4. Hukuk Dairesi         2014/13050 E.  ,  2015/11547 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 21/05/2013

NUMARASI : 2009/217-2013/211

Davacı S.. P.. vekili Avukat Mukaddes tarafından, davalılar T.. H.. ve diğerleri aleyhine 25/08/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 21/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne, tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1.Davacının, davalılar T.. H.. ile T.. R..'ne yönelik temyiz itirazları yönünden; Dava, hatalı tedavi nedeniyle uğranıldığı bildirilen maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, 30/01/2007 tarihinde sol gözüne, davalı T.C. Trakya Üniversitesi Hastanesi'nde görevli olan davalı doktor M.. A.. tarafından katarakt ameliyatı yapıldığını, ameliyattan bir süre sonra az görme şikayeti ile aynı üniversiteye tekrar başvurduğunu ve davalı doktor H.. E.. tarafından yeniden ameliyat edildiğini, şikayetlerinin devam etmesi nedeniyle bu kez davalı T.C. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi'ne müracaat ettiğini, burada da davalı doktorlar R.. K.. ve S.. T.. tarafından ameliyat edildiğini, tüm bu ameliyatların hatalı yapılmış olması nedeniyle gözünün görme yeteneğini neredeyse kaybettiğini ve küçüldüğünü belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini istemiştir. Davalılar, davanın görev ve husumet nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, 22/06/2010 tarihli oturumda davalıların görev itirazlarının reddine karar verilerek, yargılamaya devam edilmiş; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 06/05/2011 günlü raporu uyarınca, davalıların davacıya uyguladıkları tedavinin tıbba ve fenne uygun olduğu, davalıların tıbbi ve cerrahi işlemlerden dolayı atfı kabil kusurlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmiştir.

İstemin ileri sürülüş biçimine göre davacı; açıkça, davalılar T.. H.. ile T.. R..'nün hizmet kusuruna dayanmıştır. Davalı üniversiteler, kamusal kurallar çerçevesinde faaliyet göstermekte olup eylem ve işlemleri de kamusal niteliktedir ve kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında ve hizmet kusurundan doğan zararların gideriminde ise idari yargı görevlidir. (2577 sayılı İYUY. m.2)

Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilir. Açıklanan nedenle; mahkemece, davalı T.. H.. ile T.. R.. yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esastan reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

2.Davacının, davalılar R.. K.., S.. T.., H.. E.. ve M.. A..'e yönelik temyiz itirazları yönünden;

Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da; bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.

Davaya konu edilen olayda; davalı üniversite hastanelerinde doktor olarak çalışan ve kamu görevlisi olan davalıların, hatalı tedavi ve ameliyatlar yaptıkları, bu hatalı ameliyatlar nedeniyle sol gözün görme işlevini yitirdiği, davalı doktorların görevleri sırasında ve görevlerinden dolayı davacıyı zarara uğrattıkları ileri sürülmektedir. Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. Maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; adı geçen davalılara husumet tevcih edilmesi doğru değildir.

Mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, davalılar R.. K.., S.. T.., H.. E.. ve M.. A.. hakkında davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ; Temyiz edilen kararın, yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalılar T.. H.. ile T.. R.. yönünden, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalılar R.. K.., S.. T.., H.. E.. ve M.. A.. yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
15.10.2015 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K657 md.13/1