16. Ceza Dairesi
13.01.2016
BOZULMASINA
YARGITAYKARARI
CEZA
Ceza Hukuku
2565 sayılı Askeri Bölgeler Kanunu
25465 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10.02.2004 tarih, 2001/143 esas ve 2004/11 karar sayılı kararında, aynı gerekçelerle 4533 sayılı Kanunu
5237 sayılı TCK'nın 332. maddesi ile 2565 sayılı Kanunu
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu
2565 sayılı Kanun
5237 sayılı TCK'nın 2. maddelerinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi, hangi eylemlerin suç sayıldığının ve suç sayılan bu eylemlere ne tür ve miktarda ceza uygulanacağının hiçbir şüphe ve belirsizliğe yer bırakmayacak biçimde yasayla belirlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu ilkenin sonuçlarından biri olan “belirlilik” kuralına göre, fertlerin suç teşkil eden davranışları ile bunların cezalarını önceden bilmeleri sağlanmaktadır. Suç ve ceza içeren kanunların sınırlarının belirli olması, açık ve anlaşılır biçimde va'zedilmesi gerekir. Kanun koyucunun belirlilik ilkesi gereğince suçun unsurlarının bütün ayrıntılarıyla düzenlemesi temel kural olmakla birlikte, suç konusunun tespitinin teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi coğrafi şartlara ve günlük toplumsal ihtiyaçlara göre değişiklik göstermesi gibi hallerde konunun aciliyet ve hassasiyetine binaen, yasama organının ağır işlemesinden kaynaklanan mahsurların önüne geçilmesi amacıyla, suç konusunun sınırları çizilip, temel ilkeleri belirlendikten sonra ayrıntılarının saptanmasında ilgili idari birimleri yetkili kılmasında hukuka aykırı bir durumun olmadığının kabulü gerekmektedir. Esasen idareye verilen bu yetki, tamamen kanun koyucunun takdir ve tasarrufu ile verilmiş olup, suçun tanımını doğrudan belirleyen bir yetki de değildir. Bu itibarla suç tanımının kanunla yapılmasından sonra suç konusu olan askeri yasak bölgeler ile güvenlik bölgelerinin kurulması sınırlarının genişletilmesi ve kaldırılmasının esas ve yöntemlerinin kanunla belirlenmesi, yasak bölge sınırlarının bilinebilir ve öngörülebilir biçimde oluşturulması ile “belirliliğin” sağlanması karşısında, işin mahiyet ve aciliyeti ile şartlara göre değişkenlik göstermesi gibi olgular da dikkate alındığında TCK'nın 332. maddesi ile 2565 sayılı Kanunu
K5237 md.2
K5237 md.332
TCK md.53/1
K2565 md.19
TCK md.5
K2565 md.26
K2565 md.17
K2565 md.2
TCK md.332/1
K2565 md.332
TCK md.2
TCK md.332
K5237 md.332/1
K25465 md.6
İçtihat Pro — Emsal Kararlarla Güçlü Savunma — ictihatpro.com
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com Bu belge 21.04.2026 tarihinde oluşturulmuştur. Resmi belge niteliği taşımaz.
16. Ceza Dairesi 2015/7346 E. , 2016/783 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza MahkemesiSuç : Askeri yasak bölgelere girmeHüküm : TCK'nın 332/1, 62/1, 53/1, 58/1-7. maddeleri gereğince mahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü:Olayda sanığın hukuki durumunun, konuyla ilgili 5237 sayılı TCK'nın 332. maddesi ile 2565 sayılı Kanunun 26. maddesi bakımından tartışılması gerekmektedir. “Askeri yasak bölgelere girme” başlığıyla düzenlenen 5237 sayılı TCK'nın 332/1 maddesinde; “Devle...
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com | Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.