Taraflar arasındaki 221 sayılı Yasa veya 2942 sayılı Yasa'nın 38. maddesine dayanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Dava 221 sayılı Yasa veya 2942 sayılı Yasa'nın 38. maddesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dahili davalı Hasan tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce elatıldığı anlaşılmaktadır. 221 sayılı Kanun'un 1. maddesinde n6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın Kamulaştırma Kanunlarının gözönünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır", 4. maddesinde de; ''Gayrimenkulun bedelini dava hakkı, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer." hükümleri yer almaktadır. 221 sayılı Yasa 12.01.1961 günü yürürlüğe girdiğinden, davacının dava hakkı, 2 sene sonrası olan 13.01.1963 günü sona ermiş olup, dava konusu taşınmazın 09.10.1956 gününden önce elatılan kısımları yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi sonucu itibariyle doğrudur. Dahili davalı Hasan'ın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (ONANMASINA), peşin alınan temyiz harcının Hazine'ye irad kaydedilmesine 19.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.