20. Hukuk Dairesi 2008/12930 E., 2008/17818 K.

20. Hukuk Dairesi 2008/12930 E., 2008/17818 K.

2-B UYGULAMASI

ÖNCESİ ORMAN OLAN YERLER

TAPU İPTAL VE TESCİL

6831 S. ORMAN KANUNU [ Madde 11 ]

6831 S. ORMAN KANUNU [ Madde 2 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 13 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacılar vekili, Hazine adına ham toprak niteliği ile tapuda kayıtlı olan ve üzerinde 2/B madde sahasında kaldığı konusunda şerh bulunan Hasanbeyli Köyü 2294 parsel sayılı 25.605 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile bu parselin etrafında bulunan taşınmazın murisleri adına olan Mart 1932 tarih 7 ve Kasım 1944 tarih 219 numaralı tapu kayıtları ile 295 nolu vergi kaydı kapsamında bulunduğunu belirterek tapu kaydı iptali ile bitişiğindeki taşınmaz ile adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde sahasında kalan tapu iptali ve bitişiğindeki tapuda kayıtlı olmayan yerle birlikte tapuya tescile ilişkindir. Yörede 1979 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile 10.12.1996 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.

Davacı toprak tevzi yoluyla oluşan Kasım 1944 tarih 219 nolu (20 dönüm miktarlı, kuzeyi Ahmet, diğer hudutları ise çalılık olan) ve Mart 1932 tarih 7 nolu (15 dönüm miktarlı, Kuzeyi Ahmet oğlu Mustafa, güneyi Celal, batısı Salih oğlu Ahmet, doğusu çalılık olan 1771 sayılı Yasa gereğince oluşan) tapu kayıtlarına dayanarak 2294 sayılı parselin bir bölümü ile bitişiğindeki orrtıan kadastro sınırları içinde bulunan taşınmazın bir bölümünün adına tescilini istemektedir. 02.01.2008 tarihli orman bilirkişi raporu ekindeki krokide 1 nolu 15.673.31 m2 ve 2 nolu 3.695.30 m2 yüzölçümündeki taşınmazların yörede 1979 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı orman ve fen bilirkişi raporlarından anlaşıldığı gibi, bu konu taıtaflann da kabulündedir. Dava tapuya dayalı olarak tapu kaydının iptali ve te$ $cil harici bırakılan ormanlık alanın adlarına tescili talebini içermekle birlikte, davanın sonucunda kurulacak hüküm orman tahdidinin de iptalini gerektirmektedir. Davalı taşınmazların bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmış ve dava konusu taşınmazlar orman sınırları içine alınarak ilan edilmiş, süresi içinde davacı veya üçüncü kişilerce itiraz edilmediğinden işlem kesinleşmiştir. Tapu maliklerine tapu kaydına dayalı olarak 10 yıllık süre içinde dava açma hakkı, 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3373 sayılı Yasa ile getirildiğinden, bu hak, ancak 3373 sayılı Y&sa'nın yürürlüğünden sonra yapılan orman kadastro işlemlerine karşı kullanılabilir. Sözü edilen yasanın geriye yürüyeceği ve bu yasa ile tapu sahiplerine tanınan 10 yıllık sürenin önceki yasaların yürürlüğü sırasında kesinleşen orman kadastro işlemlerine de uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, orman kadastrosunun kesinleşme tarihi gözönünde bulundurulduğunda, 10 yıllık süre de çoktan geçmiştir. Orman kadastrosunun kesinleşmesinden yıllar sonra 1996 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmasının aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapılmış ve taşınmazın bir bölümü 2/B madde uygulamasına konu olmuştur. Ancak bu işlem yeni bir kadastro işlemi değildir ve davacılara veya başka kişilere yeni bir dava açma hakkı kazandırmaz. Kaldı ki, davacının dayandığı Kasım 1944 tarih 219 nolu tevzi tapusunun çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilmiş ise de, tek sabit sınır olan kuzeydeki Ahmet yerinin neresi olduğu belirlenemediğinden, bu kaydın dava konusu yerleri kapsadığı düşünülemeyeceği gibi, orman olan taşınmazların toprak tevzi yoluyla dağıtılacağı konusunda yasalarda bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamaz. Bu nedenlerle mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, davalı Hazine ile Çevre ve Orman Bakanlığı tek vekil ile kendilerini temsil ettirdiklerine, davanın niteliğinin de aynı olduğu gözönüne alındığında Hazine ve Çevre ve Orman Bakanlığı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, 14.02.2008 günlü kararın 4 ve 5. bentlerin hükümden çıkartılarak bunun yerine "davalı Çevre ve Orman Bakanlığı ile Hazine kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tari-fesi'ne göre 500.00 YTL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazine ile Çevre ve Orman Bakanlığı'na verilmesine" cümlesinin eklenmesi sureti ile hükmün HYUY'nin 438/7. maddesi gereğince düzeltilmesine ve bu şekliyle hükmün (ONANMASINA), 18.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
18.12.2008 ONANMASINA YARGITAYKARARI DIGER Genel Hukuk K5304 md.14 K1744 md.45