6. Hukuk Dairesi 2008/10291 E., 2008/13429 K.
6. Hukuk Dairesi 2008/10291 E., 2008/13429 K.
HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
ÖNALIM HAKKI
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 705 ]
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 733 ]
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1022 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 225 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 231 ]
"İçtihat Metni"
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar Dairemizin 24.06.2008 gün ve 3424-8183 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili 14.2.2006 tarihli dava dilekçesinde müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 1 nolu parselin paydaşlarından olduğunu, davalının ise aynı taşınmazda 29.11.2005 tarihinde pay edindiğini haricen öğrendiğini,davacıya bu konuda bir bildirim yapılmadığını belirterek önalıma konu payın iptali ve tescilini istemiştir.Davalı vekili ise davanın süre yönünden reddi gerektiğini dava konusu payın 26.5.2002 tarihinde açık artırma ile satıldığını bu ihaleye katılan davacının satışı aynı gün öğrendiğini,ihale ile yapılan satışlarda dava süresinin tapuya tescil tarihinden değil ihalenin kesinleştiği tarihte başladığını,önceki malikin devir ile ilgili uygulamalarının idari yargıda dava konusu yapıldığını,sonuçta tescil işleminin 29.11.2005 tarihinde yapıldığını.bu tescil işleminin satış olmayıp özelleştirme yüksek kurulunun kararı gereği devir niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK.nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
B. K'nun 225/2.
maddesi "herkesin iştirak edebildiği ihtiyari ve aleni müzayedelerde satımın, satıcının ihalesi ile münakit olur" hükümünü içermektedir. Madde hükmünden de açıkca anlaşıldığı üzere aleni ve herkesin katılabileceği ihtiyari artırmada satım sözleşmesi ihale memurunun veya devir edenin ihaleyi açıklamasıyla kurulmuş olur. Fakat taşınmazın mülkiyeti Borçlar Kanunu'nun 231. maddesi hükmü uyarınca ancak tapu siciline kaydedilmekle geçer.Dava konusu payın Sümer Holding A.Ş. tarafından 16.05.2002 tarihinde ihtiyari müzayede ile davalıya usulüne uygun olarak satıldığı ve bedelinin tahsil edildiği hususlarında yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık; TMK.nun 733.maddesinde öngörülen iki yıllık hak düşürücü sürenin, isteğe bağlı açık arttırmalarda ihale tarihinde mi yoksa, satışın tapu siciline tescil edildiği tarihte mi işlemeye başlayacağı buna göre davanın süresinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
TMK.
705.maddesi hükmü uyarınca kural olarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur.Diğer yandan aynı Yasanın 1022.maddesi gereğince ayni haklar kütüğe tescil ile doğar ve bundan sonra üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelir.Önalım davalarında hak düşürücü süreyi düzenleyen TMK.nun 733.maddesinde; satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiş ve hakkın, satışın hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve herhalde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşeceği öngörülmüştür.
Maddedeki "satıştan" tapu memuru önünde yapılan ve tapu kütüğüne tescil edilen satış kasdedilmektedir. Çünkü ayni hak tapu kütüğüne tescil ile doğar. Önalım hakkının kullanılması için hak düşürücü sürenin ihalenin kesinleştiği tarihten itibaren başlatılması düşünülemez. . Dava açma tasarrufi bir işlem olduğuna göre üçüncü kişiler yönünden mülkiyet, iktisabın tapu kütüğüne tescil edilmesi ile doğacağından ve ancak bundan sonra tapu sicilinin aleniyetinden söz edilebileceğinden bildirim yapılmayan hallerde iki yıllık hak düşürücü sürenin bu tescil tarihinden itibaren başlaması gerekir.
Olayımıza gelince ;Önalım hakkının ilişkin bulunduğu 1 No'lu parselde bulunan pay başlangıçta Sümer Holding AŞ'ye ait iken özelleştirme kapsamında 16.5.2002 tarihinde 22.500 YTL bedelle davalıya satılmış, yapılan ihale 19.6.2002 tarihinde onaylanarak kesinleşmiş ve 22.6.2002 tarihli resmi gazetede yayımlanmıştır. Özelleştirme idaresinin daha sonra 1.8.2002 tarihinde ihale ile yapılan satışın iptaline karar vermesi üzerine davalı tarafından açılan dava sonunda Sivas İdare Mahkemesi'nin 27.2.2004 gün ve 2003 / 1145 esas 2004 / 177 karar sayılı kararı ile idarenin iptal işleminin iptaline karar verilmiş ve bu karar 3.3.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Özelleştirme idaresi daha sonra 7.10.2002 tarihinde aynı payı 22.500 YTL üzerinden 2942 Sayılı Kanun'un 30. maddesine göre TCDD'ye devretmiş ve pay 8.11.2002 tarihinde TCDD adına tescil edilmiştir. Ancak İdare Mahkemesi'nin ihalenin fesih kararını iptal etmesi üzerine bu kez 11.8.2005 gün ve 2005 / 93 sayılı kararı ile payın davalıya devrine ve devir bedeli olan 22.500 YTL'nin TCDD'ye iadesine karar vermiştir. Bu karar üzerine dava konusu edilen pay, edinme sebebi olarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun yukarıda belirtilen 11.8.2005 tarihli kararı gösterilerek 29.11.2005 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir. Bu durumda davacının önalım hakkını kullanması için hak düşürücü süre bu tarihten itibaren işlemeye başlamıştır. Yapılan satış davacıya noter aracılığıyla bildirilmediğinden iki yıllık hak düşürücü süre içinde 14.02.2006 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu bu defaki incelemeden anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.