Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 27.05.2004
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
8. Hukuk Dairesi 2025/6042 E. , 2025/7707 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı ...'un İstanbul ili ... ilçesi..... mevki 6 pafta, 1243 parsel sayılı 336 m² taşınmaz üzerinde bulunan 10/100 arsa paylı 3. katta bulunan 9 numaralı dairenin maliki olduğunu, davalının bu taşınmazının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca iptal edilerek Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını, daha sonra davalının taşınmazı .... Noterliğinin 27.05.2004 tarihli ve ... yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile davacıya 15.000 TL'ye satıp zilyetliğini devrettiğini, taşınmazın Hazine lehine orman sınırlarına çıkarılmış olması nedeniyle davacının tapusunu alamadığını, davalı ...'un kötü niyetli olarak taşınmazın bedelsiz iadesi için Milli Emlak Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu, davalının, davacıya devrettiği taşınmaz yönüyle bedelsiz iade talebinde bulunmasının davacının hak kaybına sebebiyet vereceğini belirterek, taşınmazın Hazine adına olan tescilinin iptali ile davacı adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde taşınmazın akdi halef olarak davacıya bedelsiz iadesi konusunda karar verilmesine, bu talebininde kabul edilmemesi halinde taşınmazın bedeli yönünden fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL'nin ödeme tarihi olan 27.05.2004 tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiş, ek beyan dilekçesiyle; dava konusu taşınmazın numarasının sehven 9 yazıldığını taşınmazın 8 numara olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre sonunda açıldığını, dava konusu taşınmaza yönelik olarak ... ve diğerleri tarafından iade talebinde bulunulduğunu, inceleme sonucu 29.05.2013 tarihli ve 2013/33-39-33-31 sayılı rapor düzenlendiğini, raporda taşınmazın iadesinin yapılmasının uygun olduğunun bildirildiğini, taşınmazın iade sürecinin devam ettiğini, Hazinenin davada kanuni hasım olduğunu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacı tarafından sunulan satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalı ...'in sözleşme yaptığı tarihte hasta ve yaşlı olduğunu, iradesinin sakatlandığını, davacının dava konusu taşınmazın satışının yapılmasına yönelik davacının çeşitli tehditlerine maruz kaldığını, davacının, davalı müteveffaya 15.000 TL ödediğine dair delil sunmadığını, müteveffayı kandırıp, dolandırdığını, müteveffadan 20.08.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı muvafakatname aldığını ve buna dayanarak Milli Emlak Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, bu muvafakatnamenin hangi sözleşmeye istinaden verildiğinin belli olmadığını ve imzalandığı tarihte Hasan ...'in 75 yaşında olduğunu, bilirkişi raporunun usule uygun olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davacı ... vekilinin dava açılmadan önce 6292 sayılı Kanun kapsamında idareye yapmış olduğu başvuru Milli Emlak Müdürlüğünce davacının eski tapu maliki olmaması nedeniyle reddedilmiş olup 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamındaki uyuşmazlığın güncel içtihatlar doğrultusunda idari yargı mercilerince değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davanın yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle usulden reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "6292 sayılı Kanun uyarınca açılan bedelsiz iade ve tescil talebi Yerleşik Yargıtay uygulamaları ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre idari yargının görev alanına girdiğinden Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle reddine ilişkin kararının usul ve kanuna uygun olduğu, keza Mahkemece usul yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına göre, davalı Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin daha önceki kaldırma kararında, İdare Mahkemesinde dava açılması halinde sonucunun beklenmesinin belirtildiğini, bu karar üzerine İstanbul 11. İdare Mahkemesinin 2024/286 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, bu dosyanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkmesi kararının kaldırılmasıyla davanın reddine ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... tarafından dosyaya sunulan sözleşme niteliği ve içeriğinin taraflarınca kabul edilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahekemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı dahili davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı usulüne uygun istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını süresinde usulüne uygun istinaf etmeyen dahili davalı ... vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru ise de, davalı Hazine lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; dahili davalı ... vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,
(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı "4-Taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" bendinin hükümden çıkartılarak yerine; "4-Davalı Hazine dosyada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
615,40 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, İstek halinde peşin harcın temyiz eden dahili davalı ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.