8. Hukuk Dairesi 2008/3264 E., 2008/5027 K.
8. Hukuk Dairesi 2008/3264 E., 2008/5027 K.
GAİPLİK KARARI
KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ
TAPU İPTALİ VE TESCİL
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ]
"İçtihat Metni"
Fatma ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair (İstanbul Beşinci Asliye Hukuk Hakimliği)'nden verilen 19.12.2006 gün ve 85/328 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, 565 ada 10 parselin Şerif oğlu Ahmet adına bulunan 3/6 paya ait tapu kaydının TMK'nın 713/2. maddesi gereğince iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını, daha önce açılan davalar olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayıt maliki hakkında alınan gaiplik kararı bulunmadığı, gaiplik kararı alınsa bile gaip olan kimsenin malına kayyım atanması halinde kayyımla idare süresinin biteceği, on yıl sonunda taşınmazın TMK'nın 588.maddesi gereği Hazine'ye intikal edeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 565 ada 10 parsel, 28.02.1952 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 21.03.1933 tarih 57 ve 25 Teşrinievvel 1930 tarih 50 sıra numaralı tapu kayıtları uygulanmak suretiyle 3/6 payı Şerif oğlu Ahmet, 1/6'şar payı ise Mehmet oğlu İ.Hakkı, Mehmet kızı H.Mürüvvet ve Mehmet kızı F.Saide adlarına tespit edilmiş, tutanak 05.09.1952 tarihinde kesinleşmiş, Şerif oğlu Ahmet'e ait 3/6 pay tapuda intikal görmemiştir. Dava, TMK'nın 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, 3/9 pay maliki Şerif oğlu Ahmet'in gaip olduğunu, 1934 yılından beri taşınmazda bir zilyetliği bulunmadığını, kim olduğunun bilin-mediğini, davacıların daha öncesi hariç 1952 yılından sonra 54 yıldır taşınmazın tümüne malik sıfatı ile zilyet olduklarını açıklayarak TMK'nın 713/2. maddesi uyarınca gaip adına kayıtlı payın iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava konusu payın kadastro çalışmalarında dayanak tapular uygulanarak kayıt maliki adına tespit ve tescil edildiği dikkate alındığında Şerif oğlu Ahmet'in tapu kütüğünden anlaşılamayan kişi olarak kabul edilemeyeceği, tapu kaydındaki açıklamalara göre bilinen ve tanınan kişi olduğu dikkate alınarak davanın TMK'nın 713/2. maddesinde yazılı bulunan "... gaiplik., ."sebebine göre yürütülmesi gerekir. Dosya arasında dava konusu pay malikinin gaipliğine ilişkin alınmış bir karar bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafça kadastro tespitinin yapıldığı tarihte kayıt malikinin gaip olduğunun kabulü gerektiği iddia edilmekte ise de, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre gaiplik kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmiş olması halinde taşınmaza ilişkin tapu kaydının hukuki değerini yitirebileceği, dosyada herhangi bir gaiplik kararı bulunmadığı, bu nedenle gaiplik nedenine ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşıldığına göre davacıların davasının yazılı şekilde reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun görülen hükmün (ONANMASINA), 20.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.