Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen karar hükümlü olması nedeniyle vasisine tebliğ edilmiş ise de; hükümlü olması nedeniyle vasi atanan şahsın temyiz hakkını kulanabileceği ve bunun doğal sonucu olarak gerekçeli kararın bizzat sanığa da tebliğinin gerektiği dikkate alındığında; sanık tarafından dilekçenin verildiği tarih öğrenme tarihi ve buna bağlı olarak temyizin geçerli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;