7.Daire 1989/4146 E. , 1990/1050 K. "İçtihat Metni"Daire : YEDİNCİ DAİRE Karar Yılı : 1990
K. D.V.İADESİNİN BU KANUNA TABİ İŞLEMLER YÖNÜNDEN MÜMKÜN OLDUĞU, BU NEDENLE, GEREKLİ İNCELEME YAPILMADAN, GENEL İHRACAT BEDELİNE VERGİ İADESİ ORANI UYGULANAMAYACAĞI HK.<
Uyuşmazlığın, ihtilaflı dönemde yükümlü şirketçe ihracat istisnası uygulamasına ilişkin olarak beyan olunan ve teminat karşılığında kendisi ne iade olunan katma değer vergisi miktarının yanlış hesaplandığından bahisle cezalı olarak kısmen geri istenilmesinden doğduğu anlaşılmaktadır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 32.maddesinde; "Bu kanunun 11,13,14 ve 15.maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak katma değer vergisinden indirili. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisi, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunur." denilmiştir.
Bu maddenin atıfta bulunduğu 11.maddede ise; ihracat teslimleri ve tesislere ilişkin hizmetlerin katma değer vergisinden müstesna olduğu belirtilmiş, 2.bendinde de bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile istisnanın uygulanacağı asgari miktarı tespit hususlarına ilişkin olarak Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Olayda; yükümlü şirketin imalatçı ihracatçı sıfatıyla ihtilaflı dönemde ihraç ettiği 3.204.635.522 lira tutarındaki dondurulmuş parmak patates nedeniyle ihraç bedelinin %22'si oranında 144.566.263 lira katma değer vergisinin iadesini talep ettiği ve teminat karşılığında söz konusu vergi iadesini aldığı ancak; daha sonra yapılan vergi incelemesin de; yükümlü şirketin iade hakkı doıuran ihracat işlemlerine ilişkin olarak yüklendiği vergilerin yanısıra yurt içi satışlara yönelik diğer işlemler nedeniyle yüklendiği ve indirim hakkına sahip olduğu katma değer vergilerini muhasebe kayıtlarında ayırmayıp, aynı hesapta takip ettiği, ayrıca iadeye tabi veya indirim konusu olan işlemlerin birbirinden ayrılması suretiyle iadesi gereken gerçek vergi miktarının 78. 459.748 lira olduğunun saptandığı dosyada mevcut inceleme raporundan anlaşılmaktadır.
Yükümlü tarafından 3065 sayılı Kanunun 31.maddesi uyarınca amortismana tabi iktisadi kıymetleri yönünden de iade hakkına sahip oldukları bu konuda Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yayımlanan genel tebliğler uyarınca talep edecekleri iade miktarının ihracat bedelinin %12'sini geçemeyeceği öngörüldüğünden bu miktarın talebedildiği, 31.madde gözönüne alındığında bu miktarın daha fazla olduğu vergi mahkemesince yalnız iade hakkı doğuran işlemler sebebiyle yüklenilen vergilerin iadesinden bahisle vergi aslının onanmasına karar verildiği ileri sürülmüştür. 3065 sayılı Kanunun yukarıda sözü edilen maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yayınlanan ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 24 ve 26 sayılı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğlerinde; vergiye tabi işlemlerle iade hakkı doğuran işlemleri birlikte yapan mükellefler bakımından amortismana tabi iktisadi kıymetlere ait katma değer vergisinde iade uygulaması düzenlenmiş ve 24 sayılı genel tebliğde, iktisadi kıymetin münhasıran iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılması halinde amortismana tabi iktisadi kıymet için ödenen vergilerde dahil olmak üzere iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen vergilerden bu işlemlerin %10'una tekabül eden kısmın iade edilebileceği belirtilmiş, 26 seri nolu genel tebliğle ise söz konusu nispet %12'ye yükseltilmiştir.
Bu durumda, yükümlü şirketin ihtilaflı dönemde ihracata yönelik mal mevcudunun ne olduğu, bu mal üzerindeki katma değer vergisi yükünün ve fiilen ihraç edilen emtia üzerinde kalan vergi yükünün miktarının, iade hakkı doğurmayan vergili işlemelere yönelik vergi miktarından ayrı olarak saptanması, öte yandan; yükümlü şirketin amortismana tabi iktisadi kıymetinin ve buna ait ödenmiş katma değer vergisi miktarının defter kayıtları ve sair belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle iade edilmesi gereken katma değer vergisi miktarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle vergi aslının aynen onanması yolunda tesis olunan mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Kaçakçılık cezasına yönelik vergi dairesi müdürlüğü temyizine gelince; vergi mahkemesinin kaçakçılık cezasının kusur çevrilmesine ilişkin kararı aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; vergi dairesi temyiz isteminin reddine, yükümlü şirket temyiz isteminin kabulü ile yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulmasına karar verildi.