Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi 2008/3563 E., 2008/4910 K.

8. Hukuk Dairesi 2008/3563 E., 2008/4910 K.

İMAR VE İHYA OLGUSU

TAPUDA KAYITLI TAŞINMAZ

ZİLYETLİKLE KAZANMA

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ]

3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 17 ]

"İçtihat Metni"

Şaliye ile Hazine ve K... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair (Antalya Dördüncü Asliye Hukuk Hakimliği) nden verilen 19.03.2008 gün ve 197/92 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili; imar-ihya, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve devir hukuki nedenlerine dayanarak, kadastro tespitleri sırasında taşlık niteliği ile tespit dışı bırakılan, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bir parça yerin vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık ve çalılık yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı Köy temsilcisi ise, davacının dayanağını oluşturan satış senetlerini muhtar olarak kendisinin imzaladığını açıklayarak, başkaca bir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkin bulunmaktadır. Mahkemece yerinde yapılan keşifte dava konusu taşınmazın kısmen 62 parselde, kısmen de 1960 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında "taşlık" yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılan yerde kaldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık konusu taşınmazın kısmen kapsamında kaldığı 62 parsele ait tapulama tutanağındaki açıklamalara göre, söz konusu parsel köy mezarlığı olduğundan bahisle ve bu nitelikle K... Köyü Muhtarlığı adına tespit edilmiş olup, tespitin 08.07.1966 tarihinde kesinleşmesiyle anılan Köy Muhtarlığı adına sicil oluşmuştur. Davacı bu davayı açarken 40 yıllık eklemeli zilyetliğe dayanmaktadır. Dava tarihi olan 2007 yılından geriye doğru 40 yıl gidildiğinde 1967 yılına ulaşılmaktadır. 1967 yılında 62 parsel kapsamında kalan taşınmaz bölümü tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Tapulu taşınmazlarda zilyetlik kaç yıla ulaşırsa ulaşsın edinim mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece 62 parsel kapsamında kalan taşınmaz bölümüne yönelik davanın reddi doğru olmaktadır.

Tapulama sırasında taşlık niteliği ile tespit dışı bırakılan yer kapsamında kalan taşınmaz bölümüne gelince; bu gibi yerlerin imar ve ihya edilmelerinden sonra koşulları mevcut olduğu takdirde zilyetleri tarafından kazanılması ve tapuya tescil edilmesi mümkündür. Ancak yerel bilirkişi ve tanıklar bu yerin ilk defa 25 yıl kadar önce Ferit tarafından sahiplenilerek kullanılmaya başlandığını, taşınmazın hiçbir zaman imar ihya edilmediğini, tasarrufun ev ve ahır yapmak, hayvan barındırmak ve çok küçük bir alanda da sebze ekmek şeklinde gerçekleştiğini açıklamışlar, zirai uzman bilirkişi de 25.01.2008 günlü raporunda, taşınmazın meskun sahada kaldığını, üzerinde yer yer mostra vermiş kayalar bulunduğunu, imar-ihya edilen yerlerden olmadığını, tarım arazisi niteliğinde olmayıp, arsa niteliğinde bulunduğunu ve sebze ekilen alanın ise fenni bilirkişi tarafından 62 parselde kaldığı açıklanan ahırın doğusunda kalan 10-15 m2,lik bir alan olduğunu bildirmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, öncesi itibariyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki, kimse tarafından tarımsal amaçlı olarak kullanılmayan taşlık bir arazi olduğu anlaşılan davaya konu taşınmaz üzerinde hiçbir imar ihya çalışması yapılmadan ve araziye tarım arazisi vasfı kazandırılmadan, sadece ev ve ahır yapmak, hayvan barındırmak suretiyle var olan zilyetliğin kazanmayı sağlayan ekonomik amaca uygun ve kanunun aradığı bir kullanım şekli olmadığının açık bulunmasına göre, tespit dışı bırakılan alanda kalan taşınmaz bölümüne yönelik olarak yerel mahkemece verilen ret kararında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün (ONANMASINA), 16.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI DIGER Genel Hukuk K3402 md.17
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.