11. Ceza Dairesi 2008/21252 E., 2009/14703 K.
11. Ceza Dairesi 2008/21252 E., 2009/14703 K.
HÜKMÜN AÇIKLANMASI VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI
2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 174 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 231 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 309 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 40 ]
5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 223 ]
5395 S. ÇOCUK KORUMA KANUNU [ Madde 23 ]
5560 S. ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞK... [ Madde 23 ]
5728 S. TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KA... [ Madde 562 ]
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 504 ]
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 59 ]
"İçtihat Metni"
Dolandırıcılık suçundan sanıklar Dede Top ve Belgizar Top'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 504/7 ve 59/2.maddeleri uyarınca 1'er yıl 8'er ay hapis ve 956,00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Erzurum 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 tarihli ve 2006/177 esas, 2008/79 sayılı kararına itiraz üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılmasına ilişkin Erzurum 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.08.2008 tarihli ve 2008/368 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
Sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz sanıklar hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı, sanıklar tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra olağan kanun yollarına tabi olacağı, sanıklar tarafından verilen 05.08.2008 tarihli dilekçelerin esasen itiraz mahiyetinde bulunmadığı, dolayısıyla bu dilekçelerin temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak ortada açıklanan bir hüküm bulunmadığından anılan kararın temyiz kabiliyetinin de bulunmadığı nazara alındığında, bu sebeple mercii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden inceleme yapılamayacağı, keza bu yönde itiraz bulunmadığı,
Bu itibarla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz bulunmadığından mercii tarafından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği, kaldı ki itirazın kabul edilmesi durumunda sanık aleyhine sonuç doğuracağı gözetilmeden yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 18.11.2008 gün ve 2008/13538/57929 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 18.12.2008 gün ve KYB.2008/253511 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 13-12 sayılı kararında açıklandığı üzere, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kurumu, hukukumuzda ilk kez 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23.maddesi ile çocuklar hakkında, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23.maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231.maddesine eklenen 5-14.fıkralar ile de büyükler için kabul edilmiş, aynı Yasanın 40.maddesiyle 5395 sayılı Yasanın 23.maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılık hariç olmak koşuluyla , çocuk suçlular ile yetişkin suçlular hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı koşullara tabi kılınmıştır.
Yetişkin sanıklar yönünden başlangıçta şikayete bağlı suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabul edilen bu müessese, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile 5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 5 ve 14.fıkralarında yapılan değişiklik ile hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanabilir hale getirilmiş, şikayete bağlı suçlarla sınırlı olarak uygulanan bu müessese Anayasanın 174.maddesinde güvence altına alınan İnkılap Kanunlarında yer alan suçlar ayrık olmak üzere, tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahiptir.
Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında da bu husus; "sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY.nın 223.maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Müessesenin yargılama yasasında düzenlenmiş bulunması da onun karma niteliğini değiştirmez" denilmek suretiyle de açıkça vurgulanmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları;
a)Suça ilişkin koşullar;
1.Yapılan yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması, bu değerlendirme, yeni sistemde cezaların içtimai müessesine yer verilmemesi nedeniyle, her suç yönünden hükmedilen ceza miktarı dikkate alınmak suretiyle yapılacak, sanığın birden fazla suçtan mahkumiyeti halinde, bu mahkumiyetlerin toplamı nazara alınmayacak, ancak bu olgular sanığın suç işleme hususundaki eğilimi yönünden değerlendirilebilecektir.
2.Suçun, Anayasanın 174.maddesinde güvence altına alınan İnkılap Yasalarında yer alan suçlardan bulunmamalıdır.
b)Sanığa ilişkin koşullar;
1.Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması;
2.Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi gerekmektedir.
3.Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması gerekmektedir. Tüm bu koşulların bulunması halinde; mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek ve sanık beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurabilecek yasa yolu ise, 5271 sayılı CYY.nın 231.maddesinin 12.fıkrasında açıkça, "itiraz" olarak belirtilmiştir.
Merciince evrak üzerinde inceleme yapılabildiğinden, itiraza konu karar yönünden yapılacak inceleme de ancak 231.maddenin objektif koşullarının belirlenmesi ile ilgili sınırlı bir inceleme olmalıdır. Duruşmada kanıtlarla doğrudan temas etme olanağı bulunmayan merciin, kanıt değerlendirmesi yaparak yeni bir hüküm tesisi, itiraz kurumunun niteliğine aykırı olacaktır. İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadan, bu karara konu olan ve 231.maddenin 5.fıkrası uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olan hükmün değerlendirilmesi, 231 ve 271.maddelerdeki düzenlemelere aykırıdır. İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, 231.maddenin 6.fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılmalıdır.
Somut olay açısından, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren Erzurum 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 gün ve 2006/177 esas, 2008/79 sayılı kararına karşı yalnızca sanıkların başvuruda bulundukları gözetilerek, merciince sanıkların vaki başvurularının itiraz olarak değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, aleyhe sonuç yaratmayacak biçimde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Erzurum 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2008 gün ve 2006/177 esas, 2008/79 sayılı kararına yönelik itiraz üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılmasına ilişkin Erzurum 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 19.08.2008 gün ve 2008/368 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 03.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.