2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: ... Yüksek Kurulu'nun 14.12.1974 tarih, 8172 sayılı kararıyla belirlenen ...Tarihi Sit Alanı içerisinde kalan ve aynı Kurulun 24.06.1983 tarih, 15175 sayılı kararıyla korunması gerekli kültür varlığı olduğu kabul edilen... ili, .. ilçesi,... mahallesi, 944 ada, 8 sayılı parselde yer alan tescilli binanın sanık ... tarafından 05.10.1989 tarihinde satın alındığı, binada restorasyon yapılmak istendiğinden hazırlatılan projenin ... Koruma Kurulu'nun 26.09.1989 tarih, 1602 sayılı kararıyla uygun bulunarak onaylandığı ve tescilli binanın koruma grubunun (3.) olarak belirlendiği, onaylı proje doğrultusunda başlanılan restorasyon işlerinin sanık beyanına göre 1994 tarihinde tamamlandığı, davaya konu yapıda... Koruma Bölge Kurulu'nun görevlilerince yapılan 07.02.2011 tarihli denetimde, onaylı projeye aykırı uygulamalar yapılmış olduğunun tespit edildiği, aykırılıkların giderilmesinin istenilmesine rağmen yerinde yapılan 12.07.2012 tarihli denetimde de yapının kot seviyesinde ilave bir bölüm yapılması nedeniyle binanın genişletildiğinin tespit edildiği, bu tespit üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu'nun 18.07.2012 tarih, 601 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, davaya konu binanın sahibi olan sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, 11.10.2013 tarih ve 28792 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun gereğince, sit alanı ilanına veya koruma kararına ilişkin kararların ilgililerine tebliğ edilmesinin zorunlu hale getirildiği, olayda ise tebliğin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, sanığın beraatine karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun, 11.10.2013 tarihinden İtibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının veya koruma kararının tapu kaydına şerh verilmesinin, koruma kararının ilgililerince bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin tek yapı ölçeğindeki kültür varlığı olduğu, ancak koruma kararının 11.10.2013 tarihinden önce, 24.06.1983 tarihinde kabul edildiği, sanığın davaya konu binada tadilat yapabilmesi için proje hazırlatması ve hazırlatılan projenin 26.09.1989 tarihinde ilgili Koruma Kurulu'nca onaylanması üzerine tadilat işlerine başlanması karşısında, davaya konu yerin korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğunun sanık tarafından bilindiğinin kabul edilmesi gerektiği, böylece sanık hakkında kurulan beraat gerekçesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla,