13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/24311 E. , 2015/23092 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Bankadan konut kredisi kullandığını, kendisinden “dosya masrafı” adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, 6.651.85 TL’nin kesinti tarihlerinden olmazsa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesini talep etmiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, toplam 6.651,85 TL nin 2.201,99 TL sinin 21.05.2008, 2,405,54 TL sinin 30.10.2009 ve 2.044,32 TL sinin 28.12.2010 olan kesintilerin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2.Davacı eldeki dava ile, davalı Bankadan almış olduğu konut kredisi nedeniyle kendisinden haksız olarak tahsil edilen miktarların, kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece de davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 117.maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğü ispat edilemediğine göre, mahkemece hükmedilen alacak miktarının dava dilekçesi ile talep edilen miktarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, açıklanan husus göz ardı edilerek, hükmedilen alacak miktarına kesinti tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK.’nun 370/2. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.