13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/1188 E. , 2015/14897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait ticari aracın satışı ve işletilmesi için davalıya vekaletname verdiğini, aracın taksitlerinin bitmediğini, davalının aracı...götürerek işlettiğini ve oradan elde ettiği gelir ile aracın kalan taksitlerinin ödendiğini, sonra davalı tarafından aracının dava dışı 3. kişiye satıldığını ancak tahsil edilen paranın kendisine verilmediği gibi bu para ile alınan yeni aracında ortağı yapılmadığını bu nedenlerle 58.000,00 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ticari aracının satışı için davalıya vekalet verdiğini, aracın satıldığını ancak satış bedelinin kendisine verilmediğini beyanla 58.000,00 TL nin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise aracın satış bedeli ile araca ait kredi taksitlerinin ödendiğini savunmuştur. İleri sürülüş şekli ve dayanılan olgular çerçevesinde, davacının bu davadaki alacak isteminin, vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırıldığı açıktır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Başka bir ifade ile, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1) Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler evleviyetle dahildir. Vekilin hesap verme borcu, vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup, işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir. Vekilin aldıklarını geri verme borcunda muacceliyet, vekilin hesap vermesi veya sözleşme ilişkisinin bitmesi ile başlar. (Bkz. Hukuk Genel Kurulunun 2011 tarih ve... esas ve.....karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) Dava konusu olayda, davalı vekilin aracı sattığı ve bedelini de tahsil ettiği halde bu bedel konusunda davacıya bilgi ve hesap vermediği, davacının da bu miktarın tahsili için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, vekaletin verildiği tarih itibariyle 5 yıllık zamanaşımının dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Vekilin aldıklarını geri verme borcunda muacceliyet, vekilin hesap vermesi ile başlayacağından, taraflar arasındaki hesaplaşmanın, davacı tarafından davalıya gönderilen 15.12.2011 tarihli ihtarname tarihine kadar yapılamadığı görülmektedir. Söz konusu bu ihtar tarihinden, dava tarihi olan 12.04.2012 tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçmediği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, taraf delilleri toplanıp işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.