istemin Özeti : 9.5.2002 günlü tutanakla; davacının 1.3.2002 tarihinden itibaren serbest meslek faaliyetiyle uğraştığının tespit edilmesi üzerine adına tesis edilen gerçek usulde vergi mükellefiyetine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Dilekçeler Üzerine İlk İnceleme Başlıklı 14 üncü maddesinin 3 üncü bendinde, dilekçelerin bentte sayılan yönlerinden sırasıyla inceleneceği, anılan Kanunun 15 inci maddesinin 1/b bendinde ise; 14 üncü maddenin 3/d bendinde belirtilen idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlem olmaması durumunda davanın reddedileceğinin öngörüldüğü, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 377/1 inci maddesinde mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergileme ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri ifade edilmiş olup, 378 inci maddesinde de vergi mahkemesine dava açabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi, tadilat ve takdir komisyonu kararlarının tebliğ edilmiş olması, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi yapan tarafından verginin kesilmiş olması gerektiğinin hükme bağlandığı, olayda davacı nezdinde düzenlenen 9.5.2002 günlü yoklama fişiyle 1.3.2002 tarihinden itibaren ilçe ve köylerde yapılan özel eğlence ve düğünlerde klavye ile çalgı çaldığı ve şarkı söylediğinin tespit edilmesi üzerine 1.3.2002 tarihinden itibaren serbest meslek erbabı olarak mükellefiyet tesis edildiğinin ve vergilendirilmesinin buna göre yapılacağının davacıya bildirilmesi neticesi bu işlemin düzeltilmesi istemiyle … Defterdarlığına yaptığı başvurunun reddi üzerine dava açtığı anlaşılmakta ise de; mükellefiyet tesisine ilişkin işlem vergi yargısı açısından ön işlem niteliğinde olup vergi uyuşmazlığına konu olabilmesi için sonuç doğuran bir işlemle tamamlanması gerektiğinden kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olmaması nedeniyle tek başına davaya konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Davacı, gerçek usulde mükellefiyet tesis edilmesine ilişkin işlem hukuksal durumunu etkilemesi nedeniyle kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğundan mahkeme kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.