Esas No
E. 2002/2753
Karar No
K. 2003/114
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

8.Daire         2002/2753 E.  ,  2003/114 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2002/2753
Karar No: 2003/114
Temyiz İsteminde Bulunan: …
Vekilleri: …

İstemin Özeti : … şehir merkezi minibüs hatlarında minibüs işleten davacının 15 gün süreyle hattan men edilerek, aracının bağlanmasına ilişkin ... Belediye Encümeninin … gün ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davayı; ... Belediyesi Şehiriçi Dolmuş Yönetmeliğine aykırı hareket edildiğinden bahisle 1608 sayılı Yasanın 1. maddesine göre verilen cezadan kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargıya ait olduğu gerekçesiyle görev yönünden reddeden Denizli İdare Mahkemesinin 30.1.2002 gün ve 44 sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : Yanıt verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık; ... şehir merkezi minibüs hatlarında minibüs işleten davacının 15 gün süreyle hattan men edilerek, aracının bağlanmasına ilişkin işlemden kaynaklanmaktadır. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 142. maddesinde, "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri kanunla düzenlenir." 125. maddesinde, "idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." kuralı yer almaktadır.

İlgili yasalarda tersi bir kural yoksa, idari işlem ve eylemlere karşı açılacak davaların, idare mahkemelerinde görüleceği, Anayasa Mahkemesi kararlarında kabul görmüş bir idare hukuku ilkesi ve yerleşmiş Danıştay görüşüdür. Bu ilke ve yargı kararlarının diğer dayanakları da; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda tanımlanan idari işlem veya eylemlere karşı açılacak iptal ya da tam yargı davalarının idari yargıda görüleceğini öngören 2575 sayılı Danıştay Kanunu ile 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'lardır. 1580 sayılı Belediye Yasasının 19/5. maddesinde, belediye hudutları dahilinde belirli mıntıkalar arasında yolcu nakil vasıtası olarak otobüs, minibüs, otokar, tünel, troyler, finiküler işletmenin belediyelerin münhasıran hakkı olduğu, bunların belediyelerin de iştirak edeceğii şirketler vasıtasıyla yapılması ve işletilmesi veya icara verilmesi veyahut imtiyazın devrinin İçişleri Bakanlığının kararına bağlı olduğu, belediyelerin dilerse inhisarı tazammun etmemek şartıyla bunların işletilmesine ruhsat dahi verilebileceği, belediyelerin hak, yetki ve imtiyazları arasında sayılmış, aynı Yasanın 15. maddesinin 9. ve 10. fıkralarında ise toplu taşıma konusunda belediyelerin görevleri belirtilmiş, 19/2. maddesinde ise belediyelerin ceza verme yetkisi düzenlenmiştir.

Olayda; davacının uyarılmış olmasına rağmen istiap haddini aşan yolcu taşımaya devam etmesi nedeniyle 1580 sayılı Yasanın 19/2 maddesi uyarınca çıkartılan Belediye Şehiriçi Dolmuş Yönetmeliğinin 37. ve 28. maddeleri uyarınca 15 gün hattan men edilerek, aracının Belediye Makine İkmal Müdürlüğüne yediemine bırakılmasına Belediye Encümenince karar verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler karşısında, belediye sınırları içindeki toplu taşıma ile ilgili olarak belediyelerin düzenleme yapma ve ceza verme görev ve yetkisinin bulunduğu ve buna dayalı olarak yapılan işlemlerin ise tek yanlı, kamu gücüne dayalı ve kamu hizmetine yönelik olmaları nedeniyle idari işlem niteliğinde olduğu açıktır. Bu durumun tek farklı görünüşü, ilgili yasaların bu tür cezalara karşı açılacak davalarda adli yargı yerlerini görevli kılmasıyla ortaya çıkabilir.

Uyuşmazlık konusu olan cezaya karşı açılacak davaların idari yargı dışında görüleceğine ilişkin bir yasal kural bulunmadığı gibi davacıya tebliğ edilen davaya konu encümen kararında da, 1608 sayılı Yasa hükmüne dayanıldığından bahsedilmemiştir. Sadece davalı idarenin idare mahkemesine vermiş olduğu savunmada, cezanın 1608 sayılı Yasaya göre verildiğini belirtmesi işlemin idari işlem olma niteliğini değiştirmez. Bu durumda, uyuşmazlığın adli yargının görevine girdiği gerekçesiyle görev yönünden reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine 14.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.