Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 353 Sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu Ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "Askeri Mahkemelerin Görevleri" başlığı altında düzenlenen İkinci Bölümünde yer alan "Genel Görev" başlıklı 9.maddesinde; "Askeri Mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler" hükmünün düzenlendiği; sanığın jandarma personeli olması nedeniyle Jandarmanın hangi netilikteki görevler ile görevlendirildiğine ilişkin yasal düzenlemenin göz önünde tutularak görevli yargı yerinin buna göre belirlenmesi gerektiği; 2803 sayılı Jandarma Teşkilat Görev Ve Yetkileri Yasasının 7.maddesinde, Jandarmanın mülki, adli, askeri ve diğer görevler olmak üzere sorumluluk alanının belirlendiği; 2803 sayılı Yasanın 15 ve Yönetmeliğin 186.maddelerine göre jandarma personelinin ancak askeri hizmete ilişkin eylemlerinden dolayı askeri yargıya tabi bulundukları öngörülmesi karşısında; sanık jandarma astsubayın, idari işlemlerle ilgili olarak yazıp bazı yerlere gönderdiği iddia edilen ihbar dilekçesinin askerlik görevi ile ilgili olmadığı anlaşılmakla; Jandarma Astsubay sanığın mülki görevleri sırasında işlediği ileri sürülen suç nedeniyle hakkında açılan kamu davasının adli yargı yerinde görülmesi ve yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yargılamanın askeri mahkemenin görevine girdiğinden söz edilerek görevsizlik kararı verilmesi,