Vergi Dava Daireleri Kurulu 1997/85 E. , 1998/300 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İstemin Özeti: Davacıların ortağı bulunduğu adi ortaklığın ve kollektif şirketin 1989 yılına ilişkin işlemlerinin incelenmesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak adlarına ikmalen ve resen kaçakçılık cezalı gelir vergisi ve geçici vergi salınmıştır.
Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararıyla ikmalen bulunan ...- lira matrah farkının ...- liralık kısmına isabet eden vergiyi kusur cezalı değiştirmiş, işletmenin aktifinde kayıtlı olmayan taşıt giderlerinden oluşan ...- lira üzerinden hesaplanan vergi ve cezaları kaldırmış, resen yapılan tarhiyatı ise ...- lira matrah farkına göre kusur cezalı olarak değişiklikle onamış, geçici vergiyi kaldırmıştır.
Tarafların temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 19.10.1995 günlü ve E:1994/5103, K:1995/3193 sayılı kararıyla; ikmalen bulunan matrah farkları üzerinden salınan vergi ve kesilen cezanın kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasına karşı vergi idaresi tarafından yapılan temyiz başvurusunu kısmen kabul ederek işletmenin aktifine kayıtlı olmayan kamyonete ait harcamaların gider yazılamayacağını hüküm altına almış, kaydi envanter ve randıman incelemesi sonucunda bulunan matrah farkı üzerinden uygulanan tarhiyatın matrahı azaltılıp, cezaları kusur cezasına çevirmek suretiyle değiştirilmesine ilişkin hüküm fıkrasını ise işletmenin üretimini yaptığı mamullerin tek tek cinsleri belirlenmek suretiyle üç kişiden oluşan uzman bilirkişi heyetince yeniden yapılacak ayrıntılı bir inceleme sonucunda düzenlenecek rapora göre bir karar verilmek üzere bozmuştur.
Bozma kararı üzerine davayı bozulan hüküm fıkrası yönünden inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararıyla; işletmenin aktifinde kayıtlı olmayan kamyonete ait giderlerle ilgili hüküm fıkrasında ısrar ederek ilk kararında direnmiş, kaydi envanter ve randıman incelemesi yönünden bozma kararına uymuş ve yaptırdığı bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor doğrultusunda matrahı ...- liraya indirmek ve cezaları kaldırmak suretiyle resen tarhiyatı değiştirerek onamıştır.
Bu kararın her iki hüküm fıkrası da vergi dairesi müdürlüğünce temyiz edilmiş ve işletmenin aktifine kayıtlı olmayan araca ait harcamaların gider yazılamayacağı, bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığı, yükümlü işkolunda fire olmadığını beyan etmesine rağmen inceleme elemanının % 1 fire uygulayarak bulduğu matrah üzerinden salınan vergi ve kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten ve vergi dairesi müdürlüğü temyiz isteminin tümünün Kurulumuzca incelenmesine oyçokluğuyla karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesi, safi kazancın tespitinde hangi giderlerin indirilebileceğini (8) bent halinde düzenlemiştir. Maddenin birinci bendi, ticari kazancın elde edilmesi ve devamı için yapılan genel giderlerin indirilmesine olanak tanımışken, beşinci bendinin ihtilaflı dönemde yürürlükte olan metninde, işletmeye dahil olup işte kullanılan taşıt giderlerinin ayrıca indirilmesi kabul edilmiştir.
Yasanın 40 ıncı maddesinin birinci bendi, ticari kazancın "elde edilmesi" ve "devamı" için yapılan "genel giderler"in indirilmesini öngörmüştür. Genel giderlerin hangi giderler olduğu yasada ayrıca düzenlenmemiştir. Dolayısıyla, "ticari kazancın elde edilmesi ve devamı" anlatımı ile amaçlanan durumların belirlenmesi gerekmektedir.
Sözü geçen bentte, bir ticari organizasyonun varlığı nedeniyle yapılması gerekli olan ve bu ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerin indirilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, yapılan giderle kazancın elde edilmesi ve devamı arasında doğrudan ve açık bir nedensellik ilişkisinin varlığı ve giderin yapılmasında zorunluluk bulunması halinde giderin bu nitelikleri taşıdığı kabul edilebilir. Davacının ticari işletmelerinde kullandığı kamyonete ait giderlerin ticari faaliyetine bağlı olarak ve bu faaliyetin devamı için yapıldığı açıktır. Bu harcamaların davacı tarafından karşılanmadığı yolunda herhangi bir tespit bulunmamaktadır.
Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin diğer bentlerinde yazılı giderler, işletmenin faaliyet özellikleri ve yapılan giderin niteliğine göre tadadi olarak belirtilmiştir. Maddenin birinci bendi ise ticari kazancın elde edilmesi ve faaliyetin devamı için yapılması zorunlu giderlerin tümünü kapsayıcı niteliktedir.
Ticari işletmenin aktifinde kayıtlı olmayan taşıtlara ait giderlerin gayrısafi kazançtan indirilebilmesi Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan 5 inci bendindeki kural karşısında mümkün bulunmamaktaysa da, işletmede kullanıldıkları tartışmasız olan taşıtların giderleri 40 ıncı maddenin 1 inci bendine göre ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılması zorunlu giderler kapsamında olduğundan gayrısafi kazançtan indirilmelerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kaydi envanter ve randıman incelemesi sonucunda bulunan matrah farkı üzerinden salınan vergiler ve kesilen cezanın,Danıştay Üçüncü Dairesince verilen bozma kararı uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapordaki tespitler gözönüne alınarak bulunan kayıt ve beyan dışı bırakılmış matrah farkı üzerinden ve Vergi Usul Kanununun 372 nci maddesi gereğince ceza kaldırılmak suretiyle değiştirilmesinde de yasaya aykırılık görülmemiştir. Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 23.10.1998 gününde oyçokluğu ile karar verildi. X - K A R Ş I O Y Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararının iki ayrı hüküm fıkrası içerdiği; Vergi Mahkemesinin, bu hüküm fıkralarından birine direndiği; diğerine ise, uyarak yaptırmış olduğu bilirkişi incelemesinin sonucuna göre karar verdiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; temyize konu vergi mahkemesi kararı, ancak, bir hüküm fıkrası dolayısıyla direnme kararı niteliğindedir. Dolayısıyla, temyiz edildiğinde, ancak bu hüküm fıkrası bakımından Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun görevine girmesi olanaklıdır. Diğer hüküm fıkrasına karşı yapılan temyiz başvurusunun ise, Danıştay Üçüncü Dairesince incelenip, karara bağlanması, usul ve görev kurallarının zorunlu gereğidir.
Bu bakımdan; Vergi Mahkemesinin randıman incelemesinden kaynaklanan vergi ve cezaya ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz başvurusunun, incelenmek üzere, Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiğinden, bu konudaki istemin de Genel Kurul'ca görüşülüp sonuçlandırılmasının temyiz usulüne ve Danıştay Kanununun görev ayrımına ilişkin kurallarına aykırı olduğu oyu ile anılan hüküm fıkrasına yönelik başvurunun da Genel Kurul'ca incelenmesi yolunda verilen karara karşıyız.