Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 11.04.2018
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...../...... - ....../.........
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : .../....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2.....
Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ve davalı ........vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 11/04/2018 günü saat 06:00 sıralarında sürücü ......'nın kullanmış olduğu ....... plaka sayılı araçta müteveffa ...... ile birlikte seyir halindeyken gerçekleşen kazada, müvekkillerinin murisi olan ...... ve sürücü .........'nın olay yerinde hayatını kaybettiğini, kazanın gerçekleştiği, .......plaka sayılı aracın sahibinin ....... olduğunu, aracın .......sayılı poliçe kapsamında, zorunlu mali sorumluluk sigortasının ....... sigorta tarafından sigortalandığını, her ne kadar aracı kullanan ....... olsa da aracı işletenin ......... olduğunu, Sigorta kuruluşuna zararların tazmini için başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde sigorta şirketinin tazminat alacaklarının 82.399,00 TL olduğunu bildirdiğini, ancak sigorta şirketince belirlenen tazminatın ve ibranamenin kabulünün mümkün olmadığını, kazanın oluşunda ölen ....'ın bir kusuru bulunmaması dikkate alınarak, baba-muris ....... için 50.000,00-TL, anne ...... için 100.000.00-TL, kardeş ....... için 100.000,00-TL, olmak üzere toplam 250.000.00 TL. manevi tazminata, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminatın davalı ........ yönünden olay tarihinden, Sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 24/08/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, 50.000,00-TL maddi tazminat talebini ıslah ederek 353.504,29-TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ......... vekil cevap dilekçesinde, mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğunu, dava konusu talebe ilişkin zamanaşımı bakımından davaya itiraz ettiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu 18.09.2018 tarihli dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususların ispat yükü altında olduğunu dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, ölümlü kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün dahi tespit edilemediğini, desteğin ölümlü sonucu doğuran ağır kusuru dikkate alındığında manevi tazminatın takdirinin ya son derece düşük ya da olmaması gerekeceğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 353.504,29.-TL maddi tazminattan takdiren %20 oranında (70.700,85.-TL) hatır taşıması indirimi ve takdiren %20 oranında (70.700,85.-TL) müterafık kusur indirimi yapılarak 212.102,57.-TL tazminatın davalı ....... yönünden 11/04/2018 tarihinden ve davalı ....... yönünden 25/05/2018 tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ..........’a ödenmesine, diğer maddi tazminat taleplerinin reddine, ..........’ın uğradığı manevi zararın 50.000,00.-TL olarak tespiti ile bu zarardan %20 oranında (10.000,00.-TL ) müterafık kusur ve %20 oranında (10.000,00.-TL ) hatır taşıması indirimi yapılmak sureti ile 30.000,00.-TL manevi tazminatın 11/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ........’dan tahsili ile davacı .....’a ödenmesine, ....’ın uğradığı manevi zararın 40.000,00.-TL olarak tespiti ile bu zarardan %20 oranında (8.000,00.-TL ) müterafık kusur ve %20 oranında (8.000,00.-TL ) hatır taşıması indirimi yapılmak sureti ile 24.000,00.-TL manevi tazminatın 11/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı .....’dan tahsili ile davacı ..........’a ödenmesine,fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinafa başvuru dilekçesinde, müterafik kusur indiriminin yapılabilmesi için, haksız fiilden zarar görenin zararın oluşmasında yahut artmasında bir etkisinin olması gerektiğini, tazminat hesaplamasında müterafik kusur indiriminin yapılabilmesi için, zarar görenin kusura bir katılımının olması zorunlu olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanmasının hatalı olduğunu, hatır taşımacılığı yapıldığını ispat, hatır taşımacılığı iddiasına ilişkin savunma değerlendirilirken, mahkemece taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığının araştırılması, varsa Cumhuriyet Savcılığı dosyasının getirilmesi gerektiğini, söz konusu taşımanın hatır taşıması olduğunu ispat yükü, taşımanın, hatır taşıması olduğunu iddia edene düşeceğini, dosya kapsamı incelendiğinde, davalı tarafların taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde dosyaya herhangi bir delil sunmadığını, savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ....... vekili istinafa başvuru dilekçesinde, meydana gelen kazaya kimin sebebiyet verdiği, araç sürücüsünün kim olduğu, ölen şahısların alkol kullanıp kullanmadıklarının tespit edilmediği yapılan tüm inceleme ve tetkikler sonucunda hali hazırda belirlenememiş ve tespit edilemediğini, ..........'ya atfedilen kusur tespitinin kabulü mümkün olmadığını, kazayı yapan araç içerisinde bulunan biraların kaza ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, söz konusu biraları, kaza tarihinden bir gün önce, kaza sebebiyle ölen .......’nın babası ..... almış, bir tanesini tükettikten sonra diğer kalan kutuları aracın arka koltuğuna bıraktığını, .........’nın buna ilişkin vermiş olduğu ifade örneği de daha önce dosyamıza sunulduğunu, .......'nın buna ilişkin yeminli ifade vermesini talep etmiş olmalarına rağmen talebiplerinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, tespitlere, kaza tutanaklarına, olay yeri krokisine ve ceza dosyasındaki belge ve bilgilerle maddi olgulara göre, davalının murisi olan .........’nın birinci derecede asli kusurlu olup olmadığı hiçbir şekilde tespit edilemediğini savunarak kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, ölenin yakının destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılar lehine hem hatır taşıması, hem de müterafik kusur indirimi yapılmış olup, davacılar vekili tazminat hesabında indirim koşullarının bulunmadığını ileri sürmüştür. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK'nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, üniversite öğrencisi olan müteveffa iki arkadaşın birlikte seyahat ederken istenmeyen olayın vuku bulduğu, bu durumda, dava konusu olayda ücretsiz olarak davacıların yakınının davalıya ait araçta kaza anında seyahat ettiği, ücretli taşındığına ilişkin veri olmadığı gibi, hayatın olağan akışına uygun olan durumunda hatır taşımasının söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar vekilinin, davalı sigorta şirketi yönünden hatır indirimi yapılmasının doğru olmadığı hususundaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak, mahkemece hatır taşıması indirimi yapılabilmesi için davalılar tarafından esasa cevap süresinde, hatır taşıması savunması yapılmalıdır. Başka bir deyişle hakim tarafından re'sen nazara alınamaz. Davalı ...... tarafından hatır taşıması savunmasında bulunulmuş, diğer davalı .......... tarafından ise, davaya cevap dilekçesinde hatır taşıması indirimi talep edilmediğine göre, bu davalı bakımından hatır taşıması indirimi uygulanamayacağının gözetilmemesi doğru değildir. Dolayısıyla davalı .... bakımından davacılar vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Müterafik kusur mahkemece resen gözetilmesi gereken bir husus olup, kaza tespit tutanağında göre davacıların murisinin araçtan uzak bir yerde cesedinin bulunmuş olması, dolayısıyla emniyet kemerinin takılı olmadığının kaza tespit tutanağından bildirilmesi karşısında davacılar vekilinin maktülün bulunduğu yer ile, otomobilin arasında 86 metrelik mesafenin bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araçtan maktülün yaralı olarak inip, 8 metre kadar uzaklaştıktan sonra olay yerinde hayatını kaybettiğini ileri sürmüşse de, aksi kanıtlanana kadar geçerli olan resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağına aykırı iddiasını usulüne uygun şekilde ispatlayamadığından davacılar vekilinin bu iddiasına hukuki değer verilmemiştir. Bu nedenle hükmolunan maddi ve manevi tazmiant miktarı belirlenirken müterafik kusurun dikkate alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı ............. istinaf dilekçesinde, meydana gelen kazaya kimin sebebiyet verdiğinin, araç sürücüsünün kim olduğunun belli olmadığını, müteveffaya atfedilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, baba .......'nın verdiği dilekçe ve ifade de araçta bulunan bira şişelerinin olay öncesinde bu kişi tarafından araca konulduğunu gösterdiğini ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
Dava konusu kazanın meydana geldiği araç, araç içinde ölenlerden .......'nın annesi olan davalıya ait olması, olaydan sonra tanzim edilen kaza tespit tutanağında araç sürücüsünün ......... olduğu, davacıların yakını ölen .......'ın ise araçta yolcu olduğunun yazılı olması karşısında(11/04/2018 Tarihli Tutanakta Jandarma Araç Sürücüsünün Tespit Edilemediğini Yazmış) davalılar yakınının araçta sürücü olduğunu kabulü gerekmiş olup, buna ilişkin davalılar vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.
Diğer yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffa Kerem'in kaza sırasında üniversite öğrencisi olduğu, bitireceği bilgisayar mühendisliği fakültesinden mezun olduğunda aylık kazancının asgari ücretin 4,03968 katı olduğuna ilişkin kabulü bu konudaki Yargıtay içtihatlarına uygun olup buna ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak, mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı tespit edilip, bundan matematiksel oran belirtilerek sırasıyla önce hatır taşıması indirimi ve ardından müterafik kusur indirimi yapılarak manevi tazminatın matematiksel olarak hesabı doğru olmadığı gibi, yukarıda açıklandığı üzere davalı Zübeyde Balcı tarafındna hatır taşıması indirimi ileri sürülmediğinden bu davalı bakımından belirlenen maddi tazminatın takdirinde hatır taşımasının gözetilmesi doğru olmamış, yerel mahkemenin .......ya yönelik maddi tazminat hükmünün kaldırılmak suretiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; kusur, zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir.
Öte yandan, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 56.] maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarihli ve 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yine Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili manevi tazminat takdirinde hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, davalı işleten vekili ise, söz konusu kazada şoförün müteveffa oğlu olduğunun kesin olarak belirlenmediği gibi, aksinin kabulü halinde de, her iki tarafın genç yaşta yakınlarını kaybettiğini, davacıların acı ve üzüntülerinin bulunduğu gibi, kendilerinin de aynı acıyı yaşadıklarını, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığını bulunsa bile az miktarda bir tazminat takdiri gerektiğini belirtmiş, davalı işleten oğlu/sürücünün kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların ekonomik sosyal durumu, davacılar oğlu/kardeşi ile davalı işleten oğlunun genç yaşta aynı araçta elim kaza sonucu vefat ettiği dikkate alındığında, hatır taşıması koşulları dikkkate alınmasa dahi ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın yeterli olduğu değerlendirildiğinden taraf vekillerinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
A)Bursa .....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve .../.... -.../.... sayılı kararına yönelik davalı ..... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı......... tarafından yatırılması gereken 18.177,47.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.544,36-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 13.633,11-TL istinaf karar harcının davalı .........'dan alınarak hazineye irat kaydına, B)Bursa ........Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve.../.... - .../... sayılı kararı hakkındaki davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,
1.HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Davanın KISMEN KABULÜNE,
a)353.504,29.-TL maddi tazminattan takdiren %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılarak 282.803,44 .-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ........ yönünden 11/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle ve (davalı ......Yönünden %20 hatır taşımacılığı indirimi ve % 20 oranında müterafık kusur indirimi sonucu belirlenen 212.102,57.-TL'den sorumlu olmak üzere,) 25/05/2018 tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ..........’a ödenmesine, -Davacı ..........’ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 30.000,00-TL manevi tazminatın 11/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı .......’dan tahsili ile davacı .......’a ödenmesine, -Davacı ........’ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 24.000,00-TL manevi tazminatın 11/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ........’dan tahsili ile davacı ........’a ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
b)Alınması gerekli 23,007,04.-TL karar harcından, 2.244,02.-TL peşin ve ıslah harcı toplamının mahsubu ile bakiye 20.763,02.-TL(davalı ...........'nin 14.488,73-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
c)Davacı tarafça yapılan 878,80.-TL yargılama giderinin, davanın kabul / ret oranına göre hesaplanan 490,46.-TL'si(davalı .........'nin 527,28-TL'den sorumlu olmak üzere) ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.024,65.-TL peşin harç, 1.219,37-TL ıslah harcı ve 35,90.-TL başvuru harcı toplamı olan 2.767,38.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Davacı ......... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 4.500,00.-TL vekalet ücretinin davalı ......'dan alınarak davacı ......'a ödenmesine,
e)Davacı ........ lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 4.080,00.-TL vekalet ücretinin davalı .........'dan alınarak davacı .........a ödenmesine,
f)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden AAÜT uyarınca 4.500,00.-TL vekalet ücretinin davacı .........'dan alınarak davalı .........'ya ödenmesine, -Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden AAÜT uyarınca 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacı .......'dan alınarak davalı .......'ya ödenmesine,
g)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 28.246,52-TL vekalet ücretinden, 23.324,18.-TL miktarından davalılardan müştereken müteselsilen, kalanının ise davalı .......'dan tahsili ile davacı .......'a ödenmesine,
h)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
2.İstinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,
3.İstinaf başvuru aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,
5.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 06/06/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .....
Başkan
.......
.....
Üye
......
.....
Üye
......
......
Katip
........