4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2014/10312 E. , 2015/8911 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/04/2009 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, haketmediği halde yetim aylığı alan davalıya yersiz ödenen aylıkların iadesi için icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Dosya kapsamından, davalının yetim aylığı alırken, emekli aylığı da almaya başladığı, gayrimenkulleri de olduğu tespit edilerek, muhtaç olmadığına karar verildiği, aylığının kesildiği ve yersiz yapılan ödemenin iadesinin istendiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle; davalının, kurumca ödenmemesi gerektiği halde ödenen aylıkları aldığı ve kötüniyetli olmadığının kabulü gerekir. Yine, davalının aylıklarının hangi tarihten itibaren kesilmesi gerektiği ve zararın miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirmektedir. Bu nedenle, likit bir alacaktan da söz edilemez. Şu durumda, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. Ancak, yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı da gerektirmediğinden, HUMK’nun 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.