Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 14.09.2020
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Ceza Dairesi 2025/5320 E. , 2026/1292 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2017/104 Esas, 2020/339 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 maddesi yollamasıyla 204/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2020/3588 Esas, 2024/2059 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, sanıkların üzerlerine atılı yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden istinaf incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz talebi, sanıklar hakkında mahkemece hatalı olarak yapılan değerlendirme sonucundan düşme kararı verildiğini, sanıkların mahkumiyeti yerine hatalı değerlendirme ile kamu davalarının düşmesine karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
Sanıklara yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2026 tarihinde karar verildi.