Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 06.02.2025
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
Hukuk Genel Kurulu 2025/747 E. , 2025/850 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
2025/5640 Esas, 2025/1528 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, Bölge Adliye Mahkemesince, Özel Dairenin bozma kararının “Kabule göre de” ifadesiyle başlayan kısmında yer alan 5-b No.lu bendine direnilmesine, diğer bentleri yönünden uyulmasına karar verilmesi karşısında, Hukuk Genel Kurulunca incelenmesi gereken usulüne uygun bir direnme kararı bulunup bulunmadığı, uyulan kısımlar yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.
B. Gerekçe Değerlendirme
1.Öncelikle belirtilmelidir ki; bir mahkeme kararını bozan Yargıtay Dairesinin, davanın gereksiz yere uzamasının önüne geçmek amacıyla bozma nedenine ilave olarak, temyize konu karardaki diğer yanlışlıklara da işaret etmesi mümkündür ve Yargıtay Dairelerinin bu nitelikte kararları mevcuttur. Bu tür kararlarda, hükmün hangi nedenle bozulduğu açıkça belirtildikten sonra, kararın taşıdığı diğer hatalar, genellikle “kabule göre de” veya “kaldı ki” gibi söz dizinleriyle başlayan; dolayısıyla, gerçek bozma ile çelişmeyen, bozmanın içerik ve kapsamı konusunda yanılgılara neden olmayacak nitelikteki ifadelerle ortaya konulmaktadır.
2.Ne var ki, bozma sebebine göre inceleme sırası gelmemekle birlikte sadece mahkemenin kararındaki hatanın varlığına işaret eden, kararı o yönden eleştiren, mahkemenin aynı hataya düşmemesi için ona bir tavsiye ve yol gösterme amacına yönelik bulunan ifade ve açıklamalar ile bozma kararlarında “kabule göre de” veya “kaldı ki” gibi söz dizinleriyle başlayan ifadeler usul hukuku anlamında “bozma” niteliği taşımamaktadır.
3.Bozmada işaret edilen bu tür ifade ve açıklamalar ile eleştirilere karşı direnilmesi veya bozma niteliği taşımayan bu hususlara uyulmasının mümkün olmadığı Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasında kabul edilmektedir.
4.Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2023 tarihli, 2022/9-891 Esas, 2023/433 Karar; 02.02.2021 tarihli, 2020/14-347 Esas, 2021/6 Karar; 17.06.2015 tarihli ve 2015/21-1096 Esas, 2015/1654 Karar; 25.12.2013 tarihli ve 2013/10-485 Esas, 2013/1749 Karar ve 14.06.2013 tarihli ve 2012/5-1926 Esas, 2013/842 Karar sayılı kararları da aynı yöndedir.
5.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince Özel Dairenin ilk bozma kararına uyularak verilen ikinci karar, Özel Dairenin 06.02.2025 tarihli bozma kararı ile; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin yatırıldığına ilişkin dekontun dosyada bulunmadığı ve davalının da iş bu dosyada taraf olmadığı gözetilmeden, infazda tereddüt yaratacak şekilde ödeme hükmü kurulmasının hatalı olduğu belirtilerek bozulduktan sonra, “kabule göre de” ibaresi ile başlayan paragraf ve sonrasında, davacı idarece fazla depo edilen kamulaştırma bedelinin iadesine karar verilmesi gerektiği ve tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 9. fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği hususlarına da değinildiği anlaşılmıştır.
6.Bölge Adliye Mahkemesince, bozma kararında yer alan asıl bozma nedenine uyulmuş; “kabule göre de” ibaresi ile başlayan kısımda yer alan ve usuli anlamda bozma niteliği taşımayan kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasına ilişkin eleştiri mahiyetindeki 5-b No.lu bendine, bozma nedeni gibi kabul edilerek direnilmiştir.
7.Yukarıda da açıklandığı üzere, bozma kararlarında yer alan kabul biçimine göre açıklamalar gerçek ve usuli anlamda geçerli bozma kararı mahiyetinde olmadıklarından bunlara uyulması ya da direnilmesi de olanaklı değildir. Bu durumda, Hukuk Genel Kurulunca incelenmesi gereken usulüne uygun bir direnme kararı bulunmamaktadır.
8.Hâl böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararının diğer bentleri yönünden uyma kararı verildiği ve bozma doğrultusunda işlem yapıldığı dikkate alınarak uyulan kısımlar yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle; Bozma kararına uyulan kısımlar yönünden kurulan hükme yönelik taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.