Yerel Hukuk Mahkemesi
- Mahkeme
- Yerel Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/65
- Karar No
- 2026/191
- Karar Tarihi
- 10.03.2026
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında reklam yayın anlaşması yapıldığını, anlaşma gereği müvekkilinin , davalı firmanın reklamını aynı yayın grubuna ait haberler.com isimli internet haber sitesinde yayınladığını, davalının müvekkili şirkete verilen hizmet nedeni ile 687.990,00-TL borçlandığını, 26/02/2024 tarihinde 50.000-TL ve 10/06/2024 tarihinde 100.000-TL ödeme yaptığını, bakiye 537.990,00-TL'yi tüm taleplere rağmen ödenmediğinden ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile takibin durduğunu, akabinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını belirterek , davanın kabulüne, itirazın iptaline alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir . Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği görülmüştür. TAHKİKAT,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; fatura/ cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine fatura/ cari hesap alacağına istinaden 537.990,00-TL alacağın avans faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalının vekili marifetiyle yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Taraflar arasında, Türk Ticaret Kanunu'nun 89.maddesi anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ticari ilişki, açık hesap niteliğindedir. Davacı şirket tarafından tarafıma ibraz edilen USB içeriğinde yer alan yevmiye defteri ve muavin hesap dökümünde , takip tarihi itibariyle , davalı şirketten 537.990,00-TL tutarında alacak kaydı bulunduğu görülmektedir.
Celp edilen davalı vergi dairesinden temin edilen karşılıklı BA/BS formlarında; 2023 yılında düzenlenen KDV hariç 150.000,00-TL tutarındaki faturanın , her iki tarafın vergi kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir.
Ancak 2024 yılına ait , dava konusu olan ve toplamda 516.990,00-TL tutarındaki üç fatura, BA-BS kayıtlarında yer almamaktadır. 2024 yılında kesildiği belirtilen ve davacı kayıtlarında bulunması gereken BS faturalarının, vergi dairesi kayıtlarında görünmemesi açıklanamamıştır. Bu nedenle , taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmaması sebebiyle, davacının; *Davalı adına reklam hizmeti sunduğunu kanıtlaması ve / veya *Dava konusu faturaları davalıya usulüne uygun olarak tebliğ ettiğini kanıtlaması gerekmektedir.
Davacı tarafından bu hususlardan en az birinin kanıtlanması halinde, davalının 537.990,00-TL tutarında borçlu olduğu değerlendirilecektir. Bu durumda, davacının alacağına, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun gereğince , yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerekecektir. Asli ve nihai hukuki takdir Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile arz ederiz. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda;
Davacı tarafın, davalıdan faturaya/ cari hesaba dayalı olarak alacaklı olduğundan bahisle takip başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine eldeki davayı ikame ettiği,
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ; davacı tarafın kendi defter kayıtları uyarınca davalıdan 537.990 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın defterlerini ibraz etmediği, reklamın yayınlandığına dair görseller bulunduğu, faturaların davalıya tebliğinin ispat edilmesi gerektiği hususlarının mütalaa edildiği, davalı tarafa ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı,
HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun öninceleme duruşma zaptıyla birlikte tebliğen ihtarına rağmen, davalı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinin de olmadığı, bu nedenle davalı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği,bu durumda davacı yanın sunmuş olduğu kayıtların kendi lehine delil olacağı, varsa hizmet almadığı, mal teslimi yapılmadığı iddialarını davalının ispat etmesi gerektiği ancak yasal süresinde davaya cevap vermeyen ve defter kayıtlarını da sunmatan davalının başkaca delillerini de ibraz etmediği, faturaların BS BA formu ile beyan edilmemiş olmasının davacının bu faturalardan alacaklı olmadığı anlamına gelmeyeceği, yine davacı vekilince, davalıya kesilen e arşiv faturaların davalıya tebliğine dair muhasebe kayıtlarının sunulduğu, ayrıca işin ifasına ilişkin görsellerin de dosyada mevcut olduğu, bu aşamada ödeme yaptığını veya faturayı yasal süresi içinde iade ettiğini ya da hizmet alınmadığını davalının ispat etmesi gerekeceği, ancak yukarıda belirtildiği üzere cevap dilekçesi sunmayan davalının bir delil de sunamamış olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, takip faturaya dayalı ve davalı yanca da belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... takip sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 537.990-TL asıl alacak tutarında alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, Alacak likit olmakla % 20 sine denk gelen 107.598-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 36.750,10-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 6.497,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 30.252,52-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3.Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 6.115-TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4.Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 86.078,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6.Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ,
7.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8.Davacı tarafça yatırılan 6.497,58-TL peşin ve 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.112,98-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9.Devletçe karşılanan 3.600-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)