12. Ceza Dairesi 2015/10291 E. , 2015/14678 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No : 12 - 2014/329375
Mahkemesi : Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 22/05/2014
Numarası : 2013/359 - 2014/357
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; sanık tarafından, dava konusu İstanbul III numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 15.11.1995 tarih ve 7755 sayılı kararı ile 1. derece doğal sit alanı olarak belirlenen, maliye hazinesi üzerine kayıtlı, .... İlçesi,... köyü, ...caddesi, bila numaralı 4000 metrekare arazi içerisinde yapılan 11.05.2010 tarihli kolluk denetiminde, kaba inşaatı devam eden, sulama havuzu inşaatının yapılmakta olduğunun, sanığın eyleminin izinsiz fiziki ve inşai müdahale kapsamında bulunduğunun tespit edildiği, olay yerinde yapılan 05.01.2011 tarihli keşfe iştirak eden inşaat mühendisi ile harita mühendisinin bilirkişi raporu ve ekli olay yeri fotoğraflarının incelenmesiyle, sulama havuzu inşaatının devam ettirilmediği, yan duvarlarının yıkılıp kaldırıldığı, ancak beton zeminin halen durduğunun anlaşıldığı, suça konu taşınmazın maliye hazinesi adına kayıtlı olması nedeniyle eylemin hukuka uygun bir zeminde icra edilmediği ve eylemin izne bağlanmasının da mümkün olmadığı, sanığın verdiği 12.05.2010 tarihli ifadesinde de davaya konu yerin 2B arazisi olduğunu bildiğini beyan ettiği, bu nedenlerle sanığın iyi niyetle hareket ettiğinin kabul olunamayacağı ve mahkemenin sanık hakkındaki beraat gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; Dairemizin 03.04.2013 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere, suça konu yerde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, söz konusu sulama havuzunun tam anlamı ile kaldırılıp kaldırılmadığının, kaldırılmış olsa dahi doğal yapının bütünlüğüne verilmiş bir zararın bulunup bulunmadığının, suça konu yerin eski haline tam anlamıyla getirilip getirilmediğinin tartışmasız olarak tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.