Esas No
E. 2023/485
Karar No
K. 2026/288
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

ANTALYA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/485 Esas
KARAR NO: 2026/288 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
KARAR TARİHİ: 08/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilin alacaklı şirketin fide ve zirai ilaç bayisinden alışveriş yaptığını ve ödemelerini davalının banka hesabına havale olarak gönderdiğini, ancak alacaklının müvekkilin borcunu geç ödediğini gösteren sahte bir senet düzenleyerek Elmalı İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığını, iş bu senetteki yazıların ve imzanın müvekkile ait olmadığını, tüm bu sebeplerle HMK 209. Maddesi ve Yargıtay Kararları gereğince sahte senedin hukuken icra edilebilirliğini durdurmak amacıyla teminatlı veya teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini davanın kabulünü, icraya konu işlemde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, alacaklı olmadığını, bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Davacının, borcunun olmadığını beyan ederek, borcunun olduğunu ancak borcunu ödediği iddiasınana ilişkin bir takım dekontlar sunduğunu, dekontların göndereninin davacı olmadığını 3. Kişi olduğunu, dekontun açıklama kısmında ödemelerin takip konusu senet borcuna ilişkin olduğuna ilişkin hiçbir emare yer almadığını, davacının borcun varlığını kabul etmiş olduğunu, söz konusu ödemelerin takip konusu senet borcuna ilişkin olduğunu iddia eden davacının olduğunu, davacının imzaya itirazının bulunduğunu, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Elmalı İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.

Kumluca ... Noterliğine, ... İlçe Tarım Müdürlüğüne, ... Bankasına, ... İlçe Seçim Kuruluna, ... Tapu Müdürlüğüne, ...'a, ... Bankasına, Kaş ... Noterliğine, ... Bankasına, Kumluca ... Noterliği, ...'a, ...'a, ...'ya, ... Tapu Müdürlüğüne, ... Bankasına, ...'a yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dosyamız arasına alınmıştır.

İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin hazırlamış olduğu ... tarihli raporunda özetle;"6. Bulgular Ve Sonuç: 6.1. İnceleme konusu bonoda ödeyecek bölümünde atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." denilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibinden kaynaklı menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı aleyhine girişilen takibe konu bonoda davacı adına atılmış imzanın davacıya ait olup olmadığı, bono sebebiyle davacı yanın borçlu bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır.

Davalı tarafından, davacı aleyhine Elmalı İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, davacının borca ve imzaya ayrıca ve açıkça itiraz ettiği, davacının davalıdan daha önce fide ve zirai ilaç bayisinden alışveriş yaptığı, borçlarını da dava dilekçesinin ekindeki dekontlarda görünen açıklamasında belirtildiği üzere açıklamalı bir şekilde davalının banka hesabına havale ettiği, davacının borcunu geç ödediği için davalının sahte evrak düzenleyerek davacıya bu geç ödemeden kaynaklı faiz işletmek istediğinin iddia edildiği, takibe konu edilen senet üzerindeki yazıların ve imzanın davacının el ürünü olmadığının iddia edildiği anlaşılmakla davacının kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti talep ettiği anlaşılmıştır. ... tarihli ATK raporunda; inceleme konusu bonoda ödeyecek bölümünde atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu hususu tespit edilmiştir. ... tarihli ATK raporunda; inceleme konusu senetteki imzaların kopyalama metodu ile oluşturulduğunu gösterir bulgu tespit edilemediği hususu tespit edilmiştir.

TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu,icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.

Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).

Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nın 72/6 maddesi gereğince bedele dönüşen isteminin temeli menfi tespit davasıdır.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).

Aldırılan ATK raporları, Elmalı İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkerelere verilen cevaplar değerlendirildiğinde; davacı, Elmalı İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasından aleyhine başlatılan icra takibinde borcunun olmadığı iddiasıyla iş bu davayı açmışsa da, davacının sunduğu dekontlar incelendiğinde görüleceği üzere, göndereninin davacı değil, 3. Kişi olduğu, ayrıca söz konusu dekontun açıklama kısmında, ödemelerin takip konusu senet borcuna ilişkin olduğuna ilişkin hiç bir emarenin yer almadığı, ... tarihli ATK raporunda da belirtildiği üzere inceleme konusu bonoda ödeyecek bölümünde atılı imzalar ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ... tarihli ATK raporunda ise inceleme konusu senetteki imzaların kopyalama metodu ile oluşturulduğunu gösterir bulgu tespit edilemediğinin tespit edildiği, böylelikle davacının borcunu geç ödediği için davalının sahte bono düzenleyerek davacıya bu geç ödemeden kaynaklı faiz işletmek istediğinin ve takibe konu edilen bono üzerindeki yazıların ve imzanın davacının el ürünü olmadığının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklanacağı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ...-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca dava değeri üzerinden belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog