Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi 2009/7997 E., 2009/10103 K.

3. Hukuk Dairesi 2009/7997 E., 2009/10103 K.

VEKALET SÖZLEŞMESİ

ZAMANAŞIMI

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 126 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 128 ]

"İçtihat Metni"

Dava dilekçesinde, 2.077.690.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.

Davacı, vekili olan davalının Bursa Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/278 E. sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, tüm avukatlık ücreti ve masraflarını ödediği halde, kendi adına tahakkuk ettirilen 3.020 YTL/yi davalının aldığını beyanla 3.020 YTL'nin 26.02.2001 tarihinden itibaren yasal faiz ve tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, olayda davacının alacağının davalının borç bedelini aldığı ve zimmetine geçirdiği tarihte muaccel olacağı, davalının davacı adına tahakkuk eden harç bedelini 08.07.2003 tarihinde tahsil edip eldeki davanın 25.07.2008 günü açıldığından bahisle BK'nın 126 ve 128. maddeleri gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Davacılar ile davalı arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmak-tadır. Mahkemece de saptandığı gibi, BK'nın 126/4. maddesi gereğince vekalet akdinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. BK'nın 128. maddesine göre "Zamanaşımı alacağın muaccel olduğu zamandan başlar. Alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise, müruruzaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder."

Vekilin aldıklarını verme borcunun zamanaşımı, iade edilecek şeyin vekile teslimi tarihinden değil, vekalet akdinin sona ermesi tarihinden itibaren işlemeye başlar. Zira, BK'nın 392. maddesi uyarınca vekilin talep üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve her ne nam olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkiline iade yükümlülüğü bulunduğu gibi, vekil, sözleşme sürdükçe kendisine tevdii edilen kıymetleri saklamak yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülüğü ile iade yükümlülüğü karşılıklı olarak birbirlerini bertaraf eder ve aldıklarını iade borcunda zamanaşımı sözleşme sürdükçe yürümeye başlamaz. Bu nedenle iade borcunun muacceliyet anı sözleşmenin bitimi tarihidir. Somut olayda da davacı, davalı vekili azlettiğini açıklamış olup, azilname tarihine göre zamanaşımı dolup dolmadığı tespit edilebileceğinden, bu yön de (vekalet akdinin sona erme tarihi) araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BO-ZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.