İstemin Özeti : Portföy İşletmeciliği yapan davacı yatırım ortaklığının, yıl içinde portföyünde en az % 25 hisse senedi bulundurma zorunluğunu yerine getirdiğinden söz ederek ihtirazi kayıtla verdiği 2000/Mayıs ayına ilişkin muhtasar beyanname üzerine gelir (stopaj) vergisi ve fon payı tahakkuk ettirilmiştir. … Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinin 1 inci fıkrasının 12 nci bendine göre portföy işletmeciliğinden elde edilen kazançların vergiden müstesna olduğu, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının 6-a bendi uyarınca müstesna kazançlar üzerinden yapılacak tevkifatın A tipi fonlarda % 0,B tipi fonlarda % 10 olarak belirlendiği, menkul kıymetler yatırım fonu portföy işletmeciliğinin Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulduğu dikkate alındığında olayla ilgili olarak sermaye piyasasına ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınması gerektiği, 44 seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde de % 25 oranının yılın her gününde aranacağının belirtildiği, ancak Sermaye Piyasası Kurulu Tebliğlerine göre % 25 hisse senedi bulundurma şartının aylık ağırlıklı ortalama bazda aranacağı, herhangi bir ayda bu şarta uyulmaması halinde yılın tamamında şartın gerçekleşmemiş olduğunun kabul edileceğinin belirtildiği, olayda Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan A tipi ortaklık özelliğini taşıyan davacı kurumun 18.5.2000 tarihinde verdiği muhtasar beyannameye ekli ihtirazi kayıt dilekçesinde yatırım ortaklığının portföy toplam tutarının asgari % 25'inin hisse senedi bulundurması şartının 1999 yılında aylık ortalama bazda yerine getirildiğinin beyan edildiği, idarece herhangi bir ayda bu şarta uyulmadığına ilişkin tespitin varlığının ileri sürülmediği gerekçesiyle vergi ve fon payının kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, davacının Kanun ve 57 no'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin aradığı koşullarda birtakım irade dışı nedenlerle değişmeler olduğunu bildirdiğini, beyana dayanan tarhda vergi matrahının yükümlüce saptanıp bildirildiği, davacının bu beyanı dikkate alınarak tahakkuk işleminin yapıldığını, yükümlünün iradesi doğrultusunda mahkemece araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.