepli dava açtığı, dava dilekçesinde Isparta Asliye Hukuk ve Asliye Ceza Mahkemesi hâkimlerinin verdikleri kararlar ve yaptıkları işlemler nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talep ettiği, Özel Dairece Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu ve TAKBİS sorgulaması yapılarak toplanan bilgi ve belgeler kapsamında davacının sunduğu mali durumuna ilişkin belgelerin yeterli olmadığı ve talep dayanaklarının açıkça gösterilmemiş olması dikkate alınarak kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğuna dair kanaat oluşmadığı gerekçesiyle adli yardım talebinin reddedildiği, davacının dava dilekçesi ekinde de sunduğu sağlık ve mali durumuna ilişkin belgeleri ekleyerek yaptığı itirazın Yargıtay 5. Hukuk Dairesince HMK'nın 337/2. maddesi kapsamında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin adli yardım talebine ilişkin red kararının kaldırılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle kesin olarak reddedildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince başvurma ve peşin nispi harcı yatırması için verilen kesin süre içinde davacının harçları yatırmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının verilen bu karara karşı adli yardım talepli olarak temyiz isteminde bulunduğu ancak temyiz dilekçesinde yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren malî durumuna ilişkin belge sunmadığı anlaşılmaktadır.
19.Davacı, Özel Dairenin adli yardım talebinin reddine ilişkin kararına itiraz etmiş, Yargıtay 5. Hukuk Dairesince itirazın reddedilmesi ile adli yardım talebinin reddi kararı HMK'nın 337/2. maddesi gereğince kesinleşmiştir. Kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından kanun yoluna başvuru sırasında önceki aşamalardan farklı malî durumunu gösterir belge sunulmamıştır. Bu durumda Özel Dairece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz karar harçları ile temyiz gider avansının yatırılması gerekmekte olup bunlar yüklü bir miktar olmadığı gibi davacının kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğunu ispatlayamadığı sonucuna varılmakla adli yardım talebinin HMK'nın 334/1. maddesinde belirtilen koşulları sağlamadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
20.Hâl böyle olunca temyiz dilekçesinin süresinde temyiz defterine kaydedildiği ancak davacı tarafından temyiz harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından;
a)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun'un 344. maddesi uyarınca;
i)Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun davacıya yazılı olarak bildirilmesi, ii) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek davacıya tebliğ edilmesi,
b)Verilen kesin süre içinde;
i)Temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde, ii)Temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Hukuk Genel Kuruluna gönderilmelidir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Davacının adli yardım talebinin REDDİNE,
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 344. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.