Esas No
E. 1996/356
Karar No
K. 1997/121
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Vergi Dava Daireleri Kurulu         1996/356 E.  ,  1997/121 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 1996/356
Karar No: 1997/121
Kararın Düzeltilmesini İsteyen: ... Anonim Şirketi

İstemin Özeti: İhracatı teşvik belgesine sahip davacı şirket, yurt dışındaki bir baraj inşaatı nedeniyle verdiği müteahhitlik ve mühendislik hizmetleri karşılığında aldığı senetleri, 86/10233 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında ... Bankasına vadesinden önce satmıştır. ... Bankası bu satış sebebiyle yükümlüden, anılan karar ile Ekonomik İşler Yüksek Koordinasyon Kuruluna verilen yetkiye dayanılarak alınan 5.8.1986 gün ve ... sayılı kurul kararında tespit edilen % 2 oranında risk primi ile birlikte bu tutar üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisi hesaplayarak tahsil etmiş ve ilgili vergi dairesine yatırmıştır. 88/13457 sayılı İhracatı ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetleri Teşvik Kararının 11 inci ve bu karara göre yürürlüğe konulan 89/2 sayılı Tebliğin 15 inci maddesi uyarınca, senetlerin satılması nedeniyle kesilen risk primlerinin istisna kapsamında olduğu, bu nedenle tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi gerektiği yolunda yapılan düzeltme ve şikayet başvurusu reddedilmiştir.

Bu işlemin iptali istemiyle açılan davayı inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi 7.12.1993 günlü ve E:1992/40, K:1993/5530 sayılı kararıyla; banka ve sigorta muameleleri vergisinin doğabilmesi için, banka ve sigorta şirketlerince her ne şekilde olursa olsun bir muamele yapılması ve bu muamele sonunda nakden veya hesaben alınan bir para bulunması gerektiği, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 29 uncu maddesinin (n) fıkrasında, mevduat toplamayan bankaların açmış oldukları yatırım kredileri dolayısıyla kendi lehlerine aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğunun belirtildiği,11.11.1988 gün ve 19986 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 89/2 sayılı Tebliğin 15 inci maddesinde de, ihracat ve ihracat ile ilgili işlemlere uygulanacak vergi, resim ve harç istisnasının düzenlendiği, olayda yükümlü şirketin, vadesi gelmemiş senetleri ... Bankası ... Kambiyo Şubesine ibrazı ve banka açısından da senetlerin satın alınması suretiyle bir senet kırdırma işleminin bulunduğu, senet kırdırma işleminin ise, gerek 6802 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin (n) fıkrasında, gerekse 89/2 sayılı Tebliğin 15 inci maddesinde belirtilen istisnalar kapsamında yer almaması karşısında, aldığı senetlerden dolayı kendi lehine gelir elde eden bankanın bu gelir üzerinden yapmış olduğu banka ve sigorta muameleleri vergisi kesintisinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar, yükümlü şirket tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz istemini inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 8.3.1996 günlü ve E:1994/495, K:1996/81 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116, 117, 118 ve 124 üncü maddeleri ile 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24 üncü maddesinin (1/j) bendi hükümlerine göre; mükelleflerin düzeltme ve şikayet yoluna gidebilmeleri ve bu yolla yapılan başvuruların reddi suretiyle kurulan olumsuz işlemlerin yukarıda açıklanan maddelere göre Danıştay'da dava konusu yapılabilmesinin, öncelikle açık bir vergi hatasının bulunmasına bağlı olduğu, olayda, vadeli senetlerin ... Bankası tarafından satın alınması sırasında kesilen risk priminin, 89/2 sayılı İhracatı ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetleri Teşvik Tebliğinin 15 inci maddesi uyarınca banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu yolundaki davacı iddiası, Vergi Usul Kanununun 117 ve 118 inci maddelerinde öngörülen açık vergi hataları kapsamına girmediğinden kurulan olumsuz işlemin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemini reddetmiştir.

Davacı... Bankasınca yapılan hizmetin senet kırdırma işlemi olmasının, bu hizmet nedeni ile bankanın kendi lehine aldığı paranın banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olması sonucunu doğurmayacağı, 89/2 sayılı Tebliğde banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna edilecek hizmet ve muameleler tek tek sayılmadığı gibi istisna kapsamı dışındaki işlemlerin de sayılmadığını ileri sürerek Kurulumuz kararının düzeltilmesini istemiştir.

Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği yönündedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü maddesinin (c) fıkrası kapsamında görüldüğünden, Kurulumuzca verilen 8.3.1996 günlü ve E:1994/495, K:1996/81 sayılı karar ortadan kaldırıldıktan sonra gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, davacı şirketin yapımını üstlendiği ... Barajı projesi ile ilgili olarak ... Hükümetinden aldığı ve ... Bankası ... Kambiyo Şubesine ibraz ettiği altı adet senet bedelinden kesilen ve risk primi üzerinden tahsil edilen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yaptığı başvurunun Maliye ve Gümrük Bakanlığınca reddedilmesinden doğmuş bulunmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 8 inci maddesinde, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek veya tüzel kişi, mükellef olarak tanımlanmış, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun "Mükellef" başlıklı 30 uncu maddesinde de, banka ve sigorta muameleleri vergisini banka ve bankerlerle sigorta şirketlerinin ödeyeceği belirtilmiştir.

Bu hükümler nedeniyle söz konusu verginin mükellefi banka, banker ve sigorta şirketleridir.

Olayda, teşvik belgesi sahibi davacı şirketin, ... Hükümetine verilen mühendislik ve müteahhitlik hizmetleri karşılığında aldığı vadeli senetlerin ... Bankasınca satın alınması sırasında kesilen risk priminin, 89/2 sayılı İhracatı ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetleri Teşvik Tebliğinin 15 inci maddesi uyarınca banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu, dolayısıyla bankaca tahsil edilerek vergi dairesine yatırılan verginin davacı şirkete iade edilmesi gerektiği iddiasıyla dava açılmış bulunmaktadır.

Banka ve sigorta muameleleri vergisinin "yansıtılabilir" bir vergi olması nedeniyle, banka, banker ve sigorta şirketlerince işlemin muhatabı olan gerçek ve tüzel kişilere yansıtılması ve bu yolla vergi yükünün bunlar üzerinde kalması, sözü edilenlerin vergi mükellefi veya sorumlusu olarak kabulünü gerektirmeyeceğinden, 213 sayılı Kanunun 122 nci maddesinde yer alan, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri hükmü karşısında, bu vergi dolayısıyla yapılan herhangi bir vergi hatası nedeniyle fazladan istenen ya da alınan verginin düzeltilmesini ancak, 6802 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde sayılan banka, banker veya sigorta şirketleri isteyebileceklerdir. Ancak, davacı şirketin, ...Bankası ... Kambiyo Şubesince kesilen risk primi üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisi tutarında tahsil edilen ve vergi dairesine yatırılan parayı adli yargı mercilerinde açacağı alacak davasına konu yapması mümkün olduğundan davanın reddi yolundaki Danıştay Yedinci Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır. Bu nedenlerle temyiz isteminin reddine, 6.2.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi. X - K A R Ş I O Y

Teşvik belgesi sahibi şirketin yurtdışı mühendislik ve müteahhitlik hizmetleri karşılığında aldığı vadeli senetlerin ... Bankasınca satın alınması sırasında kesilen risk priminin, 89/2 sayılı tebliğe göre banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu yolundaki iddianın, 213 sayılı Kanunun 117 ve 118 inci maddelerinde öngörülen açık vergi hataları kapsamına girmediğini belirten Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 1996/81 sayılı kararı yerinde bulunmaktadır. Bu karara karşı ileri sürülen düzeltme sebeplerinin, İdari Yargılama Usulü Kanununun 54 üncü maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirine uymadığı görüşünde olduğumuzdan, karar düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği sonucuna varmaktayız. Açıklanan nedenlerle, aksi yöndeki karara karşıyız. XX - K A R Ş I O Y Düzeltilmesi istenen kararın "Karşı Oy" yazısında yer alan hukuksal nedenlerle istemin kabulü, kararın kaldırılması, Daire kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun kabulü ile kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog