Esas No
E. 2015/2275
Karar No
K. 2015/8020
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

14. Hukuk Dairesi

E. 2015/2275 K. 2015/8020 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/2275, K. 2015/8020, T. 09.09.2015
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/2275
Karar No
2015/8020
Karar Tarihi
09.09.2015
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Miras Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

14. Hukuk Dairesi         2015/2275 E.  ,  2015/8020 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Eşme Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 12/11/2013

NUMARASI : 2012/409-2013/218

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.12.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı, davalı hakkındaki icra takibinde borca yeter malvarlığının bulunmadığının belirlendiğini, davalının alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla Eşme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/288 Esas, 386 sayılı Kararıyla mirası reddettiğini, ayrıca miras vekil aracılığıyla reddedilmiş olup vekilin vekaletnamesinde buna ilişkin yetki bulunmadığını, bunun yanında davalının mirası sahiplenerek intikal vergi beyannamesi verdiğini ileri sürerek mirasın reddinin iptalini istemiştir. Davalı, alacaklılardan mal kaçırma amacının bulunmadığını, usul yasasında mirasın reddi için vekaletnamede özel yetki bulunması gerektiğine dair bir düzenlemenin yer almadığını, vergi beyannamesini okumadan imzaladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalının vekil aracılığıyla mirası reddettiği ancak vekaletnamede mirasın reddine ilişkin bir yetki bulunmadığı gerekçesiyle mirasın reddi kararının iptali ile mirası kabul etmiş sayılmasına dair karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, mirasın gerçek reddinin iptali istemine ilişkindir.

TMK'nın 617. maddesi uyarınca borcunu ödemeyen, güvence vermeyen ve malvarlığı kendi borcunu ödemeye yetmeyen, alacaklılarına zarar vermek kastıyla mirası reddeden mirasçının alacaklıları veya iflas masası ret tarihinden itibaren 6 ay içinde reddin iptali davası açabilir. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bir ya da birkaç mirasçının reddinin iptaline karar verilirse ilgili mirasçıların miras payları resmen tasfiye edilir. Sulh hakimi, reddeden mirasçıların yerine kayyım atar. Diğer mirasçıların hakları korunur.

Somut uyuşmazlıkta, davacı alacaklı olduğu davalının mirası reddetmesi nedeniyle TMK'nın 617. maddesine dayanarak mirasın reddinin iptalini istemiştir. Mirası reddeden vekilin vekaletnamesinde özel yetki bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mirasın reddinin iptalinin hangi hallerde yapılacağı TMK'nın 617 ve 610/2 maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeler uyarınca mirasın reddinin iptali nedenleri arasında, mirası reddeden vekilin vekaletnamesinde özel yetkinin bulunup bulunmadığı sayılmamıştır. Davacı TMK'nın 617. maddesine dayanarak istemde bulunduğundan davalının kötüniyetinden sözedebilmek için malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediğinin sabit olması gerekir. Bu nedenle, davacı tarafından borçlu mirasçı hakkında Eşme İcra Dairesinin 2012/340 sayılı dosyasında yürütülen takip nedeniyle "aciz vesikası" alınmamış olduğuna göre mahkemece, davalının şahsi malvarlığının ret tarihindeki değeri tespit edilip, bu malvarlığının borcunu karşılamaya yeterli olup olmadığının usulünce araştırılıp saptanması; yeterli ise talebin reddi, yeterli olmaması halinde ise davalı da yeterli güvence göstermediği takdirde reddin iptaline karar verilmesi gerekir. Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlarda gerekli araştırmalar yapılmadan eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de; birden çok mirasçının varlığı halinde, reddin iptaline karar verilmesi durumunda, TMK'nın 617/2 maddesi gereğince reddi iptal edilen mirasçının miras payının resmi tasfiyeye tabi olacağı gözetilmeden "mirası kabul etmiş sayılmasına" karar verilmesi de doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Miras Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog