10. Hukuk Dairesi 2008/3610 E., 2008/4883 K.
10. Hukuk Dairesi 2008/3610 E., 2008/4883 K.
BORCUN TAHAKKUK VE TEDİYESİ
MÜŞTEREK VE MÜTESELSİL SORUMLULUK
506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 80 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 438 ]
6183 S. AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN [ Madde 58 ]
"İçtihat Metni"
Ödeme emrinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davacı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29/04/2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av. MG ile karşı taraf adına Av. GP geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ET tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Takip konusu prim borçlarının ilişkin olduğu dönemde, yönetim kurulu üyesi olarak, (B) grubu imza yetkisine sahip olan davacı, 20.000.000.000 lirayı aşmayan işlemlerde şirketi borç ve taahhüt altına sokmak yanında, Sosyal Sigortalar Kurumu ile cari her nevi muamele ve yazışmaların yapılması konusunda yetkili olup; yetkinin başka bir yönetim kurulu üyesiyle birlikte kullanılması konusundaki şirket işleyişine yönelik düzenleme de, davacının, 506 sayılı Yasanın 80. maddesi uyarınca primlerin yasal sürede "tahakkuk ve tediyesini" sağlamayan "üst düzey yönetici veya yetkili" konumunda, prim borcundan işverenle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırıcı nitelikte bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazları yerinde bulunmamıştır. 6183 sayılı Yasanın 58/5 maddesinde yer alan, "İtirazında tamamen veya kısmen haksız çıkan borçludan, hakkındaki itirazın reddolunduğu miktardaki amme alacağı %10 zamla tahsil edilir." Düzenlemesinin, hüküm kurulurken gözetilmemiş olması ise usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.