Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; I- Sanık hakkında 6831 sayılı Kanunun 111. maddesinin tatbikinde, temel hapis cezasının iki misli olarak (1x2) arttırılması yerine yazılı şekilde uygulamayapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, II- Mahallinde yapılan keşif sonrası bilirkişi tarafından hazırlanan raporda belirtilen zarar miktarı pek hafif olmadığı halde sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6831 sayılı Kanunun 110/3. maddesinin uygulanması, Kanuna aykırı ve sanık ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA temyizin kapsamına göre ceza miktarı yönünden CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2015 tarihinde karar verildi.