İstemin Özeti : 1996 yılının Ocak ila Ekim dönemlerine ait damga vergisi beyannamesinin süresinde verilmemesi üzerine, idarece düzenlenip tebliğ edilen beyana çağrı yazısından sonra matrahsız olarak beyanda bulunan davacı adına kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinin 2'nci fıkrası, 352'inci maddesinin 1'inci fıkrası ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 22'nci maddesinin (a) bendinden söz edilerek, 12 seri nolu Damga Vergi Genel Tebliğinin 4'üncü bendinde, makbuz karşılığı ödenecek damga vergisinin bulunmaması halinde ertesi ayın 7'nci günü akşamına kadar damga vergisi beyannamesinin verilmesine gerek bulunmadığı, ancak keyfiyetin bir yazı ile vergi dairesine bildirileceği, 8 seri nolu Damga Vergisi Genel Tebliğinin Süresinde Beyanname Verilmemesi Halinde Yapılacak İşlem başlıklı 1'inci bölümünün (c) bendinde de, vergiye tabi bir işlem olmaması ve bu yüzden ödenecek damga vergisi bulunmaması nedeniyle süresi içinde beyanname vermeyen mükellef ve sorumlular adına herhangi bir işlem yapılmamasının uygun görüldüğünün belirtildiği, buna göre ödenecek damga vergisi bulunmayan yükümlüler tarafından, bu hususa ilişkin bildirimde bulunulmaması halinde özel bir müeyyide öngörülmediği gibi, bu konuda işlem yapılmasının uygun bulunmaması karşısında, ödenecek vergisi olmadığını bildirmeyen davacı adına beyanname verilmediğinden bahisle kesilen usulsüzlük cezasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden, ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:...sayılı kararının; beyannamelerin süresinden sonra matrahsız olarak verilmesi nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasında isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.