T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında Kamu İhale Kanunu'na istinaden ihale sözleşmesi imzalandığını, bu ihaleye istinaden davalının hizmet akdi ile işçi çalıştırdığını, bu şekilde çalışan işçilerden dava dışı ...'un iş akdinin feshi sonrasında kendilerine karşı ....İş Mahkemesi'nin 2016/... esas sayılı dosyası ile işçilik alacakları için dava açtıklarını, bu davada kendilerinin asıl işveren olarak değerlendirildiğini, bu davanın ... karar sayılı ve 03/11/2020 tarihli karar ile işçi lehine ve kendileri aleyhine sonuçlandığını, dava dışı işçinin ....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... takip sayılı dosyasında icra takibine giriştiğini, kendilerinin bu icra dosyasına borçlu sıfatı ile toplamda 49.540,91-TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, dava dışı işçinin birden fazla alt işveren bünyesinde çalıştığını, davalının bünyesindeki çalışmalarına karşılık gelen tutarın davalı tarafından ödenmediğini beyanla davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir . Davalıya yana usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı tarafça davaya cevap verilmediği görülmüştür. TAHKİKAT,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; Dava dışı işçiye ödenen işçilik haklarından aslında davalının sorumlu olduğundan bahisle davalıya rücuen yöneltilen alacak istemine ilişkindir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Ortaya konulan maddi vakıalar, sözleşmesel düzenlemeler, yargılama süreci , icra safhası ve yapılan hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde ; dava dışı işçinin işçilik alacaklarından kaynaklanan borcun, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2.maddesi uyarınca asıl işveren - alt işveren ilişkisi kapsamında müteselsil sorumluluk esasına tabi olduğu , ancak taraflar arasındaki iş ilişkide sorumluluğun kapsamının işyeri devri, hizmet süresi , alacak türleri ve sözleşme hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği açıktır.
Bu çerçevede , davalı ...'ın devreden alt işveren sıfatıyla kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğunu devir tarihinde işçiye yaptığı ödeme ile tamamen yerine getirdiği; ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarından hukuken sorumlu olmadığı; buna karşılık fazla mesai ücreti ile bu alacağa bağlı yargılama giderleri, ilam vekalet ücreti ve icra masrafları bakımından kendi sorumluluk dönemine isabet eden kısım yönünden davacı ... karşı rücu borcu bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan nitelikli hesaplamalar neticesinde, davacının dava dışı işçiye ödediği tutarlardan davalı ...'a iç ilişkide rücu edebileceği toplam miktarın 19.117,56-TL olduğu, tarafların tacir olması nedeniyle bu tutara ticari avans faizi uygulanmasının mevzuata uygun bulunduğu ve davalının , işçinin açtığı davada taraf olması sebebiyle temerrüdün davacının ödeme tarihi olan 05/12/2023 itibariyle gerçekleştiği kanaatine ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının rücu talebinin belirtilen tutar ve faiz koşullarıyla yasal mevzuata uygun olduğu değerlendirilmiştir .
Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenizde olmak üzere davacı ...'nin davalı ile arasında mün'akit hizmet alım sözleşmesi ve sair belgeler ile iş hukuku, borçlar hukuku prensipleri, Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde , davacının davalıya rücu edebileceği tutarın , aşağıdaki özet olarak gösterildiği üzere 19.117,56-TL olabileceği, işletilecek faiz türünün ticari avans faiz olduğu, temerrüt oluştuğundan faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olan 05/12/2023 olduğu kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacının davalı ile ihale sözleşmesi imzaladığı, eldeki davada aslında davalının işçisi olan dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik haklarının davalıdan iadesinin talep edildiği, dosyada bulunan SGK kayıtları uyarınca adı geçen işçinin davalı şirkette 26.09.2012-09.06.2014 tarihleri arasında çalıştığının görüldüğü, İstanbul BAM 45. H.D nin 2020/157 esas ve 2021/190 karar sayılı ilamında aynen ''.. Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere işverenlerin iç ilişkilerinde taraflar arasındaki sözleşmeye ve TBK hükümlerine bakılması gerektiği, yine İstanbul BAM 45. H.D nin 2021/1044 esas ve 2024/927 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktarın da belirlenmesi gerektiği,yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatından son yüklenici sorumlu iken, diğer alacaklardan ise her bir yüklenicinin işçiyi çalıştırdıkları süreyle sınırlı olacak şekilde sorumlu olduğu, ücret alacağı yönünden de sorumluluğun son işverene ait bulunduğu,
Mahkememizce alınan raporda da davalının sorumluluğu belirlenirken; anılan içtihatlar uyarınca dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının ,davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı hesaplandığı, fazla mesai alacağı bakımından İş Mahkemesince sorumluluğun ilamda dağıtıldığı şekilde inceleme yapıldığı, yargılama gideri ve masrafların da davalıya rücu edilecek tutara göre oranlandığı, raporda netice olarak davacının 19.117,56 TL talep edebileceğinin belirlendiği, anılan rapora davacı tarafça itiraz edilmiş ise de hesaplamaların mevzuata ve içtihatlara uygun olduğu anlaşılmakla; davanın 19.117,56-TL üzerinden kısmen kabulüne dair miktar itibari ile kesin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,
19.117,56-TL rücu alacağının son ödeme tarihi olan 05.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,
2.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 1.305,92-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 499,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 806,24-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3.Davacı tarafça yapılan 13.255-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 8.660,82-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,
5.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 19.117,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
7.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
8.Davacı tarafça yatırılan 499,68-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 927,28-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9.Devletçe karşılanan 3.600-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.352,24-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 1.247,76-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341.maddesi gereğince miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)