DANISTAYKARAR
- Mahkeme
- DANISTAYKARAR
- Esas No
- 1996/314
- Karar No
- 1996/419
- Karar Tarihi
- 20.12.1996
- Dava Türü
- IDARI
- Hukuk Alanı
- Vergi Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/314 E. , 1996/419 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İstemin Özeti: 6.7.1995 gün ve 22335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 51 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin III: Kısmının "İştirak Hisseleri veya Gayrimenkullerin Satışından Doğan Kazançlara İlişkin İstisna" başlıklı A/bülümünün "İstisnadan Yararlanacak Olan Mükellefler"i açıklayan 1 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan istisnanın ortak sayısı kadar iktisap edilen konut veya işyerinden doğan kazanç için söz konusu olacağı, kat karşılığı arsa satışında ortak sayısından fazla konut veya işyeri alınması halinde bunlara isabet eden kazanca söz konusu istisnanın uygulanmayacağı hükmü ile buna bağlı olan 3 üncü fıkradaki "bir" ve beşinci fıkradaki "birer" sözcüklerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Davayı duruşmalı inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi K:1996/1074 sayılı kararıyla; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 4108 sayılı Kanunun 32 nci maddesiyle eklenen geçici 23 üncü maddenin 1 inci fıkrasında, 1.1.1994 - 31.12.1998 tarihleri arasında uygulanmak üzere tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmının, kurumlar vergisinden müstesna tutulacağı, 7 nci fıkrasında ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa ya da özel kanunlara göre kurulan kooperatiflerin, ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazanç istisnasından yararlanacakları, ancak iştirak hisseleriyle gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın sermayeye eklenmeyerek özel bir fon hesabında gösterileceği, hiç bir şekilde ortaklara dağıtılmayacağı, kooperatifin amaçlarının gerçekleştirilmesinde kullanılacağının belirtildiği, 51 Seri Nolu Tebliğin iptali istenen bölümünde, Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 23 üncü maddesiyle öngörülen istisnadan yararlanılabilmesinin ortak sayısından fazla konut veya işyeri sahibi olmama koşuluna bağlandığı, ancak amaçları üyelerini konut veya işyeri sahibi yapmak olan kooperatiflere bu amaca ulaşmada sayısal sınırlandırma getirilmediği, öte yandan Geçici 23 üncü maddenin ortağın sahip olabileceği en fazla pay tutarı dikkate alınmaksızın gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satışından doğan kazancın istisnadan yararlanacağı ifade edilirken, istisnadan yararlanmada üyelerin pay tutarının dikkate alınmayacağının açıkca belirtildiği, kanundaki istisna hükmünün tüm kooperatifler için geçerli olmasına karşın Tebliğde sadece yapı kooperatifleri açısından gayrimenkul ve iştirak hisselerinin satılmasına ilişkin olarak sınırlama getirilmesinin yükümlülükte eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle 51 Seri Nolu Tebliğin III.Kısım A/Bölümü, 1 inci maddesinin 4 üncü fıkrası ile 3 ve 5 inci fıkralarda yer alan "Kooperatif üyelerinin kat karşılığı arsa satışından ortak sayısından fazla konut veya işyeri sahibi olunması halinde istisnadan yararlanılamayacağına" ilişkin düzenlemeleri iptal etmiştir.
Kararı Maliye Bakanlığı temyiz etmekte ve Tebliğ ile kooperatiflerin sahip oldukları arsaların kat karşılığı müteahhitlere verilmesi suretiyle ortaklara birden fazla konut veya işyeri verilerek ticaret yapılmasının önlenmesi amacını taşıyan ve yasa metninde yer alan bir hükme açıklık kazandırıldığını ileri sürmektedir.
Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Genel Kurulunca, duruşma için belirlenen günde davalı idareyi temsilen gelen Hazine Avukatı ... ile davacı kooperatif temsilcisi ... dinlenip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi Kararın özet bölümünde yazılı Danıştay Dördüncü Dairesinin 20.3.1996 günlü ve E:1995/3870, K:1996/1074 sayılıKararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Kurulumuzca da uygun bulunmuş ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir. Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 20.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.