16. Hukuk Dairesi 2006/5499 E., 2006/6895 K.
16. Hukuk Dairesi 2006/5499 E., 2006/6895 K.
ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZLAR
KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
Yargıtay bozma ilamında özetle: "105 adada yer alıp aynı nedenle davalı bulunan tüm taşınmazlarla ilgili dava dosyalarının birleştirilmesi, bundan sonra bu parselleri kenardan çevreleyen tüm komşu taşınmazların onaylı tutanak örnekleri ile dayanakları, tarafların dayandıları ve dayanacakları tüm delillerin celbedilmesi ve dosya ikmal edildikten sonra mahallinde usulen keşif icra edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli 105 ada 40 parselin davalı N… ….., 105 ada 41 parselin davalı S… …… adlarına tesciline, çekişmeli 105 ada 42 parselin mer'a olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş: hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı N… ….. tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, Yasa'ya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava ve temyize konu 105 ada 42 sayılı parselin kamu orta malı niteliğinde mer'a olduğu, mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi anlatımı ve uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre davalı Nimet'in yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile 105 ada 42 sayılı parselle ilgili hükmün ONANMASINA,
2.Hazine vekilinin 105 ada 40 ve 41 sayılı parsellere ilişkin temyizine gelince, mahkemece anılan parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya Yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı ve zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilen davalılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazların üç tarafının kamu orta malı mer'a ile çevrili olduğu, tarım arazilerinden dere ile ayrıldığı eğimli toprak yapısı ve niteliği itibariyle 67 mer'a parseli ile benzerlik gösterip, arada ayırıcı bir unsur bulunmadığı dosya kapsamıyla belirlenmiştir. Taşınmazlarla aynı nitelikteki 39 sayılı taşınmazında hükmen mer'a olarak sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda taşınmazların konumu, toprak yapısı ve ayırıcı unsur olmaması nedeniyle mer'a ile bütünlük arzettiği, tarım arazisi olarak düşünülmesi halinde mer'anın bütünlüğünün bozulacağı ortadadır. Arazilerin belirlenen özellikleri ve konumları nazara alındığında mer'adan elde edildiklerinin kabulü zorunludur.
Her ne kadar uzman bilirkişiler taşınmazların mer'a özelliği taşımadığını, tanıklarda uzun süredir davalılar tarafından kullanıldığını bildirmişler ise de; uzman bilirkişilerin eylemli duruma uymayan ve kendi içinde çelişen raporlarına değer verilemeyeceği gibi, tanıkların uzun süredir kullanılıyor şeklindeki ifadeleri de, (bu tür yerlerin süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle kazanılamayacağı temel kuralı sebebiyle) hükme esas alınamaz. Bu nedenle Hazine'nin davasının kabulüne ve taşınmazların mer'a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece arazilerin yapısına ve eylemli durumuna uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verlidi.