Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 06.07.2020
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2024/7970 E. , 2025/18081 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk (iİş) Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili, işbu davalarının Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/185 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada verilen ara karar gereğince açılması zorunluluğu doğduğunu, işbu bu davalarının davacısı olan ...'ın eşi ve diğer davacıların da evladı olan ...'ın davalı ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ortağı iken 06.07.2020 tarihli orman kesimi sırasında gerçekleşen iş kazasında hayatını kaybettiğini, söz konusu iş kazasının davalı ... Orman İşletme Müdürlüğü tarafından diğer davalı ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifine ihale edilmiş bulunan orman kesimi sırasında gerçekleştiğini, ...'ın 08.06.2020 tarihinde hastanede hayatını kaybettiğini, bu olay üzerine Bulancak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/1303 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, işbu soruşturma sonrasında davalı ... hakkında ceza davası açıldığını, işbu yargılamanın Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1113 Esas sayılı dosyası ile başladığını, bilirkişi raporunda yaşanan kazanın bir iş kazası olmadığının belirtilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, olayda hayatını kaybeden ...'ın eşi olan davacı ... 'a cüzi bir maaş bağlandığını belirterek dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi vekili, davacı tarafından davalı kooperatif ve diğer davalılar aleyhine iş kazasının tespiti davası ikame edilmiş olduğunu, açılan davanın usul ve esas yönden yasal olmadığını, ... ...'ın davalı kooperatifin sınırlı sorumlu ortağı olduğunu, müteveffanın ortak olmakla birlikte davalı kooperatifin işçisi olmadığını, işçi olmadığından kooperatifin iş kazasından sorumluluğu olmadığını, ... ortak olduğu için kooperatifin hak ve borçlarına da ortak olduğunu, ... ...'ın hizmet akdi ile davalı kooperatife bağlı olarak çalışan bir işçi olmadığını, meydana gelen kazanın İş Kanunu ve 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu olayda davalı kooperatifin hiçbir kusurunun olmadığını, müteveffanın iş güvenliği eğitimi aldığını, Orman İşletmeye bağlı sendikanın da bu kişiye iş güvenliği eğitimi verdiğini, müteveffanın ... işletmesi tarafından mesleki yeterlilik belgesine sahip olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacıların dava dışı ...'ın 07.06.2020 tarihinde iş kazası geçirdiğinin tespiti amacıyla işbu davayı açtıklarını, davacıların davasının usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile kabul etmediklerini, öncelikle dava dışı ...'ın yapılan incelemeler sonucunda 07.06.2020 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının a, b ve c bentlerine tabi aktif sigortalılığının bulunmadığını, müdürlüklerine intikal eden belgelerden dava dışı ...'ın kooperatif üyesi olduğunun anlaşıldığını, dava dışı şahsın işçi sayılmasının mümkün olmadığını, davanın açılmasına kurumlarının sebebiyet vermediğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kurumlarının aleyhine hükmedilmemesi gerektiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili, davalı idarenin 07.06.2020 tarihinde yapılan ağaç kesimi sırasında meydana gelen kaza sonucu hayatını kaybeden ...'ın vefatında hiçbir kusuru ve ihmali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki belgelerden, SGK'ya başvuru olan dava şartının somut olayda mevcut olduğu, davalı ... idaresi ile davalı kooperatif arasında istisna akdine yönelik vahidi fiyat sözleşmesinin yapıldığı, kooperatifin yüklendiği kesim ve sürütme işlerini kendi üyeleri ile yaptığı, üyeleri dışında üçüncü kişilere yaptırmadığı, bu durumda, davacılar murisinin kaza sırasında yaptığı iş dolayısıyla davalı ... idaresi ya da kooperatif ile arasındaki ilişki hizmet akdinin unsurlarından olan bağımlılık ve zaman unsurlarını taşımadığı, dolayısıyla davalılar orman idaresi ile kooperatif arasında istisna akdine yönelik vahidi fiyat sözleşmesinin yani kesim şartnamesinin varlığı, içeriği, murisin vergi mükellefi olmaması, ticaret sicilinde kaydının olmaması, üyeleri dışında kimseyi çalıştırmayan kooperatifin ortağı sıfatıyla taşıma işi yapması karşısında, aradaki ilişki istisna akti kapsamında olup iş kazasının varlığından bahsedilemeyeceğinden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki belgelerden, davacılar murisinin kooperatif ortağı olduğu, davalı ... idaresi ile ilgili kooperatif arasında istisna akdine yönelik vahidi fiyat sözleşmesinin yapıldığı, kooperatifin yüklendiği kesim-sürütme ve taşıma işlerini kendi üyeleri ile yaptığı, davacılar murisinin kaza sırasında yaptığı iş dolayısıyla davalı ... idaresi yada kooperatif ile arasındaki ilişkinin hizmet akdinin unsurlarından olan bağımlılık ve zaman unsurlarını taşımadığı, davacılar murisi ile davalı arasında 4/1– a madde kapsamında hizmet akdinin unsurlarının oluşmadığı ayrıca davacının kendi adına bağımsız çalışmaya dair kayıt da bulunmadığı, davacıların talebinin 5510 sayılı Kanun'un 13/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakta, tüm bu nedenlerle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6100 sayılı HMK'nın “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma , karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği”, “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise “yargılama giderlerine, Mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
3.27.06.1956 tarih, 1954/2 Esas, 1956/14 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; birden fazla gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın reddi halinde, davalılar için tayin ve takdir olunacak vekalet ücretin ne olacağı hususu irdelenerek; sonuçta davacıya karşı dayanışmalı sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişilere karşı açılan bir davanın, davalılar için ortak nedenden ötürü reddi durumunda, davalılar vekillerinin müşterek mesailerinin aynı neticeyi verdiği göz önünde tutularak, dava konusunun kıymet veya tutarı üzerinden bir vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'nin 3/2. maddesinde müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir.
5.Somut olayda, mahkemece davanın reddine ilişkin karar yerinde ise de her bir davalı lehine ret sebebi aynı olmasına karşın ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
6.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
7.Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretlerine ilişkin 5 , 6 ve 7. bendlerinin silinerek yerlerine " Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.