10. Hukuk Dairesi 2024/1902 E. , 2025/18080 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi olan ...'nin 13.09.2014 tarihinde davalılardan Orman Genel Müdürlüğünün ... Orman İşletme Müdürlüğünün ... Orman İşletme Şefliğine ait ... no.lu Orman Bölmesinde ağaç kesim sırasında üzerine ağaç devrilmesi sonucu hayatını kaybettiğini, olayın iş kazası olduğuna ilişkin SGK'ya yapılan başvurunun sonuçlandırılmadığını, iş kazasının meydana geldiği işyerinde yapılan iş vahidi fiyat ile Orman İşletmesi tarafından ölene ve orman köylülerine verilmiş bir iş olduğunu, yerleşik kararlara göre vahidi fiyat ile çalışmanın hizmet akdi ve SSK 4/1a kapsamında sigortalılık ilişkisi doğurup, kazanın iş kazası sayıldığını, Yargıtay kararlarının da böyle olduğunu, kurum işleminin yerinde olmadığını, bu nedenle ölenin 5510 sayılı Kanun kapsamında işçi, olayın iş kazası olduğu ve ölenin eşi davacıya 13.09.2014 tarihini takip eden ay başı olan 01.10.2014 tarihinden itibaren ölüm gelirine hak kazanıldığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın iş kazası olmadığını, kendi nam ve hesabına istisna akdi çerçevesinde idareyle aralarında işçi işveren ilişkisi olmadan vahidi fiyat esasına göre üretim işi yapıldığı sırada hayatını kaybeden ...'nin sigortalı çalıştırılmadığı, olayın iş kazası olmadığı, hizmet akdi bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre kazalı ...’nin Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunması, kendisine yaşlılık aylığının bağlanmış olması, kazalı ...’nin orman köylüsü olarak, diğer köylülerle ile birlikte Orman İdaresinden işi alan iş sahiplerinden biri olması, Kesim ve Sürütme Şartnamelerinde yazılı açık kimlikleri ve imzaları olan iş sahipleri arasında kazalı ...’nin de bulunması, söz konusu şartnamelerde “Orman İdaresinden işi alan iş sahiplerinin yaptıkları işin işvereni olduğu ve kesim, sürütme ve taşımadan doğan 5754 sayılı Kanunla değişik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu ile her türlü iş kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerden kendilerinin sorumlu olduğuna” dair hükümlerin olması (Kesim şartnamesinin 13.maddesi, Sürütme Şartnamesinin 18.maddesi, Taşıma Şartnamesinin 15. maddesi), Durağan Cumhuriyet Başsavcılığınca da, “İş sahipleri ile imzalanan taşıma ve sürütme şartnamelerinde; "sürütmeden ve taşımadan doğan 5754 sayılı Kanunla değişik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortaları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu ile her türlü iş kazası ve vergi mevzuatından doğacak yükümlülüklerden kendileri sorumludur" maddelerinin bulunduğu anlaşılmakla, Olay hakkında CMK'nın 172/1 ve devamı maddeleri uyarınca açıklanan nedenlerle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına,” şeklinde karar verilmesi, ...’nin, orman köylüsü olarak, şartnamelerde geçen kesim işinde Vahidi fiyat üzerinden bizzat çalışma yaparken kazanın vuku bulmuş olması, anılan işlerde hizmet akdine dayalı işçi sıfatında fiili çalışması olduğuna dair herhangi bir maddi olgu bulunmaması, ayrıca, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 2. maddesinde, “çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlara” bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağının belirtilmesi, birlikte değerlendirildiğinde olayın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 13. maddesi tanımına göre iş kazası olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı ... İşletme Müdürlüğü tarafından düzenlenen, ... Orman İşletme Şefliğine ait ... no.lu Orman Bölmesinde belirlenen sayı ve hacimdeki ağaçların kesim, sürütme ve taşıma işi konusundaki şartnamelerin davacının eşinin de aralarında bulunduğu ... Köyünden olanlar tarafından imzalandığı, iş sahibi sıfatı ile imzalanan sözleşmeden sürütme işinin kendi nam ve hesabına yapılması konusunda anlaşmaya varıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacının murisinin hizmet akdi ile çalıştığının kabulüne olanak bulunmadığı, en son 23.05.2006 tarihinde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan ...'nin vefatı sırasında yaşlılık aylığı aldığı, Mahkemece yapılan araştırmadan kendi nam ve hesabına vergi mükellefiyetinin de bulunmadığı bu sebeple 4/1-(b) bendi kapsamında sigortalı olarak değerlendirilebilmesinin de mümkün olmadığının anlaşılması karşısında mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası tespiti ile gelir bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.