15. Ceza Dairesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanık ...'ın diğer sanık ...'ın babası olduğu ve birlikte ... müteahhitlik işleri yaptıkları, sanıkların inşaatlarında elektrik işlerini yapan katılan ... yaptığı iş karşılığında sanıklardan ...'ın babası ... adına 07/05/2011 düzenleme, 30/09/2011 ödeme tarihli 2,000 TL'lik senedi kendisi düzenleyip imzalayarak verdiği, ancak senedin ödenmemesi nedeniyle ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/612 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takip sırasında sanık ...'ın ... Ticaret Mahkemesi'ne menfi tespit davası açarak imza itirazında bulunduğu yine sanık ...'ın, katılan ...'a, tanık ... adına ... mahallesinde bulanan arazi üzerine kat karşılığı babası ... ile birlikte yaptıkları apartmandan toplam 52.000 TL bedelindeki bir adet daireyi sattığı, 35.000 TL nakit para aldığı ve 17.000 TL'lik de katılandan senet aldığı, senetlerin katılan tarafından ödendiği, söz konusu daire hakkında tapu devrinde tapuda malik gözüken arazi sahibi ... tarafından 02.11.2010 tarihinde katılan ...'a devredildiği, ancak sonrasında sanık ... sanki bu yapılan satış işleminden haberi yokmuş gibi ve katılana karşı edimini yerine getirmemek amacıyla ... ve ... hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesine tapu iptali davası açtığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia olunması karşısında, eylemlerin TCK'nın 158/1-h maddesinde öngörülen “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasındaki dolandırıcılığı” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin, sanık ... müdafinin ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın