12. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/2477
- Karar No
- 2015/5640
- Karar Tarihi
- 12.03.2015
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
12. Hukuk Dairesi 2015/2477 E. , 2015/5640 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 170/3.maddesinde; "İcra mahkemesi 68/a maddesinin 4.fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır. İnkar edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın %40'ından (şimdi %20'sinden) aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilir ve itiraz reddedilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, dayanak senette ki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmaksızın, borçlunun Babaeski. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/57 Esas sayılı dosyasıyla açtığı menfi tespit davasındaki bilirkişi incelemesine dayalı olarak imzaya itirazın kabulüne karar verildiği görülmektedir. Yukarıda açıklanan madde hükmünde,
İİK.nun 68/a maddesi 4. fıkrasına göre yapılacak bir imza incelemesi neticesinde tarafların tazminatla sorumlu tutulacakları düzenlendiğinden ve mahkemece herhangi bir imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidildiği anlaşıldığından alacaklının inkar tazminatı ve para cezasıyla sorumlu tutulması isabetsiz olup, açıklanan nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.