13. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; “Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” yerine, 5271 sayılı CMK'da yer almayan “sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter nitelikte şüpheden uzak somut delil elde edilememesi” nedeniyle beraat kararı verilmesi ve hükümde beraat kararının dayanağını oluşturan kanun maddesi yazılmayarak 5271 sayılı CMK'nın 230/2, 232/6 ve 223/2-e maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki “Sanıklardan ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter nitelikte şüpheden uzak somut delil elde edilememesi” şeklindeki ibare çıkartılarak, “5271 sayılı CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık ... tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine” ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın