11. Hukuk Dairesi 2015/3126 E. , 2015/10191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2014 NUMARASI : 2012/196-2014/90
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 gün ve 2012/196-2014/90 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.12.2014 gün ve 2014/12038-201419658 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına TPE nezdinde tescilli 2004 05344 no'lu “F.” ibareli markanın davalı tarafından aynı sektörde reklam ve ürünlerinde kullandığını, bu durumun haksız rekabete yol açtığını, ihtarnameye rağmen davalının markayı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine ve men'ine, davalının 556 KHK 66/c maddesi uyarınca 10.000 TL maddi tazminata, 10.000 TL manevi tazminata mahkumiyetine karar verilmesini ve hükmün ilan edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin davacı adına tescilli “F.” markasına vaki tecavüzünün önlenmesiyle menine, tescilli “F.” ibareli markanın kullanıldığı tebalalarının sökülmesine, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, değiştirilebiliryorsa değiştirilmesine, aksi taktirde karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınarak imhasına, 2.065,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.