Karar No
K. 2026/300
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2024/172

KARAR NO: 2026/300
DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13.03.2024
KARAR TARİHİ: 13.04.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 21.12.2022 tarihinde ... şubeleri kantininin davalının bünyesinde olan "..." markası adı altında işletilmesi amacıyla "Hizmet Tedarik Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmeye göre davalı şirket ... markası adı altında, bedeli karşılığında kahve makinaları temin ederek, yazılım ve kurulum yapacak, müvekkilinin de marka standartlarına uygun olarak kahve hazırlanmasında kullanılan tüm ürünleri davalı şirketten satın alacağını, sözleşmenin imzalanmasını müteakip ... Şubesi için ... makinasına karşılık 490.000,00.-TL ... Şubesi Şubesi' için ...karşılık 390.000,00.-TL olmak üzere toplam 880.000,00-TL bedeli davalı şirkete nakden ödediğini, ayrıca şubenin (...) davalının belirlediği standartlara uygun olması açısından tadilat işlemlerine başladığını, coffenin tadilatı için ortalama 1.500,000,00.-TL harcama yaptığını, tadilat ve dekorasyonu tamamlanan ... Hastanesi Şubesinin 15.03.2023 tarihinde hizmete açıldığını, 2 ay boyunca oldukça yüksek karlılık oranı ile ticari faaliyete devam edildiğini, günlük ortama 8.000,00-TL ciro yapıldığını, 2 ay sonunda davalı şirketin anlaşmalı olduğu dava dışı üçüncü bir şirket olan ... A.Ş' den gelen görevlilerin denetim yaparak, işletmenin iki kapısı olmasından ötürü bu durumun sözleşmeye aykırılık taşıdığını ve kapılardan birinin kapatılması gerektiğini raporladıklarını, fiili durumda kafeye hastane içerisinden ve hastane acil çıkış kapısından olmak üzere iki giriş kapısı bulunduğunu, başından beri işletmede iki kapı olmasına rağmen sözleşmenin imzalandığını, neden ticari faaliyete geçildikten sonra bu durumun bir "aykırılık" olarak tespit edildiğini ve hangi gerekçeler ile sözleşmeye aykırı olduğunu anlayamadıklarını, ancak yine de hastane yönetimi ile görüşerek acil çıkış kapısının kapatılmasını rica ettiklerini ancak kabul edilmediğini, buna rağmen çözüm üretmeye çalışıldığını, acil çıkış kapısı önüne büyük saksı çiçek koyarak kapının kullanımını önlemeye çalıştıklarını ancak bazı müşterilerin saksının üzerinden, yanından geçerek kapıyı kullanmaya devam ettiklerini, bir çok müşterinin hastane içerisinden giriş yapmaya üşenmeleri nedeniyle müşteri sayısının oldukça azaldığını, günlük cironun 8.000,00-TL'den bazı günler 2.000,00-TL ye kadar düştüğünü, davalı şirket tarafından daha sonra yapılan denetimlerde sürekli aynı hususun vurgulanarak acil çıkış kapısının kapatılması gerektiğini belirttiklerini, müvekkiline baskı yapıldığını, bu sürecin yaklaşık 7 ay sürdüğünü, davalı şirketin ...

26.Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile denetim neticesinde tespit edilen kusurların giderilmemesini gerekçe göstererek sözleşmeyi kısmen (yalnızca ... şubesi yönünden) fesih ettiğini, feshi sonrası davalı şirketin kahve makinasındaki yazılımları söktüğünü, coffenin marka değerinin sona erdiğini, müşteri sayısının oldukça azaldığını, işletmenin her gün zarar etmeye başladığını, ...'nin bir anda basit bir hastane kantinine dönüştüğünü, kafenin 14.11.2023 tarihinde yalnızca makina ve demirbaşlara karşılık gelmek üzere 600.000,00.-TL bedel ile dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, ... markası adı altında devredilmiş olsa idi satış bedelinin minimum 2.000.000,00-TL civarı olacağını tahmin ettiklerini, davalıya ...

57.Noterliği'nin... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile devirden ötürü doğan gerçek zararın, sözleşme sürecince kapının önüne saksı konularak kapatılması nedeniyle doğmuş kar kaybı ve sözleşmenin ifasına duyulan güvenden ötürü kaybedilen kâra karşılık olmak üzere -gerekçeleri belirtilmek suretiyle ve fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere- asgari 2.500,000,00-TL zararın ödenmesinin talep edildiğini, arabuluculuk sürecine anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, işletmenin tek bir kapısının olması gerektiğine dair bir hüküm olmadığı gibi, işletmenin fiziki durumuna, zorunluluklarına dair bir proje, kroki yada ek bulunmadığını, davalı şirketin, piyasadaki hakim gücünü kullanarak, tamamen genel işlem şartları mahiyetinde, maktu olarak hazırladığı iş bu sözleşmeyi bütün şube ve mal tedariklerinde standart olarak imzalattığını, sözleşmenin feshi hükümlerini düzenleyen 10.1 maddesinde Nestle' nin sözleşmeyi 30 gün önceden bildirmek kaydıyla, gerekçeli ya da gerekçesiz olarak tek taraflı fesih hakkı tanındığını bu düzenlemenin Anayasa'nın 48. maddesi ile de teminat altına alınan ve TBK.nun da yer alan sözleşme özgürlüğü ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenle feshin haklı olması gerektiğini, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 22/10/2014 tarih, ... ilamında da belirtildiği üzere sözleşmede herhangi bir sebep gösterilmeksizin fesih hakkının bulunduğuna dair bir hüküm olması halinde dahi, sözleşmenin feshi için haklı bir sebebin bulunması gerektiğini, bu itibarla, mahkemece davalı tarafça fesih nedeni olarak gösterilen hususun -ki bu somut olayda yalnızca işletmenin iki ayrı kapısı olmasıdır- hangi gerekçe ile fesih nedeni yapıldığı, diğer bir anlatımla "haklı" olup olmadığının araştırılması gerektiğini (Emsal İstanbul BAM 45. HD.nin ...E. ...K. ile Yargıtay 11. HD.nin ... E.... K. 12.12.2013) belirterek, taraflar arasında akdedilen hizmet tedarik sözleşmesinin haksız sebeple feshi nedeniyle müvekkilinin sözleşmenin devam edeceğine güvenmesi nedeniyle yapılan giderler için 40.000,00-TL, mahrum kalınan kar nedeniyle 10.000,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 50.000,00.-TL tazminatın -fazlaya dair haklar saklı kalmak, bilirkişi incelemesi ile tespit edilecek değer üzerinden davayı ıslah etmek üzere- temerrüt tarihinden itibaren, bu mümkün olmadığı takdirde arabulucuya başvuru tarihinden veya en nihayetinde dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından Sözleşme'ye ve Sözleşme kapsamındaki proje çizimlerine (Standartlara Uyum başlıklı 13. maddesi) aykırı hareket edildiğini, bu hususun müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen denetimler (Sözleşme'nin 13.2 ve 14.6. Maddeleri gereği) neticesinde tespit edildiğini, dravacının söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek sözleşme'nin feshine sebep olduğunu, bunun yanı sıra sözleşmenin 10.4 maddesi uyarınca, işyerinin ve/veya işletmenin ...'nin onayı olmaksızın kısmen veya tamamen başkasına satılması, devredilmesi durumlarının söz konusu olması ve ...'nin işbu durumları ve/veya Sözleşme'ye herhangi bir şekilde aykırı davranışları tespit etmesi halinde Sözleşme'yi derhal ve herhangi bir tazminat yükümlülüğü olmaksızın fesih etme hakkı bulunduğunu, davacının sözleşme'nin yukarıda anılan maddesine aykırı surette ilgili işletme ve ürünler ... internet sitesi üzerinden 20 Eylül 2023 tarihli ve ... ilan numaralı ilan ile devren satılık olarak satışa konulduğunu, yine Sözleşme'nin "... Markaları ve Fikri Mülkiyet" başlıklı 14. maddesinin 14.7. Bendine aykırı hareket edilerek, "..." internet adresi üzerinden müvekkil şirketin yazılı onayı olmaksızın pazarlama malzemelerinin ve reklamların kullandıldığınının tespit edildiğini, bu hususun ayrıca ...

26.Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı e-tespit raporu ile tespit edildiğini, tüm bu aykırılıklara rağmen sözleşmenin öncelikle ... şubesi yönünden kısmen feshedildiğini ve sözleşme ayakta tutulmaya çalışılmışsa da aykırılıklar ve ihlale devam edildiğini, takiben sözleşme'nin külliyen feshinin kötü niyetle davacı tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin haklı nedene dayanmadığı düşünüldüğünde dahi, sözleşme'nin "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 10. Maddesinin 10.1. bendi uyarınca müvekkil şirketin, sözleşme süresi boyunca her zaman diğer tarafa 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle tek taraflı ve tazminatsız olarak feshetme hakkına sahip olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan "Gıda Tedarik ve Hizmet Sözleşmesi"nin ...şubesi yönünden haksız feshi nedeniyle sözleşmenin devam edeceğine güven nedeniyle yapılan giderler ve mahrum kalınan kâr kaybı nedeniyle uğranılan zararların tahsili istemine ilişkin kısmi tazminat davasıdır. Taraflar arasında ticari ilişkinin ve "Gıda Tedarik ve Hizmet Sözleşmesi"nin varlığı ile sözleşmenin ... şubesi yönünden davalı tarafından fesh edildiği hususunda tartışma bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, sadece ...şubesi ile ilgili olup, bu şube yönünden sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı, haksız ise davacının talep edebileceği tazminat miktarının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;

Davacı tanığı ... beyanında; "Ben o tarihlerde şu an bulunduğumuz... teknik servisi olarak çalışıyordum, şu an çalışmıyorum, ayrıldım, hastane açıldığında şu an bulunduğumuz kafe davacı şirket tarafından işletilmeye başlandı, şu an görmüş olduğunuz kapı dedi, kapıyı gösterdi, o zamanlar açıktı, kullanılıyordu, hatırladığım kadarıyla 2,5 ay süre zarfında açık kaldı, daha sonra önüne plastik saksılar, dubalar konulduğunu gördüm, işletme sahibine sorduğumda neden böyle yaptınız dediğimde Nestle firması bunun bu şekilde olmasını istediğini söyledi, hastanenin ana girişinden giriş yapılması gerektiğini söylemişler, daha sonraki süreçlerde buralara sürekli geldiğim için son durumu ve gelişmeleri sordum, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini söylediler, daha sonra da bu şekilde kafe kapandı, bildiklerim bu kadardır." demiş,

Davalı vekilinin sorusu üzerine "Dava konusu kapı acil yangın çıkış kapısıdır teknisyen olduğum için zaten zaman zaman kontrol ediyorduk, önüne duba konduğu zamanlarda kapı kapalıydı ancak sensör çalıştığından biri geldiğinde kapı açılıyordu, diğer bir ifadeyle kapı tamamen iptal değildi ancak önünde duba bulunduğu için giriş bu şekilde kapatılıyordu, yoksa kapı çalışıyordu." demiştir.

Davacı tanığı ... beyanında; "Benim eşim davacı şirketin ortağıdır, o yüzden süreçleri yakinen biliyorum, beraber hareket ettik, eşime yardımcı olmak için ben de kafeyle ilgilendim, davalı taraf ile hastane inşaatı bittikten sonra dava konusu sözleşme imzalandı ve biz çalışmaya başladık, kapı da çalışıyordu, açıktı, davalı şirketin görevlisi Berkan bey geldi, çalışan arkadaşlara makinenin özelliklerini anlattı, sattığımız ürünlerin son kullanma tarihinin denetimini yaptı, kapıyla ilgili bize hiçbir talimat ve bilgi vermedi, yaklaşık bu şekilde 2,5 3 ay çalıştık, dedi, kapıyı gösterdi, gösterilen kapının mahkemece az önce tespit edilen kapı olduğu teyit edildi, devamla, 2,5 ay sonra yavaş yavaş bize diretmeler olmaya başladı, kapının kapanması gerektiğini söylediler, ana kapıdan girişlerin olması gerektiğin, bu kapıdan müşteri girişi olamayacağını söylediler, biz de aramızda sözleşme olduğu için kötü niyetli olduğunu düşünmedik, hastaneden bir kaç kişiyle görüşme yaptık, hem de karşı taraftan olayı çözmek için görüşmeler yaptık, hastane zaten kapının kapatılmasına izin vermedi açık olması gerektiğini söyledi, daha sonra davalı tarafından bize öneri geldi, kapının girişline saksı koyun, girişi engelleyin, tabelaw koyun, müşterileri diğer girişe yönlendirin dediler, biz bunları da yaptık, resimledik, ancak müşteri kapı tamamen iptal olmadığından sağından solundan giriyordu, bunu engelleyemiyorduk, müşteriye de niye buradan girdin ana girişten gir diyemiyorduk, bu gelişmelerden sonra ciromuz %70-80 düştü, biz sorunu çözmeye çalışırken elimize tebligat geldi, sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini öğrendik, bildiklerim bu kadardır." demiş,

Davacı vekilinin sorusu üzerine "Daha henüz kafe açılmadan önce projede söz konusu kapının acil çıkış kapısı olduğu belliydi, bu projeyi de gönderdik, ona göre onay verildi ve yatırım yaptık," demiştir.

Davacı tanığı ...beyanında; "Ben o tarihlerde davacı şirkete ait şu an bulunduğumuz kafede barista olarak çalışıyordum, şu an çalışmıyorum, okuldayım, öğrenciyim, dava konusu kafe açıldığında ben vardım, herhangi bir kapıyla ilgili olarak sorun yoktu, davalı şirketten ... bey geldi, bize kahvenin nasıl yapılacağını, makineleri kullanmayı öğretti, bir kaç ay geçtikten sonra kapının kapanmasını istediler, söz konusu kapı budur, dedi, yerini gösterdi, gösterdiği kapının mahkeme heyetince gözlenen ve taraflarca işaret edilen kapı olduğu görüldü, onun dışında hastane ile görüşüldü, hastane, söz konusu caddeye bakan kapının kapatılamayacağını, acil çıkış kapısı olduğunu, alt katta da tahliye yangın kapısı varmış oradan buraya tahliye olduğu için kapatılmaması gerektiğini söylediler, biz de onlara yardımcı olmak için baskılardan dolayı bir talebla koyarak müşterileri yönlendirmeye çalıştık, ama yine müşteriler geliyordu, müşterilere bu kapıdan giremezsiniz öbür kapıdan girmelisiniz diyemeyeceğimiz için geri çevirmeyip içeri alıyorduk, bu sebeple yani kapı kapalı olunca işlerimizde düşüş oldu, bildiğim bu kadardır." demiştir.

Davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirkette müşteri geliştirme yöneticisi olarak görev yapıyorum, halen aynı şirkette ve pozisyonda çalışıyorum, ben süreçlerle ilgili çok fazla bilgi sahibi değilim sadece fesih sırasında burada bulundum, dava konusu kapı açıktı, normalde bu kafeyle ... bey ilgileniyordu fesih sırasında herhangi bir sorun olmasın gerginlik olmasın diye yanında bulundum, başka bilgim yok, bildiklerim bu kadardır." demiş,

Davacı vekili sorusu üzerine "Ben sadece dediğim gibi bir sefer geldim, süreç içerisinde gelmedim, onda da kapının önünde herhangi bir şey yoktu, acil çıkış kapısının olduğu başka şubeler benim bildiğim yoktur," demiştir.

Davalı tanığı ... beyanında; "Ben davalı şirketin teknik servis personeliyim, halen aynı işte çalışıyorum, makinelerde arıza olduğu zaman ben gelip gidiyordum, makineler üzerinde dosya silme işlemlerine fesih günü ben de geldim ve gerçekleştirdim, kapının açılır kapanır olduğuna yani çalışır olduğunu gördüm, başka bilgim yoktur." demiş,

Davacı vekilinin sorusu üzerine "Acil çıkış kapısı olan başka şube yoktur, süreç içerisinde buraya hiç gelmedim, makinelerin kurulduğu ilk gün geldim, kurulumu ben yaptım, hastane girişinden girdim, şu anki açılır kapanır kapıyı kullanmadım, bu kapının o gün faal olduğunu fark etmedim, bilmiyorum." demiştir.

Davalı tanığı ... beyanında; "Bizim projemiz kapalı devre projedir, sözleşme gereği de dışarıya karşı bir mağaza gibi davranılmaması gerekmektedir, dolayısıyla dışarıdan bir giriş ve reklam çalışması yapılmaması gerekiyor, aslında buranın asıl müşteri kitlesi hastane personeli ve hastaneye gelen hastalardır, ben buranın açıldığından beri denetleyicisiyim, yaptığım denetimleri satış müdürümle paylaşıyorum, sözleşme aşamasında satış yöneticileri sözleşmeleri imzaladıkları için en başında zaten kanal satış müdürü tarafından bu kurallar aktarılır, bizim için de bir kaç defa yaptığımız denetimlerde eksik ve yanlış gördüüğmüz husuları tutanakladık, burada hem kapıyla ilgil iproblemler hem de markayla ilgili pazarlama görselleri uygunsuz bir şekilde kullanılıyordu, bunları tespit ettik, sözleşmeye ve sistemimize göre söz konusu kapının dışarıdan giriş olmaması gerekiyor, sadece hastane tarafından giriş olması gerekiyor, söz konusu kapı denetimlerimizde açıktı, bunları raporladık, gerekli uyarılar yapıldı, sonrasında bu tespitlerimizde belirttiğimiz hususlar çözümlenmediği için sözleşmenin feshi yoluna gidildi, olay bundan ibarettir." demiş,

Davacı vekilinin sorusu üzerine "Hastanenin kuruluş aşamasından beri yani projenin başından beri daha sdoğrusu makinenin kurulumundan itibaren olayın başındaydım, o zamanlar kapı açıktı, çünkü hastane faaliyete geçmemişti, biz kafeyi de hastaneyle birlikte faaliyete geçmesini istiyorduk, tadilat sürecinde olduğu için kapı açıktı, kurulum yapıldıktan sonra çok kısa bir süre sonra hatırladığım kadarıyla 10 gün olabilir, zaten raporlardaki tarihlerde tutanakta geldiğimiz tarih bellidir, ilk denetimde kapının çalıştığını gördük, fesih süresinde diğer tanık arkadaşlarla beraber geldiğimizde bu kapı açıktı." demiştir.

Mahkememizce alınan 11.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 - 2024 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacının defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davalıdan toplamda herhangi bir alacağının bulunmadığı, davalının defter kayıtlarına göre davacıya 1.706,23.-TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir. ....Binasının zemin katında yer alan dava konusu Kafeterya’nın dış cephesinde, dışarıdan gelen müşteriler için sadece bir adet GİRİŞ KAPISININ bulunduğu, diğer kapının ise genellikle hastane personeli ve hastane müşterilerinin kullanımında olan bir İÇ MAHAL KAPISI olduğu, bu kapsamda dava konusu Kafeterya’nın dışarıya açılan sadece bir adet giriş kapısı bulunduğundan ve sözleşme kapsamında kafeteryaya giriş kapısı yönünden herhangi bir tanımlama, belirleyici bir şart ya da işletmeye girişin sadece 1 adet kapıdan sağlanması gerektiği yönünde bir hüküm bulunmadığından, fiili durumda dava konusu Kafeterya’ya ait giriş kapısı yönünden sözleşmeye aykırılık teşkil eden bir uygulamanın bulunmadığı, tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davalı tarafından gerçekleştirilen feshin haklı sebebe dayandığından bahsetmek kanaatimizce mümkün olmadığı, ancak Muhterem Mahkemece sözleşme ilişkisinin davalı tarafından sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve dolayısıyla feshin haklı sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği kanaatinde olunması durumunda sözleşmenin feshi haklı sebebe dayanacağından davacının sözleşmenin feshi sebebiyle tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece feshin haklı sebebe dayanmadığı kanaatinde olunması durumunda ise davacının koşulları oluşmuşsa tazminat talebinde bulunmasının mümkün olacağının ifade edilebileceği, açıklamalarımıza Sayın Mahkemece sözleşmenin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği kanaatinde olunması ihtimaline binaen davacının tazminat talebinin incelenmesi suretiyle devam edildiğinde davacının “sözleşmenin devam edeceğine güvenmesi nedeniyle yapılan giderlere” yönelik talebi olumsuz (menfi) zarar kapsamında iken; mahrum kalınan kar olumlu (müspet) zarar kapsamında olduğu, ancak menfi ve müspet zararın birlikte talep edilmesi mümkün olmadığı, davacının her iki talebinin nihai takdir ve kanaat tamamen ve münhasıran mahkemeye ait olmak üzere hesaplanması sureti ile devam edildiğinde:

a)Sözleşmenin Devam Edeceğine Güvenmesi Nedeniyle Yapılan Giderler Talebi Yönünden: Sözleşmenin haksız feshi nedeniyle talep edilebilecek maddi zarar kalemlerinin belirlenmesinde, sadece tadilat, dekorasyon, demirbaş ve benzeri sabit nitelikli yatırımlar dikkate alınmalı; ticari faaliyet amacıyla yapılan ve tüketilerek gelir elde edilmesi hedeflenen ürün alım giderleri değerlendirme dışında bırakılması gerektiğinin düşünüldüğü, davacı şirketin, dava konusu ...şubesi ile ilgili yaptığı demirbaş alımlarına ilişkin kayıtları incelenmiş olup, KDV hariç toplam 557.964,01 TL tutarında demirbaş alımı yapıldığı tespit edildiği, davacı şirketin yasal defter kayıtları incelendiğinde, yukarıda belirtilen demirbaşları 14.11.2023 tarih ve ... nolu fatura ile KDV Dahil 600.000 TL bedelle ...Şirketi’ne satışının gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, bu durum, söz konusu demirbaşların şirket bünyesinde kalmadığını ve bedel karşılığında elden çıkarıldığını gösterdiği, bilirkişi heyetinde, bir ticari işletmenin piyasa rayiç değerini; şerefiye, müşteri portföyü, lokasyon, demirbaş varlığı, marka değeri gibi unsurlar kapsamında değerlendirebilecek değerleme uzmanı veya ilgili teknik bilirkişinin bulunmadığı, bu nedenle, söz konusu işletmenin piyasa değeri ile fiili devir bedeli arasındaki farkın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ve bu farkın zarar kalemi olarak kabul edilip edilemeyeceği, mevcut heyetimiz tarafından teknik olarak tespit edilemediği,

b)Mahrum Kalınan Kar Talebi Yönünden: bu verilere göre, işletmenin toplamda sürekli zarar ettiği, düzenli ve sürdürülebilir bir kar elde etme durumunun oluşmadığının anlaşıldığı, bu yönü ile takdiri mahkemeye ait olmak üzere davacının kar mahrumiyetine dair bir zararına rastlanılamadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Sözleşmenin Feshi Yönünden;

Dava ve sözleşme konusu cafenin bir hastane girişi bir de cedde girişi olmak üzere iki girişinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Davalı taraf lokasyonun bir giriş kapısının olabileceğini, iki giriş kapısı olamayacağından birinin kapatılmasını istemiştir.

Davacı taraf ise hastane girişinin kapatılmasına hastane yönetimi acil çıkış olması nedeniyle izin vermemiştir.

Davacı taraf ise ana cadde girişinin kapalı olması nedeniyle müşterilerin hastane içine girerek kafeye geçiş yapmak istemediklerinden müşteri kaybına uğradığını ve zarar ettiğini, işyerini bu nedenle devretmek zorunda kaldığını söylemekte ve sözleşmede bu durum ile ilgili bir hüküm bulunmadığından feshin haksız olduğunu savunmaktadır.

Davalı taraf ise tek sorunun bu olmadığını, zira ... firmasının böyle bir talepte bulunma hakkı olduğunu belirterek ayrıca yapılan denetimlerde bir çok hata ve eksiklik bulunduğunu, bu eksikliklerin de giderilmediğini belirterek sözleşmenin feshinde haklı olduğunu ileri sürerek cevap dilekçesinde görseller, raporlar ve davalı tarafından davacı lokasyonunda yapılan denetimlere ilişkin raporlar sonucunda gönderilen ihtarnameler sunmuştur.

1.İhtarname;

Davalı tarafından davacıya gönderilen ...

26.Noterliği'nin ... tarih ve ... nolu ihtarnamesiyle; Sözleşme'nin 10.2. maddesi uyarınca standartlara ve münhasırlık hükümlerine uyulmaması halinde ve ihlalin giderilmesi için tanınan süreye rağmen ihlal etmeye devam etmesi durumunda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğu belirtilerek, sözleşmede belirlenmiş ve standartlara uyulmadığının birçok kez denetim raporuyla tasdik edildiğini, denetim sonuçlarının yazılı olarak 03.04.2023, 03.04.2023, 05.04.2023, 07.04.2023, 31.05.2023 ve 28.08.2023 tarihlerinde paylaşıldığını, tespit edilen çeşitli uygunsuzlukların giderilmesinin talep edimesine rağmen giderilmediğinin görüldüğünü, belirterek, sözleşmenin feshedildiğini, satış ilanının ve Starbuck markasıyla ilgili görsellerin kaldırılarak malzemelerin imha edilmesini, cihazların iadesini istemiştir.

2.İhtarname;

Davalı tarafından davacıya gönderilen ...

26.Noterliği'nin ...tarih ve ... nolu ihtarnamesiyle; Sözleşme'nin 10.2. maddesi uyarınca standartlara ve münhasırlık hükümlerine uyulmaması halinde ve ihlalin giderilmesi için tanınan süreye rağmen ihlal etmeye devam etmesi durumunda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğu belirtilerek, sözleşmede belirlenmiş ve standartlara uyulmadığının birçok kez denetim raporuyla tasdik edildiğini, denetim sonuçlarının yazılı olarak 03.04.2023, 05.04.2023, 07.04.2023, 31.05.2023 ve 28.08.2023 tarihlerinde paylaşıldığını, tespit edilen çeşitli uygunsuzlukların giderilmesinin talep edimesine rağmen giderilmediğinin görüldüğünü, ayrıca, anılan Sözleşme'nin 10.4. maddesi ile Nestle'nin onayı olmaksızın işyerinin veya işletmenin kısmen veya tamamen başkasına satılması, devredilmesi, kiralanması, dönüştürülmesi halinde sözleşmenin derhal ve herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmaksızın fesih hakkına sahip olduğu, lokasyonun ...internet sitesi üzerinden, ... tarihli ve ... nolu ilan ile devren satılık olarak satışa konulduğunun anlaşıldığını belirterek, sözleşmenin feshedildiğini, satış ilanının ve Starbuck markasıyla ilgili görsellerin kaldırılarak malzemelerin imha edilmesini, cihazların iadesini istemiştir.

3.İhtarname;

Davalı tarafından davacıya gönderilen ...

26.Noterliği'nin ... tarih ve ... nolu ihtarnamesiyle; Sözleşme'nin 10.2. maddesi uyarınca standartlara ve münhasırlık hükümlerine uyulmaması halinde ve ihlalin giderilmesi için tanınan süreye rağmen ihlal etmeye devam etmesi durumunda sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğu belirtilerek, sözleşmede belirlenmiş ve standartlara uyulmadığının birçok kez denetim raporuyla tasdik edildiğini, denetim sonuçlarının yazılı olarak 03.04.2029, 05.04.2023, 07.04.2023, 31.05.2023 ve 28.08.2023 tarihlerinde paylaşıldığını, tespit edilen çeşitli uygunsuzlukların giderilmesinin talep edimesine rağmen giderilmediğinin görüldüğünü, ayrıca, anılan Sözleşme'nin 10.4. maddesi ile Nestle'nin onayı olmaksızın işyerinin veya işletmenin kısmen veya tamamen başkasına satılması, devredilmesi, kiralanması, dönüştürülmesi halinde sözleşmenin derhal ve herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmaksızın fesih hakkına sahip olduğu, lokasyonun ... internet sitesi üzerinden,... tarihli ve ... nolu ilan ile devren satılık olarak satışa konulduğunun anlaşıldığını belirterek, sözleşmenin feshedildiğini, satış ilanının ve ... markasıyla ilgili görsellerin kaldırılarak malzemelerin imha edilmesini, cihazların iadesini istemiştir.

Yukarıda ihtarnameye ve paylaşımlara konu tespitler, davalı tarafından yapılan denetimlerle tespit edilmiş, fotoğraf ve görüntü yoluyla kayıt altına alınmıştır. Bu belgeler cevap dilekçesi ekinde sunulmuştur. Örneğin; ... tarafından düzenlenen 07.03.2023 - 20.03.2023 - 29.03.2023 - 31.03.2023 - 10.05.2023 - 24.05.2023 - 16.08.2023 tarihli raporda kritik sorulara uygunluk ve denetim sonucunda olumsuz görüş bildirilmiştir. Pek çok husus eleştirilerek fotoğraflarla belgelenmiştir. Bu eksik ve hatalı, sağlık kurallarına aykırı hususlar mail yazışmalarıyla bildirilerek raporlar iletilmiştir.

Davanın dayanağı olan lokasyon girişi yönünden ise; lokasyonun tek bir girişinin olması gerektiği sözleşmede ve eklerinde açık ve net bir şekilde yer almamakla beraber sözleşmenin "Standartlara Uyum" başlıklı 13. maddesi ile davalı firmanın standart politikalara, prosedürlere ve talimatlara, Nestlé kuralları'na uygun hareket edileceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Yine aynı sözleşme'nin 14.4. Maddesi ile "Müşteri, Lokasyon'un ... mağazası görünümü yaratmaması için azami önlemleri alacak; bu yönde Nestle'nin talepleri ile bağlı olacaktır." denilmiştir. Cevap dilekçesi ekinde sunulan ve sözleşmenin eki niteliğinde olan krokide lokasyona tek giriş öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı taraf sadece kapalı devre sistemi nedeniyle lokasyona tek giriş olması gerektiğini söylemektedir. Bu girişin nereden olacağı (Hastane girişi veya Cadde girişi) onun için önemli değildir.

Davacı taraf ise cadde girişini kullanmak ve hastane girişini kapatmak istemiş ancak hastane yönetimi acil çıkış konumunda olan bu girişin kapatılmasına izin vermemiştir. Cirosunun düşmesi nedeniyle davacının da hastane girişini kapatamayacağından, cadde girişini de kullanmak yani lokasyona iki giriş sağlamak istemiş, bu durum da davalının itirazı ile karşılaşmıştır.

Davalı taraf ile sözleşme ve markanın standartları gereğince bu durumu müzakere etmek ve gerekirse devir işlemleri başlatmak yerine iki girişi de kullanmış ve sözleşmeye aykırı davranmıştır. Bu durum denetim raporlarına yansımıştır. Sözleşmenin 13.3.maddesi gereğince de standartlara ve nestle kurallarına uyulmaz ise, bir sene içerisinde 3 defa aykırılığın tespiti halinde sözleşmenin derhal ve bildirimsiz feshetme hakkı davalıya verilmiştir.

Sözleşmenin 10.4.maddesinde de davalı Nestle'nin onayı olmaksızın işyerinin veya işletmenin kısmen veya tamamen başkasına satılması, devredilmesi, kiralanması, dönüştürülmesi halinde sözleşmenin derhal ve herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmaksızın fesih hakkına sahip olduğu, kabul edilmiştir.

Davacı taraf lokasyonu...internet sitesi üzerinden, ... tarihli ve .. nolu ilan ile devren satılık olarak satışa koymuş, bu durum davalı tarafından tespit edilmiştir. Daha sonra da satış gerçekleştirilmiştir.

Sonuç olarak, dava dilekçesinde sözleşmenin fesih nedeninin sadece lokasyona giriş konusundaki tartışmadan ibaret olduğu anlatılmakta ise de davacının yukarıda belirtildiği üzere lokasyonun işletilmesinde Nestle'nin standartlarına uymadığı ve denetimlerden geçemediği anlaşılmaktadır. Yine lokasyonun devri konusunda da sözleşmeye aykırı hareket edildiği, işyerinin devir niyetinin davalı firmaya bildirilmediği, onunla bu durumun müzakere edilmediği anlaşılmaktadır. Lokasyonun ise tek girişinin olması ve kapalı devre çalışması sözleşmenin eki olan krokide bellidir. Davacı bir tacir olup. Sözleşmeyi gerekirse hukuki yardım alarak incelemek, davalı ile tartışmak ve lokasyonun fiziki durumuna göre kapalı devre çalışma sistemi içerisinde bu durumları öngörüp tartışmak durumundadır. Davacının basiretli bir tüccar gibi hareket etmediği, Nestle'nin standartlarına ve kurallarına uymadığı, defalarca yapılan incelemelerde denetimlerden geçemediği, işyerini de davalı ile müzakere etmeden satışa çıkardığı anlaşıldığından davalı sözleşmenin feshinde haklıdır. Bu nedenle davacı taraf tazminat talep edemez. Davanın bu nedenle reddi gerekmiştir. Davacının tazminat istemine ve bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz ve taleplerine kısaca değinmek gerekirse;

Davacı taraf netice-i talebinde;

1.Sözleşmenin devam edeceğine duyulan güven nedeniyle yapılan giderler yani MENFİ ZARAR.

Bilirkişi raporuna göre, 24.sayfada da açıklandığı üzere davacının ticari defterlerinde görünen giderlerin olağan işletme giderleri olduğu, tadilat, dekorasyon, demirbaş vb.sabit nitelikte yatırım giderleri olmadığı anlaşılmaktadır. Sadece 557.964,01.-TL demirbaş gideri olduğu defter kayıtlarından anlaşılmıştır. Bu demirbaşlar da 14.11.2023 tarih ve ... nolu fatura ile KDV Dahil 600.000 TL bedelle dava dışı ... Şirketi'ne satışının gerçekleştirilerek elden çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle talep edilebilir bir Menfi Zarar yoktur

2.Mahrum kalınan kar nedeniyle oluşan zarar yani MÜSPET ZARAR talep edilmiştir. Davacı tarafın işletmeyi normal şartlarda 2.000.000,00.-TL'ye devredebilecekken 600.000,00.-TL'ye devrettiğini belirterek aradaki farkı da mahrum kalınan kâr olarak yorumlamaktadır.

Öncelikle "Kâr mahrumiyeti" veya "Mahrum Kalınan Kâr" sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu makul süre içinde elde etmesi muhtemel gelir demektir. İşyerinin devrinden kaynaklanan fark bu tanıma girmez. Kaldı ki ticari hayatta hava parası olarak da bilinen iş yeri devir bedeli çok subjektif bir durumdur. Lokasyonun özelliklerine, müşteri portföyü kadar kişiden kişiye, beklentilere, kişisel ve ticari zekaya göre biçilen subjektif - öznel bir fiyattır. Bu fiyatlamanın objektif olarak hesaplanabilmesi mümkün görülmediği gibi kâr mahrumiyeti içinde de değildir. Davacının sürekli zarar etmesi, kâr edememesi nedeniyle bilirkişi tarafından kâr mahrumiyeti hesaplanamamış ise de Yargıtay içtihatlarında belirtilen, davacının 3.şahıslarla aynı nitelikte benzer bir sözleşmeyi yapabileceği makul bir sürenin belirlenmesi, davacının sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu makul süre içinde elde etmesi muhtemel gelirinin tespit edilmesi ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderlerin de mahsubu ile kâr mahrumiyeti hesabına da zaten aşağıdaki nedenle girilemez.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere Menfi Zarar ile Müspet Zarar birlikte istenemez (Emsal; Yargıtay HGK.nun 12.05.2010 tarih ve... E....K. Yargıtay 6.HD.nin 30.12.2014 tarih ve ... E. ... K.) Bu nedenle davacı vekiline 17.11.2025 tarihli celsenin (4) nolu ara kararı ile hangi zararını talep ettiği sorularak beyanda bulunması için 2 hafta kesin süre verilmiş, davacı vekili tercihte bulunmamıştır. Beyan süresinden sonra verilen dilekçe de net ve tereddüte mahal bırakmayacak bir tercih yapılmamıştır. Bu nedenle hangi zararın hesap edileceği konusunda yargılamaya yön verilemediğinden dava bu yönüyle de ispatlanamamış durumdadır. 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ve hedef süre konusundaki titizlik de dikkate alınarak ek veya yeni bir heyetten rapor almaya gerek duyulmamıştır.

Sonuç olarak davalının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu kabul edildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE,

1.Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 121,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,

2.Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

4.Davalı tarafça sarf edilen 5,00-TL yargılama giderinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,

5.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,

6.Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE,

Dair, davacı asil ve taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.

341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/04/2026 KATİP - HAKİM -

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog